TMK ▸ Madde 796

TMK 796. Madde

(1) İntifa hakkı, konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini; yasal intifa hakkı, sebebinin ortadan kalkması ile sona erer.

(2) Sürenin dolması veya hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebepleri, taşınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir.

TMK 796. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 720 nci maddesini karşılamaktadır. İntifa hakkının sona erme sebeplerini düzenleyen bu madde, kanunî intifa hakkının düzenlenmediği göz önüne alınarak, yeniden kaleme alınmıştır. Bu çerçevede yürürlükteki maddenin son fıkrasına yer verilmemesi dışında, hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 796, intifa hakkının hangi sebeplerle sona ereceğini ve bu sona ermenin taşınmazlardaki sicil etkisini düzenler. Maddeye göre intifa hakkı, konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini ile; yasal intifa hakkı ise sebebinin ortadan kalkmasıyla sona erer. Sürenin dolması, hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sebepler ise taşınmazlarda doğrudan sona erme sonucu doğurmaz; bunlar yalnızca malike terkini isteme yetkisi verir. Bu düzenleme, intifanın süresini belirleyen TMK m.797, geri verme borcunu öngören TMK m.799 ve kurulma esaslarını içeren TMK m.795 ile birlikte bir bütün oluşturur; tescilin kurucu etkisi nedeniyle terkin, taşınmazlarda sona ermenin teknik aracı olarak öne çıkar.

Uygulamada madde, sona erme sebeplerini iki gruba ayıran bir mekanizma kurar. Birinci grupta yer alan konunun yok olması ve terkin, intifayı doğrudan ve kendiliğinden sona erdirir. İkinci grupta yer alan süre dolması, vazgeçme ve ölüm gibi sebeplerde ise taşınmaz bakımından hak, tescil sicilde durduğu sürece biçimsel olarak varlığını korur; malik bu sebeplere dayanarak tapu sicil müdürlüğünden terkin talep ettiğinde sona erme tamamlanır. Bu ayrım, tapu siciline güven ilkesinin korunması amacına hizmet eder; çünkü üçüncü kişiler, terkin gerçekleşene kadar sicile dayanarak işlem yapabilir. Yasal intifa hakkında ise sebebin ortadan kalkması yeterlidir ve ayrıca terkin aranmaz; bu hak, kaynağını doğrudan kanundan aldığından sebebe bağlı olarak son bulur.

Sona erme gerçekleştiğinde malikin mülkiyeti yeniden tam yetkili hale gelir ve TMK m.799 uyarınca geri verme borcu doğar; malik, terkin talebini hak sahibinin direnmesi halinde dava yoluyla da elde edebilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, hak sahibinin intifadan vazgeçmesi veya sürenin dolması halinde taşınmazda hakkın ancak terkinle sona ereceğini, malikin terkin için dava açabileceğini benimsemektedir. Somut bir örnekle, on yıllık süreyle kurulan bir intifada süre dolsa bile tapuda kayıt silinmedikçe hak biçimsel olarak ayakta kalır; malik terkin istemediği sürece üçüncü kişiler sicile güvenebilir. Böylece TMK m.796, sona erme sebepleri ile sicil işlemi arasındaki ilişkiyi netleştirerek hem malikin hem de iyiniyetli üçüncü kişilerin menfaatini dengeler.