TMK ▸ Madde 804

TMK 804. Madde

(1) İntifa hakkı süresi içinde olgunlaşan doğal ürünler, intifa hakkı sahibine aittir.

(2) Ekimi veya dikimi yapan malik veya intifa hakkı sahibi, olgunlaşan ürünleri toplayan diğer taraftan, yaptığı giderler için ürünün değerini aşmamak üzere uygun bir bedel isteyebilir.

(3) Nitelikleri itibarıyla malın doğal verimi veya ürünü sayılmayan bütünleyici parçaları malike aittir.

TMK 804. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 728 inci maddesini karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 756 ncı maddesine uygun olarak, üçfıkra hâ linde düzenlenmiştir Birinci fıkra düzenlemesinde, intifa hakkısüresince olgunlaşan doğal ürünlerin intifa hakkısahibine ait olduğu; ikinci fıkrada, ekimi ve ya dikimi yapanın toplayan taraftan, ürün değerini aşmamak üzere yaptığıgiderler için uygun bir bedel isteyebileceği; son fıkrada ise doğal verim ve ya ürün niteliğinde olmayan bütünleyici parçaların malike ait olacağı ifade edilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 804, intifa hakkına konu maldan elde edilen doğal ürünlerin kime ait olacağını düzenler. Üç fıkra hâlinde kaleme alınan hüküm, tarımsal ve doğal verim sağlayan taşınmazlarda ürünlerin paylaşımına ilişkin temel kuralı belirler. Düzenleme, sermaye faizleri ve dönemsel gelirleri düzenleyen TMK m. 805 ile ve intifa hakkı sahibinin yararlanma yetkilerini tanıyan m. 803 ile birlikte değerlendirilmelidir. Doğal ürün kavramı, malın özünü tüketmeden periyodik olarak elde edilen verimi ifade ettiğinden, bütünleyici parça ve eklenti kavramlarını düzenleyen TMK m. 684 ve m. 686 hükümleri de yorumda yol göstericidir.

Maddenin işleyişinde temel ölçüt, ürünün olgunlaşma zamanıdır. Birinci fıkraya göre intifa hakkı süresi içinde olgunlaşan doğal ürünler intifa hakkı sahibine aittir; olgunlaşma anı, ürünün hukuken kime ait olacağını belirleyen kesin ölçüttür. İkinci fıkra, emek ile verim arasındaki dengeyi gözeten bir denkleştirme getirir: ekimi veya dikimi yapan malik ya da intifa hakkı sahibi, olgunlaşan ürünleri toplayan diğer taraftan, yaptığı giderler için ürünün değerini aşmamak üzere uygun bir bedel isteyebilir. Böylece emeğini harcayıp da ürünü toplayamayan taraf masrafsız kalmaz. Üçüncü fıkra ise sınırı çizer: nitelikleri itibarıyla malın doğal verimi veya ürünü sayılmayan bütünleyici parçalar, örneğin temel bir ağacın kesilen gövdesi veya yapı malzemesi, malike aittir; bunlar gelir değil malın özüdür.

Hükmün sonucu, intifa süresi içinde olgunlaşan ürünlerin hak sahibinde kalması, fakat ekim-dikim emeği harcayan tarafın gider bedelini isteyebilmesidir. TMK Madde 804 bu yönüyle hem yararlanmayı hem de emeğin karşılığını dengeler. Örneğin bir bağ üzerinde intifa hakkı, hasat döneminden hemen önce sona ererse, üzümlerin olgunlaşma anı intifa süresinden sonraya rastladığından ürün malike geçer; ancak bağı budayıp bakımını yapan eski intifa hakkı sahibi, ürünün değerini aşmamak üzere yaptığı masrafları malikten talep edebilir. Buna karşılık bahçedeki kesilen kavak gövdeleri ürün sayılmayıp malın bütünleyici parçası olduğundan malike kalır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi de doğal ürünlerde olgunlaşma anının aidiyette belirleyici olduğunu kabul etmektedir.