TMK ▸ Madde 808

TMK 808. Madde

(1) Haklarının tehlikeye düştüğünü ispat eden malik, intifa hakkı sahibinden güvence isteyebilir.

(2) İntifa hakkının konusu tüketilebilen şey veya kıymetli evrak ise, malik tehlikenin ispatına gerek olmaksızın teslimden önce de güvence isteyebilir.

(3) Kıymetli evrakın güvenilir bir yere tevdi edilmesi güvence yerine geçer.

TMK 808. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 732 nci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 760 ıncı maddesine uygun olarak, üçfıkra hâ linde düzenlenmiştir. Birinci fırkada malikin, haklarının tehlikeye düştüğünüispat ederek, intifa hakkısahibinden güvence isteyebileceği; ikinci fıkrada tüketilebilen şey ve ya kıymetli evrak söz konusu olduğunda, tehlikenin ispatına gerek olmadan teslimden önce de güvence istenebileceği; son fıkrada kıymetli evrakın bir yere tevdi edilmesinin güvence yerine geçeceği ifade edilmiştir. Ayrıca yürürlükteki maddenin son cümlesindeki, “depo edilme” ifadesi yerine, daha doğru olarak “tevdi edilme” deyimi kullanılmıştır.

Açıklama

TMK Madde 808, intifa hakkı süresince mülkiyeti elinde tutan malikin haklarını korumaya yönelik güvence isteme yetkisini düzenler. İntifa hakkı, malikin yararlanma ve kullanma yetkilerini intifa hakkı sahibine devreden geniş kapsamlı bir sınırlı aynî haktır; bu nedenle malikin çıplak mülkiyeti, hakkın kötüye kullanımı ya da malın tehlikeye girmesi karşısında savunmasız kalabilir. Kanun, İsviçre Medenî Kanunu’nun 760. maddesi örnek alınarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiş bu maddeyle malike koruyucu bir araç sağlar. Gerekçede de açıklandığı gibi hüküm, mülga 743 sayılı Kanun’un 732. maddesini karşılamakta ve eski metindeki ‘depo edilme’ ifadesi yerine teknik bakımdan daha isabetli ‘tevdi edilme’ deyimi tercih edilmektedir.

Maddenin işleyişi, intifa konusunun niteliğine göre farklılaşan üç mekanizmadan oluşur. Birinci fıkraya göre malik, haklarının tehlikeye düştüğünü ispat etmek koşuluyla intifa hakkı sahibinden güvence isteyebilir; burada ispat yükü malik üzerindedir ve somut bir tehlike ortaya konmalıdır. İkinci fıkra ise tüketilebilen şeyler ile kıymetli evrak bakımından ispat şartını kaldırır; bu mallarda kullanımın doğası gereği zaten tüketim veya elden çıkarma riski bulunduğundan, malik teslimden önce dahi güvence talep edebilir. Üçüncü fıkra ek bir kolaylık getirir: kıymetli evrak söz konusu olduğunda, bunların güvenilir bir yere tevdi edilmesi başlı başına güvence yerine geçer; böylece intifa hakkı sahibi nakdî teminat göstermek zorunda kalmadan yükümlülüğünü yerine getirebilir.

Güvence yükümlülüğü yerine getirilmediğinde malik, hakkını mahkeme önünde ileri sürerek intifa hakkı sahibinin malı kullanmasının teminat gösterilinceye kadar durdurulmasını isteyebilir; hâkim teminat verilene dek hakkın kullanımını askıya alabilir. Örneğin, bir miktar tahvil üzerinde intifa hakkı tanınan kişi bu evrakı elinde tutarken malik teslimden önce güvence talep edebilir veya tahvillerin bir bankaya tevdiini isteyebilir; intifacı buna yanaşmazsa malın kendisine teslimi engellenir. Yargıtay uygulamasında, malikin tehlikeyi somut delillerle ispatlaması aranmakta, soyut endişeye dayanan güvence taleplerinin reddedildiği görülmektedir. Bu yönüyle TMK Madde 808, çıplak mülkiyet ile yararlanma yetkisi arasındaki dengeyi koruyan etkili bir güvence aracı işlevi görür.