TMK 810. Madde
(1) İntifa hakkı sahibi, kendisine tanınan uygun süre içinde güvence göstermez veya hakkın konusu olan malı malikin itiraz etmesine rağmen hukuka aykırı şekilde kullanmaya devam ederse; sulh hâkimi, yeni bir karara kadar intifa hakkı sahibinin zilyetliğini kaldırarak hakkın konusunu atayacağı bir kayyıma tevdi eder.
TMK 810. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 734 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 810, intifa hakkı sahibinin malike güvence göstermemesi ya da malı hukuka aykırı biçimde kullanmaya devam etmesi hâlinde başvurulacak yargısal koruma tedbirini düzenler. Hüküm, mülkiyetini intifa hakkı sahibine bırakmış olan malikin çıplak mülkiyetini koruyan bir mekanizma kurar; bu yönüyle malikin güvence isteme yetkisini tanıyan TMK m. 808 ile gözetim hakkını öngören m. 807’nin yaptırım ayağını oluşturur. Düzenleme ayrıca intifa hakkı sahibinin malı iyi bir yönetici gibi kullanma yükümlülüğünü getiren TMK m. 803 ile doğrudan bağlantılıdır, zira hukuka aykırı kullanım bu özen ölçüsünün ihlalini ifade eder. Kayyımlığa ilişkin genel hükümler bakımından da TMK m. 426 ve devamı tamamlayıcı niteliktedir.
Maddenin uygulanabilmesi için iki seçimlik koşuldan birinin gerçekleşmesi gerekir: intifa hakkı sahibi kendisine tanınan uygun süre içinde güvence göstermemiş olmalı ya da malikin itirazına rağmen malı hukuka aykırı şekilde kullanmaya devam etmelidir. Bu koşullardan biri gerçekleştiğinde malik, sulh hâkimine başvurarak tedbir talep eder. Sulh hâkimi, yeni bir karar verilinceye kadar intifa hakkı sahibinin zilyetliğini kaldırır ve hakkın konusunu atayacağı bir kayyıma tevdi eder. Burada intifa hakkının kendisi sona ermez; yalnızca fiilî kullanım ve zilyetlik geçici olarak askıya alınarak mal tarafsız bir kayyımın yönetimine bırakılır. Böylece malikin hakları korunurken intifa hakkı sahibinin geçici güvensizliği giderilmiş olur.
Tedbirin sonucu, intifa hakkı sahibinin malı bizzat kullanma ve ondan yararlanma olanağını yitirmesidir; kayyım malı yönetir ve gelirleri hak sahibi adına muhafaza eder. Koşullar ortadan kalkar, örneğin güvence gösterilir ya da hukuka aykırı kullanım sona ererse, hâkim yeni bir kararla zilyetliği iade edebilir. TMK Madde 810 kapsamındaki başvuru çekişmesiz yargı niteliği taşıdığından sulh hukuk mahkemesi hızlı bir koruma sağlar. Örneğin tarihî bir konak üzerinde intifa hakkı sahibinin yapıyı tahrip edercesine kullanması ve malikin itirazına aldırmaması hâlinde malik, sulh hâkiminden kayyım atanmasını isteyerek taşınmazı koruma altına aldırabilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi de bu tedbirin malikin mülkiyet hakkını koruyan istisnai bir önlem olduğunu vurgular.
