TMK ▸ Madde 811

TMK 811. Madde

(1) Malik veya intifa hakkı sahibi, diğerinden giderleri paylaşmak üzere intifa hakkına konu olan malların noterlikçe resmen defterinin tutulmasını her zaman isteyebilir.

TMK 811. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 735 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki metninden farklı olarak, maddede, malik ve intifa hakkısahibinden herhangi birinin talebiyle defter tutmanın söz konusu olabileceğini ifade etmek üzere, “ve” yerine “veya” denilmiştir. Ayrıca talebin karşıtarafa yöneltilmesi gerektiği düşüncesinden hareketle, malik ve ya intifa hakkısahibinin defter tutmayıdiğerinden talep edebileceği açıkça vurgulanmıştır. Yine yürürlükteki metinde olduğu gibi “resmî defter” denilmemiş; asıl olanın defterin resmen tutulmasıolduğu göz önünde tutularak “noterlikçe resmen defterinin tutulması” denilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 811, intifa hakkına konu olan malların korunması amacıyla noterlik aracılığıyla resmen defter tutulmasını düzenler. Hüküm, mülkiyet ile intifa hakkının aynı mal üzerinde ayrıştığı durumlarda her iki tarafın da çıkarını güvence altına alan ispat aracını öngörür. Düzenleme, intifa hakkının kuruluşunu ve kapsamını belirleyen TMK m. 794 ve devamı maddeleriyle, malikin güvence isteme yetkisini düzenleyen TMK m. 808 ve gözetim hakkını tanıyan m. 807 ile bütünlük içinde okunmalıdır. Defter tutma, ayrıca intifa hakkı sona erdiğinde geri verme yükümlülüğünün kapsamını saptayan TMK m. 798 bakımından da temel bir başvuru kaynağı oluşturur.

Maddenin işleyişinde dikkat çeken nokta, defter tutma talebinin tek taraflı bir işlem olmayıp karşı tarafa yöneltilen bir istem niteliği taşımasıdır. Gerekçede açıklandığı üzere kanun koyucu, eski metindeki ‘ve’ bağlacını ‘veya’ ile değiştirerek malik ile intifa hakkı sahibinden herhangi birinin tek başına bu talebi ileri sürebilmesini olanaklı kılmıştır. Talep her zaman ileri sürülebilir; bir süreyle sınırlı değildir. Giderler ise taraflar arasında paylaştırılır. Defter, malların intifa hakkının başladığı andaki niteliğini, sayısını ve durumunu noter eliyle resmen tespit ederek ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda kesin delil işlevi görür. Böylece tüketilebilen ya da değeri zamanla değişen malların başlangıç durumu kayıt altına alınmış olur.

Defterin tutulmamış olması intifa hakkının geçerliliğini etkilemez; ancak geri verme aşamasında ispat yükü, defter tutulmamasını talep etmeyen taraf aleyhine ağırlaşır. Uygulamada özellikle işletme, hayvan sürüsü veya çok sayıda menkulden oluşan mal varlığı üzerinde intifa hakkı kurulduğunda, defter tutulmaması intifa hakkı sahibinin sorumluluğunu düzenleyen TMK m. 800 çerçevesinde malın yok olması ya da değer kaybı tartışmalarını çözümsüz bırakır. Örneğin bir tarım işletmesi üzerinde intifa hakkı kuran malik, başlangıçtaki demirbaş ve ürün durumunu noter defteriyle saptatmazsa, hak sona erdiğinde eksilen değerleri ispatta güçlük yaşar. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi de bu tür uyuşmazlıklarda başlangıç durumunu gösteren resmi tespitin belirleyici delil sayıldığını kabul etmektedir.