TMK ▸ Madde 815

TMK 815. Madde

(1) Yerel âdetlere göre iyi bir yönetimin gereği olduğu takdirde intifa hakkı sahibi, malikin lehine malı yangına ve diğer tehlikelere karşı sigorta ettirmekle yükümlüdür.

(2) Bu durumda veya intifa hakkının sigortalı bir mal üzerinde kurulmuş olması hâlinde intifa hakkı sahibi, hakkının devamı süresince sigorta primlerini ödemekle yükümlüdür.

TMK 815. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 739 uncu maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 815, intifa hakkı sahibinin intifa konusu malı sigorta ettirme yükümlülüğünü düzenler. İntifa hakkı sahibi, malın korunmasından ve değerinin muhafazasından sorumludur (TMK m.812 vd.); bu madde, malı yangın ve benzeri tehlikelere karşı güvenceye almayı bu sorumluluğun bir uzantısı olarak öngörür. Sigorta ettirme yükümlülüğü, çıplak mülkiyet sahibi malikin menfaatini korumaya yöneliktir; zira mal telef olursa malikin malvarlığı zarar görür. Düzenleme, intifa hakkı sahibinin malın değerini yalnız fiilen korumakla kalmayıp, öngörülemeyen rizikolara karşı da malik lehine bir sigorta güvencesi sağlamasını ister. Böylece intifa süresince malın ekonomik değerinin korunması, fiilî bakımın yanında sigorta mekanizmasıyla da pekiştirilmiş olur.

Maddenin uygulama mekanizması iki hâle dayanır. Birinci fıkraya göre, yerel âdetlere göre iyi bir yönetimin gereği olduğu takdirde intifa hakkı sahibi, malikin lehine malı yangına ve diğer tehlikelere (sel, deprem, hırsızlık gibi) karşı sigorta ettirmekle yükümlüdür. Bu yükümün doğması için sigortanın iyi bir yönetimin gereği sayılması ve yöresel teamüllerle bağdaşması aranır; her mal için mutlak bir zorunluluk değil, koşullara bağlı bir ölçü söz konusudur. İkinci fıkra ise prim ödeme yükünü düzenler: Birinci fıkra uyarınca sigorta ettirildiğinde veya intifa hakkı zaten sigortalı bir mal üzerinde kurulmuşsa, intifa hakkı sahibi hakkının devamı süresince sigorta primlerini ödemekle yükümlüdür. Böylece sigortanın hem kurulması hem de sürdürülmesinin mali yükü kural olarak intifa hakkı sahibine aittir.

Bu yükümlülüğün ihlali, intifa hakkı sahibinin sorumluluğunu doğurur: Sigorta ettirmesi gerekirken ettirmeyen veya primleri ödemeyip sigortanın geçersiz kalmasına yol açan intifa hakkı sahibi, mal bu yüzden telef olur veya hasar görürse malikin uğradığı zarardan sorumlu tutulur. Yargıtay’ın intifaya ilişkin uygulamasında, malın korunmasına yönelik yükümlülüklerin malik menfaatine yorumlandığı ve ihmalin tazmin sorumluluğu doğurduğu kabul edilmektedir. Somut bir örnekte, bir bina üzerinde intifa hakkına sahip kişi, bölgedeki yapıların yangın sigortası yaptırmasının olağan sayıldığı bir yerde binayı malik lehine sigortalatmalı ve primleri ödemelidir. Bu kişi sigorta yaptırmaz ve bina bir yangında zarar görürse, malik sigortadan tahsil edemeyeceği tutarı intifa hakkı sahibinden tazminat olarak isteyebilir.