TMK 816. Madde
(1) Bir taşınmaz üzerinde intifa hakkına sahip olan kimse, yararlanmanın olağan sınırlar içerisinde kalmasına özen göstermekle yükümlüdür.
(2) Bu ölçü aşılarak elde edilen ürünler malike ait olur.
TMK 816. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 740 ıncı maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 816, taşınmaz üzerindeki intifa hakkında, intifa hakkı sahibinin ürünlerden yararlanırken uymak zorunda olduğu olağanlık sınırını düzenler. İntifa hakkı, sahibine malın semerelerini ve ürünlerini edinme yetkisi verir (TMK m.794 ve m.803); ancak bu yetki sınırsız değildir. Bu madde, taşınmazdan elde edilen ürünlerin toplanmasında olağan sınırların korunmasını bir özen yükümü olarak öngörerek, malın verimliliğinin ve özünün gelecekteki malik lehine korunmasını amaçlar. Böylece intifa hakkı sahibi, kısa vadeli azami gelir uğruna taşınmazı sömürerek tüketemez; yararlanma, taşınmazın doğal üretim kapasitesiyle uyumlu, sürdürülebilir bir çerçeveye bağlanır. Düzenleme, intifa rejiminin özü koruma ilkesinin ürünler ve hasat bakımından özel bir görünümünü oluşturur.
Maddenin uygulama mekanizması iki kademelidir. Birinci fıkra, intifa hakkı sahibine bir özen yükümlülüğü getirir: Taşınmaz üzerinde intifa hakkına sahip olan kimse, yararlanmanın olağan sınırlar içinde kalmasına özen göstermekle yükümlüdür. Olağan sınır, taşınmazın türüne, yöresel teamüllere ve iyi bir yönetimin gereklerine göre belirlenir; örneğin bir tarladan her yıl alınabilecek normal ürün miktarı, bir meyve bahçesinden makul hasat ölçüsü bu kapsamda değerlendirilir. İkinci fıkra ise bu sınırın aşılması hâline bağlanan sonucu düzenler: Olağan ölçü aşılarak elde edilen ürünler malike ait olur. Yani intifa hakkı sahibi sınırı aştığında, fazla elde ettiği ürünlerin mülkiyetini kazanamaz; bunlar üzerindeki hak çıplak mülkiyet sahibi malike geçer.
Bu kuralın sonucu, malik lehine bir aynî/şahsî talep hakkı doğmasıdır: Olağan ölçüyü aşan ürünleri toplayan intifa hakkı sahibi, bunları malike vermek veya tüketmişse değerini ödemekle yükümlü olur ve malik bunu dava yoluyla isteyebilir. Yargıtay’ın intifaya ilişkin yaklaşımında, malın özünün ve verim kapasitesinin korunması esası gözetilmekte, aşırı yararlanmanın hukuka aykırı sayılarak malike ait kabul edildiği benimsenmektedir. Somut bir örnekte, bir fındık bahçesi üzerinde intifa hakkına sahip kişi, her yıl olağan hasadı alabilir; ancak ağaçları aşırı budayıp bir defada anormal miktarda ürün almaya kalkışır ve bahçenin gelecek yılki verimini tehlikeye atarsa, olağan ölçüyü aşan kısım malike ait olur. Bu durumda malik, fazla ürünün iadesini veya değerinin ödenmesini talep edebilir.
