TMK ▸ Madde 861
Madde 860
MADDE 861

3. Bedel olarak ödenen para

Madde 862

TMK 861. Madde

(1) Rehinli bir taşınmaz için bedel olarak ödenen para, alacaklılar arasında sıralarına göre, aynı sırada iseler alacaklarının miktarlarıyla orantılı olarak bölüştürülür.

(2) Bu bedel, rehinle güvenceye bağlanmış olan alacak miktarının yirmide birinden fazla olduğu veya yeni taşınmaz, alacak için yeterli güvence oluşturmadığı takdirde, alacaklının rızası olmadan borçluya ödenemez.

TMK 861. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 776 ncımaddesini karşılamaktadır. Madde, taşınmaz için ödenen bedelin muhtelif alacaklılar arasında dağıtım şeklini düzenlemektedir. Birinci fıkrada sözüedilen “sıra”, deyimi, Almanca “Rangordnung”, Fransızca “Rang” terimlerinin karşılığıdır. Rehin hukukunda üstünlük, aynîhakkın doğu şu tarihine göre değil, tarafların ona, rehnin kurulu şu esnasında verdikleri sıra ya göre belirlenebilir. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 804 üncümaddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 861, rehinli bir taşınmaz için bedel olarak ödenen paranın alacaklılar arasında nasıl bölüştürüleceğini ve borçluya ne zaman ödenebileceğini düzenler. Birinci fıkraya göre rehinli taşınmaz için bedel olarak ödenen para, alacaklılar arasında sıralarına göre dağıtılır; aynı sırada bulunan alacaklılar arasında ise alacaklarının miktarlarıyla orantılı olarak bölüştürülür. Buradaki sıra kavramı, rehin hakkının doğuş tarihine göre değil, tarafların rehnin kuruluşu sırasında ona verdikleri dereceye göre belirlenir; bu nedenle önceki sıradaki alacaklı, sonraki sıradakine göre bedelden öncelikle pay alır. Hüküm, İsviçre Medenî Kanunu’nun 804. maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir ve TMK 870 ile 871’deki rehin dereceleri sistemiyle doğrudan bağlantılıdır.

Uygulamada bu hüküm, özellikle taşınmazın değerini etkileyen bir kamulaştırma, sigorta veya benzeri bir nedenle ödenen bedelin tasfiyesinde önem taşır. Dağıtımda izlenecek yöntem nettir: önce en öncelikli sıradaki alacaklının alacağı tam olarak karşılanır, ardından sırasıyla diğer alacaklılara geçilir; aynı sırada birden çok alacaklı varsa bunlar arasında bedel, alacak miktarlarına oranla paylaştırılır. Böylece rehin derecelerinin sağladığı öncelik düzeni, taşınmazın yerine geçen bedelde de aynen korunmuş olur. Bu mekanizma, rehnin paraya çevrilmesinde geçerli olan öncelik ilkesinin, taşınmaz fiilen satılmasa bile, onun yerini alan para bakımından sürdürülmesini sağlar ve alacaklıların güvencelerinin değer değişimine rağmen devamını güvence altına alır.

İkinci fıkra, bedelin borçluya ödenmesini sınırlayan koruyucu bir kural getirir: bu bedel, rehinle güvenceye bağlanmış alacak miktarının yirmide birinden fazla olduğu veya yeni taşınmaz alacak için yeterli güvence oluşturmadığı takdirde, alacaklının rızası olmadan borçluya ödenemez. Böylece alacaklının güvencesini zayıflatacak biçimde bedelin doğrudan borçluya geçmesi önlenir. Yargıtay’ın rehinli taşınmaz bedelinin alacaklılar arasında paylaştırılmasına ilişkin içtihadı bu önceliği ve koruma kuralını gözetir. Somut örnek: üzerinde birinci ve ikinci derecede ipotek bulunan bir arsa kamulaştırılıp bedeli belirlendiğinde, bu bedel önce birinci derece alacaklısına, kalanı ikinci derece alacaklısına dağıtılır; artan bir miktar varsa ve bu alacağın yirmide birini aşıyorsa, alacaklıların rızası olmadan borçluya TMK Madde 861 uyarınca ödenemez.

Madde 860
MADDE 861

3. Bedel olarak ödenen para

Madde 862