TMK ▸ Madde 862

TMK 862. Madde

(1) Rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar.

(2) Rehnin kuruluşu sırasında makine, otel döşeme eşyası gibi açıkça eklenti olarak gösterilen ve tapu kütüğünde beyanlar sütununa yazılan şeyler, kanuna göre bu nitelikte olamayacakları ispat edilmedikçe eklenti sayılır.

(3) Üçüncü kişilerin eklentiler üzerindeki hakları saklıdır.

TMK 862. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 777 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin ikinci fıkrasındaki “tapu sicilinde zikrolunan şeyler” deyimi niteliğine ve İsviçre Medenî Kanununun 805 inci maddesine uygun olarak “tapu kütüğünde beyanlar sütununa yazılan şeyler” şeklinde düzeltilmiştir. Ayrıca madde, kaynak Kanuna uygun olarak üçfıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 862, taşınmaz rehninin kapsamını belirleyen temel kuralı düzenler ve rehnin taşınmazla birlikte hangi unsurları yükümlü kıldığını ortaya koyar. Birinci fıkraya göre rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar; yani rehin yalnızca arsa veya bina ile sınırlı kalmaz, taşınmaza sıkı biçimde bağlı olan ve onun tamamlayıcısı sayılan unsurları da kapsar. Bütünleyici parça ve eklenti kavramları TMK 684 ve 686’da tanımlanmış olup bu maddeyle rehin hukuku bakımından özel sonuçlara bağlanır. Hüküm, İsviçre Medenî Kanunu’nun 805. maddesine uygun olarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir ve rehnin maddî kapsamını belirleyerek alacaklının güvencesinin sınırlarını çizer.

Uygulamada eklentilerin rehin kapsamına girmesi, özellikle tapu kütüğündeki kayıtla pratik bir açıklığa kavuşturulur. İkinci fıkraya göre rehnin kuruluşu sırasında makine, otel döşeme eşyası gibi açıkça eklenti olarak gösterilen ve tapu kütüğünün beyanlar sütununa yazılan şeyler, kanuna göre bu nitelikte olamayacakları ispat edilmedikçe eklenti sayılır. Bu düzenleme, eklenti niteliği konusundaki ispat yükünü tersine çevirerek bir karine getirir: kütükte gösterilmiş bir eşya aksi ispat edilene kadar eklenti kabul edilir ve rehnin kapsamına dahil olur. Böylece bir fabrikanın makineleri veya bir otelin döşeme eşyaları, tapuda beyanlar sütununa yazılmışsa, taşınmazla birlikte rehin güvencesinin bir parçası hâline gelir ve alacaklının güvencesi maddî olarak güçlenir.

Üçüncü fıkra, üçüncü kişilerin eklentiler üzerindeki haklarını saklı tutarak menfaat dengesini korur; örneğin bir makinenin gerçek maliki rehin veren değil de üçüncü bir kişi ise, bu kişinin mülkiyet hakkı rehin nedeniyle ortadan kalkmaz. Yargıtay’ın taşınmaz rehninin eklentileri kapsamasına ve beyanlar sütunundaki kayıtların etkisine ilişkin içtihadı bu kuralları uygular. Somut örnek: bir tekstil fabrikası kredi için ipotek edilirken üretim tezgâhları eklenti olarak tapunun beyanlar sütununa yazılmışsa, ipotek paraya çevrildiğinde bu tezgâhlar da satışa dahil edilir; ancak tezgâhlardan biri finansal kiralama yoluyla edinilmiş ve mülkiyeti kiralayan şirkette ise, o şirketin hakkı TMK Madde 862 uyarınca saklı kalır ve rehin alacaklısı bu tezgâh üzerinde hak iddia edemez.