TMK ▸ Madde 89
Madde 88
MADDE 89

III. Mahkeme kararı ile

Madde 90

TMK 89. Madde

(1) Derneğin amacı, kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelirse; Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkeme, derneğin feshine karar verir. Mahkeme, dava sırasında faaliyetten alıkoyma dahil gerekli bütün önlemleri alır.

TMK 89. Madde Gerekçesi

Madde yürürlükteki Kanunun 71 inci maddesini karşılamaktadır. Maddede derneğin amacının kanuna ve ya ahlâ ka aykırıhâ le gelmesi durumunda Cumhuriyet savcısının ve ya bir ilgilinin istemi üzerine mahkemece feshine karar verilebileceği belirtilmiştir. Cumhuriyet savcısıda re’sen dava açabileceği gibi, doğrudan ve ya dolaylı olarak ilgili kişilerin başvurusu üzerine istemi haklıgörür ve koşullar gerçekleşmişse derneğin feshine ilişkin davayıaçabilecektir. Derneğin feshine karar verecek mahkemenin, dava sırasında gerekli gördüğütakdirde bir önlem olarak derneği geçici olarak faaliyetten alıkoyabileceğine kuşku yoktur.

Açıklama

TMK Madde 89, derneğin sona erme yollarından sonuncusu olan mahkeme kararıyla feshi düzenleyerek dernek özgürlüğünün hukuk ve ahlak sınırını belirlemektedir. Hükme göre derneğin amacı kanuna veya ahlaka aykırı hâle gelirse, Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkeme derneğin feshine karar verir; ayrıca mahkeme, dava sırasında faaliyetten alıkoyma dahil gerekli bütün önlemleri alır. Bu düzenleme, derneğin kendiliğinden sona ermesini düzenleyen TMK madde 87 ve genel kurul kararıyla feshi düzenleyen TMK madde 88 ile birlikte sona erme rejimini tamamlar. Faaliyet yasaklarına ilişkin TMK madde 90 ve kişiliğin korunmasına ilişkin genel ilkelerle bütünlük içinde değerlendirilmesi gereken hüküm, Anayasa madde 33’teki örgütlenme özgürlüğünün ancak yargı kararıyla ve belirli sebeplerle sınırlanabileceği güvencesini somutlaştırır.

Uygulama mekanizması bakımından fesih davası iki tür istem üzerine açılabilir: Cumhuriyet savcısı resen veya doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili kişilerin başvurusu üzerine harekete geçer; istemi haklı görür ve koşulların gerçekleştiğini saptarsa davayı açar. İlgili kavramı geniş yorumlanır ve derneğin faaliyetinden hukuki menfaati etkilenen kişileri kapsar. Davanın temel maddi koşulu, derneğin amacının sonradan kanuna veya ahlaka aykırı hâle gelmesidir; başlangıçta hukuka uygun kurulmuş bir derneğin zamanla yasak amaca yönelmesi tipik örnektir. Mahkeme, yargılama sürecinde derneğin faaliyetlerinin telafisi güç zararlar doğurmasını önlemek için derneği geçici olarak faaliyetten alıkoyabilir ve gerekli diğer koruyucu önlemleri alabilir; bu önlemler dava boyunca derneğin zararlı faaliyetini durdurmaya yöneliktir.

Fesih kararının kesinleşmesiyle derneğin tüzel kişiliği sona erer ve TMK madde 90 ve devamındaki tasfiye hükümleri uygulanarak malvarlığı tasfiye edilir; faaliyetten alıkoyma önlemi ise karar kesinleşinceye kadar derneği etkisiz kılar. Yargıtay içtihadında, mahkeme kararıyla feshin ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, feshin ancak amacın gerçekten kanuna veya ahlaka aykırı hâle geldiği hâllerde son çare olarak uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır. Somut bir örnekle: kültürel amaçla kurulmuş bir dernek, zamanla faaliyetlerini kanunen suç oluşturan bir amaca yöneltirse, Cumhuriyet savcısı resen veya bir ilgilinin başvurusu üzerine fesih davası açabilir. Mahkeme, yargılama sürerken derneği faaliyetten alıkoyma kararıyla geçici olarak durdurabilir ve aykırılığın sabit olması hâlinde feshe hükmederek tüzel kişiliğe son verir.

Madde 88
MADDE 89

III. Mahkeme kararı ile

Madde 90