TMK ▸ Madde 892
Madde 891
MADDE 892

I. Tescile tâbi olmayan kanunî ipotek

Madde 893

TMK 892. Madde

(1) Kanunî ipotek haklarının doğumu, aksi kanunda öngörülmüş olmadıkça, tapu kütüğüne tescil edilmelerine bağlı değildir.

TMK 892. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan hüküm yoktur. Madde İsviçre Medenî Kanununun 836 ncımaddesinden esinlenerek konulmuş, aksi kanunda belirtilmedikçe, kanundan doğan ipotek haklarının doğumu için tapu ya tescil zorunlu sayılmamıştır.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu m.892, tescile tâbi olmayan kanunî ipotek haklarının doğumunu düzenleyen ilkesel bir hükümdür. Kural olarak taşınmaz üzerindeki aynî haklar tapu kütüğüne tescille doğar; ancak bu madde, kanunî ipotek hakları bakımından önemli bir istisna getirir. Hükme göre kanunî ipotek haklarının doğumu, aksi kanunda öngörülmüş olmadıkça, tapu kütüğüne tescil edilmelerine bağlı değildir. Böylece bazı kanunî ipotek hakları, kanundan doğan kuvvetiyle, tescilden bağımsız olarak kendiliğinden doğar. Bu hüküm, tescile tâbi kanunî ipotek hâllerini sayan TMK m.893 ile birlikte değerlendirilmelidir; m.893 tescil gerektiren hâlleri belirlerken, m.892 tescilin doğum için zorunlu olmadığı genel ilkeyi koyar ve İsviçre Medenî Kanunu’nun 836. maddesinden esinlenerek getirilmiştir.

Uygulama mekanizması, kanunî ipotek haklarının iki kategoriye ayrılmasıyla işler. Bir grup kanunî ipotek hakkı, kanunun açık hükmü gereği doğrudan kanundan doğar ve geçerliliği için tescile ihtiyaç göstermez; bunlar tescilsiz dahi taşınmaz üzerinde hüküm ifade eder. Diğer grup ise, kanunun özel olarak tescili şart koştuğu hâllerdir; bu hâllerde hakkın doğumu için tapu kütüğüne tescil zorunludur. Maddedeki ‘aksi kanunda öngörülmüş olmadıkça’ ifadesi, bu ayrımın anahtarıdır. Tescilsiz doğan kanunî ipotek hakları, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilme bakımından kendine özgü kurallara tâbidir; ancak doğumları için kütük kaydı aranmaz. Bu yapı, kanun koyucunun belirli alacakları, tescil formalitesini beklemeksizin doğrudan güvence altına alma iradesinin yansımasıdır.

Hükmün sonucu, kanunda aksine açık bir düzenleme bulunmadıkça kanunî ipotek hakkının tescilsiz de doğabilmesi ve geçerli sayılmasıdır. Bu ilke, tescilin kurucu etkisine getirilen yasal bir istisna olduğundan dar yorumlanır; kanunun tescili açıkça şart koştuğu hâllerde tescil zorunluluğu devam eder. Yargıtay’ın kanunî ipotek ve kanundan doğan rehin haklarına ilişkin içtihadında, tescilsiz doğan hakların kapsamı ve üçüncü kişilere etkisi titizlikle değerlendirilir. Somut örnek: kanunun açıkça tescil aramadığı bir kanunî ipotek hâlinde, alacaklının hakkı, henüz tapuya tescil yapılmamış olsa dahi TMK Madde 892 uyarınca kanundan doğan kuvvetiyle mevcut sayılır; buna karşılık satıcının veya yapı alacaklısının kanunî ipoteği gibi kanunun tescili şart koştuğu hâllerde, hak ancak tescille doğar.

Madde 891
MADDE 892

I. Tescile tâbi olmayan kanunî ipotek

Madde 893