TMK ▸ Madde 908

TMK 908. Madde

(1) İrat senediyle yüklü taşınmazın bölünmesi hâlinde, parsellerin malikleri irat senedinin borçlusu olurlar.

(2) İrat senedi borcunun parsellere dağıtılmasında, ipotekle yüklü taşınmazın bölünmesine ilişkin hükümler uygulanır.

(3) Alacaklı, borcun parsellere dağıtımının kesinleşmesinden başlayarak bir ay içinde yapacağı bildirimle bir yıl içinde irat senedinin satın alınmasını isteyebilir.

TMK 908. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 822 nci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle irat senediyle yüklütaşınmazın bölünmesi hâlinde oluşan her parsel malikinin irat senedinin borçlusu sayılacağı, bu borcun parsellere dağıtılmasında ipotekli bir taşınmazın bölünmesine ilişkin kuralların uygulanacağı, bu dağılıma karşılık senet alacaklılarının bir aylık süre içinde bildirimde bulunmak koşulu ile bir yıl içinde irat senedinin satın alınmasınımaliklerden istenebileceği düzenlenmiştir. Maddede “parsel” deyiminin kullanılış amaç ve nedeni 792 nci maddenin gerekçesinde açıklandığından burada tekrara gerek duyulmamıştır.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu m.908, irat senediyle yüklü bir taşınmazın birden fazla parsele bölünmesi hâlinde ortaya çıkan borç ve güvence sorunlarını düzenler. Hükmün ilk fıkrası, bölünme sonucunda oluşan her parselin malikini irat senedinin borçlusu hâline getirir; çünkü irat senedinde borç, kişiye değil taşınmaza bağlıdır ve borçlu daima yüklü taşınmazın malikidir. Bu yönüyle madde, irat senedinde borç ile mülkiyet arasındaki bağı kuran TMK m.907 ile doğrudan bağlantılıdır. İrat senedinin amaç ve niteliğini belirleyen m.903 ve borcun parsellere dağıtımında yollama yapılan ipotekli taşınmazın bölünmesine ilişkin m.889, bu düzenlemenin tamamlayıcı normatif çerçevesini oluşturur. Bölünme, ifraz veya imar uygulaması gibi yollarla gerçekleşebilir ve her hâlde irat borcu yeni oluşan parsellere paylaştırılır.

Uygulamada borcun parsellere dağıtılması, ikinci fıkra gereği ipotekle yüklü taşınmazın bölünmesine ilişkin kurallara tâbidir; yani borç, kural olarak parsellerin değerleri oranında ve tapu idaresince re’sen dağıtılır. Bu dağıtım, alacaklının güvencesini parçalı taşınmazlar üzerinde sürdürmesini sağlar. Maddenin üçüncü fıkrası alacaklıya önemli bir koruma tanır: borcun parsellere dağıtımının kesinleşmesinden başlayarak bir ay içinde yapacağı bildirimle, alacaklı bir yıl içinde irat senedinin satın alınmasını isteyebilir. Böylece dağıtım nedeniyle güvencesinin zayıfladığını düşünen alacaklı, parçalanmış bir alacak yerine senedin bedelinin ödenerek tasfiyesini talep edebilir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir ve titizlikle takip edilmelidir.

Hükmün ihlali hâlinde, örneğin alacaklının bir aylık bildirim süresini kaçırması durumunda satın alma talep hakkı düşer ve alacaklı dağıtılmış borçla yetinmek zorunda kalır; parsel malikleri ise kendilerine düşen pay oranında borçtan sorumlu olur. Yargıtay’ın taşınmaz yükü ve rehin yükünün bölünmesine ilişkin içtihadında, değer oranında dağıtım ilkesi ve alacaklının korunması esas alınır. Somut örnek: irat senediyle yüklü 1.000 metrekarelik bir tarım arazisi ifrazla 600 ve 400 metrekarelik iki parsele bölünürse, her parsel maliki değer oranında irat borcunun ayrı borçlusu olur; dağıtımı yetersiz bulan alacaklı, kesinleşmeden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunarak TMK Madde 908 uyarınca bir yıl içinde senedinin satın alınmasını maliklerden isteyebilir; bu bildirimi süresinde yapmazsa, her parsel malikine değer oranında dağıtılmış borçla yetinmek zorunda kalır.