TMK ▸ Madde 909

TMK 909. Madde

(1) İpotekli borç senedi ve irat senedi koşul ve karşı edim kaydı içeremez.

TMK 909. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 823 üncümaddesini karşılamaktadır. Maddeyle kayıtsız ve şartsız,mücerret bir borçilişkisine dayanan ipotekli borç ve irat senedinde bir koşul ve bir karşıedim konulamayacağı düzenlenmektedir.

Açıklama

TMK Madde 909, ipotekli borç senedi ile irat senedinin niteliğini belirleyen bir yasak getirir: bu kıymetli evraklar koşul ve karşı edim kaydı içeremez. Düzenleme, taşınmaz rehninin değer kağıtları biçimini düzenleyen üçüncü ayrıma aittir ve doğrudan TMK m. 898 (ipotekli borç senedinin amaç ve niteliği) ile TMK m. 903 (irat senedinin amaç ve niteliği) hükümleriyle bağlantılıdır. Madde, kayıtsız ve şartsız, soyut bir borç ilişkisine dayanan bu senetlerin tedavül kabiliyetini korumayı amaçlar; çünkü senedi devralan üçüncü kişilerin, satışı belirsiz bir koşula veya bir karşı edime bağlı bulup bulmadığını araştırmak zorunda kalmaması gerekir. Bu yönüyle hüküm, kıymetli evrak hukukundaki soyutluk ilkesiyle de örtüşür.

Uygulamada bu kural, senedin düzenlenmesi sırasında tapu idaresince ve tarafların iradesiyle gözetilir. İpotekli borç senedinde veya irat senedinde, alacaklının hakkını kullanabilmesini bir şartın gerçekleşmesine ya da borçlunun bir edimi yerine getirmesine bağlayan kayıtlar konulamaz. Örneğin, ‘borç ancak şu iş tamamlanırsa muaccel olur’ ya da ‘alacaklı önce şu edimi ifa ederse ödeme yapılır’ biçimindeki kayıtlar senet metnine alınamaz. Böyle bir kaydın yer alması, senedin soyut ve mücerret yapısını bozacağından geçersiz sayılır. Taraflar arasında koşula veya karşı edime ilişkin anlaşmalar varsa bunlar ancak ayrı bir sözleşmede yer alabilir, senedin kendisine taşınamaz.

Yaptırım yönünden, metne aykırı şekilde konulan koşul veya karşı edim kaydı yazılmamış sayılır; senedin geçerliliği ise korunur, böylece iyiniyetli devralanların güveni sarsılmaz. Tapu idaresi de TMK m. 899 uyarınca değer biçerken ve senedi düzenlerken bu yasağa aykırı kayıtları tescil edemez. Yargıtay, taşınmaz rehnine ilişkin değer kağıtlarında soyutluk ve tedavül güvenliğini esas alan kararlarında, senet metnine borcun varlığını tartışmalı hale getirecek kayıtların konulamayacağını vurgulamıştır. Pratikte, bir yatırımcının irat senedini devralırken yalnızca taşınmazın değerine ve senedin yazılı içeriğine güvenebilmesi, tam da bu maddenin sağladığı güvenceye dayanır; aksi halde her devirde gizli koşulların araştırılması gerekir ki bu da senedin ekonomik işlevini ortadan kaldırırdı.