TMK 914. Madde
(1) İpotekli borç senedi ve irat senedi nama veya hamile yazılı düzenlenebilir.
(2) Bu senetler, yüklü taşınmazın maliki adına da düzenlenebilir.
TMK 914. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 828 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle ipotekli borçsenedi ve irat senetlerinin n ama ve ya ham ile yazılıkıymetli evrak olarak düzenlenebileceği belirtilerek, yüklütaşınmaz maliki adına da düzenlenmesine olanak verilmektedir.
Açıklama
TMK Madde 914, ipotekli borç senedi ve irat senedinin düzenlenme sırasında nama veya hamile yazılı olarak çıkarılabileceğini ve bu senetlerin yüklü taşınmazın maliki adına da düzenlenebileceğini öngörür. Hüküm, 743 sayılı eski Medenî Kanun’un 828. maddesini karşılar. Madde, bu senetlerin kıymetli evrak niteliğini ortaya koyar: ipotekli borç senedi ve irat senedi, alacak hakkını senede bağlayan ve elden ele dolaşabilen değerli kağıtlar olarak kurgulanmıştır. Senedin nama mı yoksa hamile mi yazılı olacağı, sonraki tedavül ve devir biçimlerini belirlediğinden, TMK m.923 ve m.924’teki tasarruf ve devir kurallarıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu temel tercih, senedin tüm hukukî yaşamı boyunca uygulanacak rejimi şekillendiren kurucu bir nitelik taşır.
Maddenin işleyişinde iki temel seçenek bulunur. Birinci fıkra, senedin nama yazılı ya da hamile yazılı düzenlenebileceğini belirtir. Nama yazılı senette alacaklının adı senet üzerinde yer alır ve devir, senet zilyetliğinin geçirilmesinin yanı sıra devralanın adının senede yazılmasını gerektirir; bu, alacaklı silsilesinin izlenebilirliğini sağlar. Hamile yazılı senette ise alacaklı, senedi elinde bulunduran kişidir ve devir, kural olarak salt senet zilyetliğinin geçirilmesiyle gerçekleşir; bu da daha hızlı ve kolay bir dolaşım sağlar. İkinci fıkra ise dikkat çekici bir imkân tanır: bu senetler, yüklü taşınmazın maliki adına da düzenlenebilir. Böylece malik, kendi taşınmazı üzerinde kendi adına bir rehin senedi oluşturup bunu hazırda tutabilir ve ileride finansman ihtiyacı doğduğunda tedavüle çıkarabilir.
Bu düzenlemenin sonucu, tarafların senedi kendi ihtiyaçlarına göre ya izlenebilir nama yazılı ya da kolay dolaşan hamile yazılı biçimde oluşturabilmesi ve malikin kendi adına senet düzenleyerek taşınmazının teminat kapasitesini önceden hazırlayabilmesidir. Yargıtay’ın taşınmaz rehni uygulamasında, senedin türünün devir ve tasarruf rejimini belirlediği ve malik adına düzenlenen senedin ekonomik bir hazırlık aracı olduğu kabul edilir. Somut örnek olarak: bir taşınmaz maliki, gelecekteki kredi ihtiyaçları için taşınmazı üzerinde kendi adına hamile yazılı bir ipotekli borç senedi düzenletip elinde tutabilir; bir kredi kuruluşundan borç almak istediğinde bu senedi teslim ederek hızla teminat sağlar. Nama yazılı tercih edilseydi, her devirde devralanın adının senede yazılması gerekecek, dolaşım daha kontrollü ama daha yavaş olacaktı.
