TMK 928. Madde
(1) Borcun tamamını ödeyen borçlu, alacaklıdan senedin iptal edilmemiş olarak geri verilmesini isteyebilir.
TMK 928. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 842 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin “Tediye” şeklindeki kenar başlığımadde içeriğine uygun olarak “Ödenen senedin geri verilmesi” şeklinde değiştirilmiştir. Maddeyle senetten doğan borçlarının tamamınıödeyen borçluya, ipotekli borç ve irat senedini iptal edilmeksizin geri isteme hakkıverilmiştir. Bu durumda alacaklı bu senetleri geri vermekten kaçınamayacağıgibi, onlarıgeri vermemek için iptal edemez ve ya her hangi bir şekilde geçersiz hâle getiremez.
Açıklama
TMK Madde 928, ipotekli borç senedi ve irat senedinden kaynaklanan borcun tamamını ödeyen borçlunun, alacaklıdan senedi iptal edilmemiş hâlde geri isteme hakkını düzenler. Hüküm, 743 sayılı eski Medenî Kanun’un 842. maddesini karşılamakta ve eski metindeki “Tediye” şeklindeki kenar başlığı, içeriğe daha uygun olan “Ödenen senedin geri verilmesi” ifadesiyle değiştirilmiştir. Madde, kıymetli evrak niteliğindeki rehin senetlerine özgü bir sonuç doğurur: ipotekli borç senedi ve irat senedi, normal ipotekten farklı olarak senede bağlı kıymetli evrak olduğundan, borç sona erse dahi senet kendiliğinden değerini yitirmez. Bu nedenle borçlunun, ödediği borca karşılık senedi geri alması, hem geçmiş borçtan kurtulduğunu belgelemesi hem de senedi yeniden tedavüle çıkarma imkânını koruması bakımından TMK m.918 ile birlikte değerlendirilmesi gereken bir haktır.
Maddenin işleyişinde belirleyici olan husus, borçlunun senedi iptal ettirmeksizin geri isteyebilmesidir. Borçlu, senetten doğan borçların tamamını ödediğinde alacaklı bu senedi geri vermek zorundadır; alacaklı senedi geri vermekten kaçınamaz. Hükmün getirdiği somut yükümlülük, alacaklının senedi yalnızca teslim etmekle kalmayıp onu iptal etmeden, geçerliliğini bozmadan, üzerinde herhangi bir tahribat yapmadan teslim etmesidir. Alacaklı senedi yırtamaz, üzerine iptal şerhi koyamaz veya başka bir şekilde geçersiz hâle getiremez. Çünkü borçlu, geri aldığı bu senedi TMK m.918/2 uyarınca yeniden tedavüle sokma serbestisine sahiptir; senedin iptal edilmesi bu imkânı ortadan kaldırırdı. Borçlunun istemi, kısmî değil borcun tamamen ödenmiş olması koşuluna bağlıdır.
Alacaklının senedi geri vermekten kaçınması veya iptal ederek teslim etmesi hâlinde borçlu, senedin aynen ve sağlam olarak iadesini dava yoluyla talep edebilir; ayrıca senedin geçersiz kılınmasından doğan zararlarını da isteyebilir. Yargıtay’ın kıymetli evrak ve taşınmaz rehnine ilişkin yerleşik yaklaşımında, ödemeyle birlikte senet üzerindeki egemenliğin borçluya geçtiği ve alacaklının elinde tutmaya devam etmesinin haksız olduğu kabul edilir. Somut örnek olarak: bir taşınmaz maliki, lehine düzenlediği irat senedi karşılığındaki borcunu tamamen ödediğinde, alacaklıdan senedi sapasağlam geri alır ve dilerse aynı senedi yeni bir kredi ihtiyacında bir başka alacaklıya devrederek tekrar finansman sağlar. Alacaklı senedi yırtıp teslim ederse, borçlunun bu yeniden tedavül imkânını ihlal etmiş olur ve doğan zarardan sorumlu tutulur. Bu yönüyle madde, senedin ekonomik değerini ödeme sonrasında da koruyan bir güvence işlevi görür.
