TMK 937. Madde
(1) Rehinli taşınmazın maliki veya aracı kurum, ödeme plânına göre kur’a çekmek ve karşılığı ödenen senetleri iptal etmekle yükümlüdür.
(2) İrat senetlerinde bu işlemler Devletçe denetlenir.
TMK 937. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 851 inci maddesini karşılamaktadır. Rehin senetlerinin kura çekilerek ödeme plânına göre ödenmesi ve iptali ile irat senedinde bu işlemlerin Devletçe denetlenmesi düzenlenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 937, seri hâlinde çıkarılan rehinli senetlerin geri ödenmesi sürecinde kur’a çekimi, senet iptali ve denetim yükümlülüklerini düzenler. Birinci fıkraya göre, rehinli taşınmazın maliki veya aracı kurum, ödeme planına göre kur’a çekmek ve karşılığı ödenen senetleri iptal etmekle yükümlüdür. İkinci fıkra ise irat senetlerinde bu işlemlerin Devletçe denetleneceğini öngörür. Hüküm, TMK 936’daki ödeme planı ve 938’deki geri ödemelerin özgülenmesi düzenlemeleriyle birlikte, taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış seri senetlerin (rehinli tahvil ve benzeri ihraçların) itfa sürecini tamamlayan teknik bir kuraldır. Seri ihraçlarda çok sayıda senet ve alacaklı bulunduğundan, ödemelerin hangi senetlere yapılacağının kur’a yöntemiyle belirlenmesi ve ödenen senetlerin tedavülden kaldırılması, sistemin güvenilirliği için zorunludur.
Uygulamada bu yükümlülükler, seri senet ihracının düzenli işleyişini sağlamaya yöneliktir. Ödeme planına göre belirlenen dönemlerde kur’a çekilir; kur’ada çıkan senetlerin karşılığı sahiplerine ödenir ve ödenen senetler iptal edilerek tekrar tedavüle girmeleri önlenir. Bu iptal işlemi kritik öneme sahiptir; çünkü karşılığı ödenmiş bir senedin piyasada dolaşmaya devam etmesi, mükerrer ödeme talebine ve hak sahipliği karmaşasına yol açar. Kur’a çekme ve iptal görevi, senetleri çıkaran taşınmaz malikine ya da onun yerine ihracı üstlenen aracı kuruma yüklenmiştir. İrat senetleri söz konusu olduğunda ise denetim daha da sıkılaştırılmış, bu işlemlerin Devletçe denetlenmesi öngörülmüştür; çünkü irat senetleri belirli bir taşınmazın gelirine bağlı, kamuyu daha yakından ilgilendiren güvence araçlarıdır ve burada kamusal gözetim ihtiyacı artar.
Hukukî sonuç olarak, kur’a ve iptal yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmesi, senet sahiplerinin alacaklarını sıraya uygun ve güvenli biçimde tahsil etmelerini sağlar; iptal edilen senet hukukî değerini yitirir. Bu yükümlülüklere aykırı davranan malik veya aracı kurum, doğan zararlardan sorumlu tutulabilir. Somut bir örnekle: bir kuruluşun çıkardığı seri rehinli senetlerden her yıl belli sayıdaki senet kur’a ile belirlenip ödenirken, aracı kurum kur’ayı usulünce çeker, çıkan senetlerin bedelini sahiplerine öder ve bu senetleri fiziken iptal eder; iptal edilmeyen bir senedin yeniden tedavüle sokulması hâlinde aracı kurum sorumlu olur. Eğer ihraç irat senedi biçimindeyse, kur’a ve iptal işlemleri ayrıca Devletin denetimi altında yürütülür. Mülga olmayan bu hüküm, taşınmaz teminatlı seri senet sisteminin şeffaflığını koruyan denetim mekanizmasını TMK Madde 937 ile somutlaştırır.
