TMK 965. Madde
(1) Borç vadesinde ödenmezse, ödünç veren, borçluya önceden noter aracılığı ile borcunu ödemesini ihtar ettikten sonra rehni icra yoluyla paraya çevirtebilir.
(2) Borçlu, ödünç verene karşı kişisel olarak sorumlu değildir.
TMK 965. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 879 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde kaynak Kanunun 910 uncu maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Maddeyle rehnin para ya çevirme koşulları ile borçlunun rehin verene karşıayrıca kişisel olarak sorumlu olmayacağıdüzenlenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 965, taşınır rehni karşılığı ödünç verme işletmelerinde rehnin paraya çevrilmesini ve borçlunun sorumluluk durumunu düzenler. Birinci fıkraya göre borç vadesinde ödenmezse, ödünç veren, noter aracılığıyla borçluya ödeme ihtarında bulunduktan sonra rehni icra yoluyla paraya çevirtebilir. İkinci fıkra ise borçlunun ödünç verene karşı kişisel olarak sorumlu olmadığını belirtir. Hüküm, rehnin kurulmasını teslim ve makbuza bağlayan TMK m.964 ile arta kalan paranın iadesini düzenleyen TMK m.966’yı bütünler ve bu rehin türünü genel taşınır rehninden ayıran kişisel sorumsuzluk özelliğini ortaya koyar. İcra ve İflas Kanunu’nun rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin hükümleri de bu süreçte uygulama alanı bulur.
Maddenin uygulanmasında, ödünç verenin doğrudan rehni paraya çeviremeyeceği, önce noter aracılığıyla resmî bir ödeme ihtarı yapması gerektiği esastır. Bu ihtar, borçluya son bir ödeme imkânı tanıyan koruyucu bir usuli koşuldur; yokluğunda yapılan paraya çevirme işlemi sakatlanır. İhtara rağmen ödeme yapılmazsa, alacaklı İcra ve İflas Kanunu’nun rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip hükümlerine başvurarak taşınırı sattırır. İkinci fıkranın getirdiği temel yükümlülük sınırlaması ise, alacaklının yalnızca rehin konusu mala başvurabilmesi, borçlunun diğer malvarlığına el atamamasıdır. Bu sınırlama, rehin verenin üstlendiği riski baştan belirlenebilir kılan koruyucu bir kuraldır.
Hükmün en önemli sonucu, borçlunun kişisel sorumluluğunun bulunmamasıdır: rehnedilen taşınırın satış bedeli borcu karşılamaya yetmezse, alacaklı kalan kısım için borçlunun diğer mallarına başvuramaz. Bu kural, küçük borçlular için sosyal koruma işlevi görür; risk, rehnedilen malın değeriyle sınırlıdır. Örneğin değerli bir saatini rehin verip ödünç alan kişi, borcunu ödemezse yalnızca saatini kaybeder; saatin satış bedeli borçtan az çıksa bile alacaklı aradaki farkı borçludan isteyemez. Buna karşılık noter ihtarı yapılmadan girişilen paraya çevirme işlemi geçersizdir. Yargıtay’ın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ihtilaflarına bakan dairelerinin içtihatları, ihtar koşuluna ve sorumluluğun rehin konusu malla sınırlı olmasına bu çerçevede vurgu yapmakta; usulüne uygun ihtar bulunmadan başlatılan takiplerin sakatlanacağını kabul etmektedir.
