TMK 976. Madde
(1) Fiilî hâkimiyetin geçici nitelikteki sebeplerle kullanılmaması veya kullanma olanağının ortadan kalkması zilyetliği sona erdirmez.
TMK 976. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 889 uncu maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak fiilîhâkimiyetin kullanılmasınıengellenmesi ve kesilmesi arasındaki farkın anlaşılabilmesi için maddenin ifadesi değiştirilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 976, zilyetliğin geçici nitelikteki sebeplerle kesilmesinin zilyetliği sona erdirmeyeceğini düzenleyerek zilyetliğin sürekliliğini koruma altına alır. Hükme göre, fiilî hâkimiyetin geçici nitelikteki sebeplerle kullanılmaması veya kullanma olanağının geçici olarak ortadan kalkması zilyetliği sona erdirmez. Bu kural, zilyetlik kavramını tanımlayan TMK m. 973 ve zilyetliğin türlerini düzenleyen m. 974 ile m. 975 ile birlikte değerlendirilmeli; zilyetliğin korunmasına ilişkin m. 981 ve devamındaki hükümlerle bağlantılı okunmalıdır. Madde, fiilî hâkimiyetin her an kesintisiz biçimde fiziken kullanılmasının gerekmediğini kabul ederek zilyetliğe makul bir süreklilik ve esneklik tanır; böylece geçici uzaklaşmalar hak kaybına yol açmaz.
Uygulamada bu hüküm, malikin veya zilyedin maldan geçici olarak uzak kaldığı pek çok yaşam durumunu kapsar. Bir kişinin tatile, seyahate veya tedaviye gitmesi nedeniyle evinden, eşyalarından ya da işyerinden bir süre ayrı kalması; tarımsal bir arazinin mevsimsel nedenlerle işlenmediği dönemler; ya da bir eşyanın kısa süreliğine ulaşılamayacak bir yerde kalması gibi hâllerde fiilî hâkimiyet kâğıt üzerinde kesintiye uğramış görünse de zilyetlik hukuken devam eder. Belirleyici ölçüt, kesilmenin geçici nitelikte olması ve hâkimiyetin yeniden kullanılabilecek olmasıdır; kalıcı ve iradi bir terk söz konusu olduğunda ise zilyetlik gerçekten sona erer ve bu koruma ortadan kalkar.
Bu sürekliliğin sonucu olarak, geçici kesinti döneminde de zilyet, zilyetliğe bağlı dava ve koruma yollarına başvurabilir; örneğin yokluğunda malına el konulması hâlinde zilyetliğin korunması davalarını açabilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, zilyetliğin sona erip ermediğini değerlendirirken kesintinin geçici mi yoksa kalıcı terk niteliğinde mi olduğunu araştırmaktadır. Örneğin, uzun süre yurt dışında çalışmak için memleketinden ayrılan bir kişinin köyündeki evi ve bahçesi üzerindeki zilyetliği, TMK Madde 976 uyarınca bu ayrılık geçici nitelikte kaldığı sürece devam eder; bu süre içinde taşınmaza yapılan haksız bir müdahaleye karşı zilyetlik davası açma hakkını korur ve fiilî hâkimiyetini yeniden tesis edebilir. Aksinin kabulü, kısa süreli her uzaklaşmada zilyetliğin yitirileceği sonucunu doğurur ki bu da hukukî güvenlikle bağdaşmaz.
