TMK ▸ Madde 985

TMK 985. Madde

(1) Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır.

(2) Önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılırlar.

TMK 985. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 898 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığı “Zilyetlik dolayısıyla hakkın korunması” biçiminde ifade edilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak kaynak Kanunun 830 uncu maddesine uygun olarak madde iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

Açıklama

TMK Madde 985, taşınır eşyada zilyetliğe bağlanan en temel varsayımı, yani mülkiyet karinesini düzenler. Birinci fıkraya göre taşınırın zilyedi onun maliki sayılır; bu karine, taşınır mülkiyetinin teslimle kazanılmasını öngören TMK m.763 ile sıkı bir bağ içindedir; çünkü teslim hem mülkiyeti geçiren hem de mülkiyeti dışa yansıtan olgudur. Hüküm, fer’î zilyetlikte karineyi düzenleyen 986. madde ve savunmaya ilişkin 987. madde ile bir sistem oluşturur. Karine, eldeki durumun hukuka uygunluğu yönünde bir varsayım kurar ve ispat yükünü, aksini iddia eden tarafa yükler. İyiniyetin değerlendirilmesinde ise TMK m.3 ölçütü esas alınır.

Uygulamada birinci fıkra, malın kimde bulunduğunu gören üçüncü kişilerin onu malik kabul edebilmesini sağlayarak hem işlem güvenliğini hem de ispat kolaylığını destekler. Taşınırı elinde bulunduran kişi, mülkiyetini ayrıca belgelemek zorunda kalmaz; bu varsayım sayesinde malik olarak hareket edebilir ve mal üzerinde tasarrufta bulunabilir. İkinci fıkra ise karineyi geçmişe taşır: önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılır. Bu kural, malın el değiştirme zinciri içinde her bir önceki zilyedin kendi döneminde malik varsayılmasını sağlayarak, geçmişe yönelik talep ve uyuşmazlıklarda kimin hangi dönemde hak sahibi sayılacağını belirleyen bir ölçüt sunar. Karinenin aksi her zaman ispatlanabilir; çünkü mülkiyet karinesi kesin değil, aksi kanıtlanabilen adi bir karinedir ve yalnızca ispat yükünü dağıtan bir işlev görür.

Bu hükmün pratik sonucu, taşınır mal üzerinde hak iddia eden kişinin değil, malı elinde bulunduranın hukuken korunan konumda olması, aksini ileri sürenin bunu ispatla yükümlü tutulmasıdır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, taşınır zilyedinin malik sayılacağı karinesinin, somut delillerle çürütülmediği sürece geçerliliğini koruyacağını benimsemektedir. Somut örnekle, bir aracı fiilen kullanan ve elinde bulunduran kişi, üçüncü bir kişinin mülkiyet iddiasına karşı TMK Madde 985 gereği malik karinesinden yararlanır; iddia sahibi, aracın gerçekte kendisine ait olduğunu veya zilyedin malik olmadığını kanıtlayamadığı sürece zilyedin konumu korunur ve önceki dönemlerde malı elinde bulunduranlar da o dönemler bakımından malik sayılır.