TMK ▸ Madde 987
Madde 986
MADDE 987

3. Davaya karşı savunma

Madde 988

TMK 987. Madde

(1) Bir taşınırın zilyedi, kendisine karşı açılan her davada üstün hakka sahip olduğu karinesine dayanabilir.

(2) Gasp veya saldırıya ilişkin hükümler saklıdır.

TMK 987. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 900 üncümaddesini karşılamaktadır. Düzenlemek istediği konu dikkate alınarak maddenin başlığı “Dava ya karşısavunma” biçiminde ifade edilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak İsviçre Medenî Kanununun 932 nci maddesi dikkate alınarak madde iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Birinci fıkrada kaynak Kanunda olduğu gibi “üstün hakka sahip olduğu karinesine” ifadesine yer verilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 987, bir taşınırın zilyedine, kendisine karşı açılan davalarda üstün hakka sahip olduğu karinesine dayanma olanağı tanıyarak zilyetlik karinelerinin savunma yönünü düzenler. Hüküm, mülkiyet karinesini öngören 985. madde ile fer’î zilyetlikte karineyi düzenleyen 986. maddenin doğal uzantısıdır; orada karine zilyedin lehine bir varsayım kurarken, burada bu varsayım davalı konumundaki zilyedin elinde bir savunma aracına dönüşür. İyiniyet ve karine kavramları TMK m.3 ile birlikte değerlendirilir. Madde, ispat yükü bakımından önemli bir işlev görür: zilyet, hakkını ayrıca kanıtlamak zorunda kalmadan eldeki durumun ona tanıdığı üstünlüğe dayanabilir ve aksini iddia edenin bunu ispat etmesi gerekir.

Uygulamada birinci fıkra, taşınırın zilyedine kendisine yöneltilen her davada üstün hakka sahip olduğu karinesini ileri sürme imkânı verir. Bu sayede, malın kendisinde haklı bir sebeple bulunduğu varsayılır ve davacı, zilyedin hakkının bulunmadığını veya kendi hakkının daha üstün olduğunu ispatla yükümlü olur. İkinci fıkra ise bu savunmaya bir sınır koyar: gasp ve saldırıya ilişkin hükümler saklı tutulur. Yani zilyetliğini gasp veya haksız el atma yoluyla elde eden kişi, bu karineye dayanarak kendisini koruyamaz; çünkü hukuk düzeni, haksız fiille kurulmuş bir fiilî durumu karine korumasıyla ödüllendirmez. Böylece karine, ancak hukuka uygun yoldan kurulmuş zilyetlikte savunma değeri taşır ve haksız fiille kurulan fiilî hâkimiyet bu üstünlükten yoksun kalır.

Bu hükmün pratik sonucu, malı elinde bulunduran kişinin davada baştan elverişli bir konumda olması, ispat külfetinin esas olarak iddia sahibinin üzerinde kalmasıdır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, taşınır zilyedinin üstün hak karinesinden yararlanacağını, ancak zilyetliğin gasp veya saldırı yoluyla elde edildiğinin kanıtlanması hâlinde bu korumadan söz edilemeyeceğini vurgulamaktadır. Somut örnekle, kendisine devredilen bir tabloyu elinde bulunduran kişi, üçüncü bir kişinin açtığı iade davasında TMK Madde 987 gereği üstün hak karinesine dayanabilir ve davacının tablonun gerçek hak sahibi olduğunu ispatlamasını bekleyebilir; ancak tabloyu zorla almışsa bu savunmadan yararlanamaz.

Madde 986
MADDE 987

3. Davaya karşı savunma

Madde 988