TTK 1282. Madde
(1) Belirlenen günde hazır bulunanlarla duruşma yapılır. Dispeçe karşı, duruşmada veya daha önce bir itiraz yapılmamış olduğu takdirde dispeç onaylanır. İtiraz yapılmışsa ilgililer dinlenir. İtirazın yerinde olduğu görülür veya başka surette bir anlaşmaya varılırsa dispeç buna göre düzeltilerek onaylanır.
(2) İtirazın hemen karara bağlanması imkânının bulunmaması hâlinde, dispeç raporunun itirazın kapsamı dışında kalan kısımları, ayrı bir kararla onaylanır ve itiraz edilen kısım hakkında duruşmaya devam olunur.
TTK 1282. Madde Gerekçesi
Alman Nizasız Kaza Kanununun 155 inci maddesinin birinci ilâ üçüncü fıkralarından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1211 inci maddesinden dili güncelleştirilerek alınmıştır. Mehaz maddenin “yapılan itiraz ile, duruşmaya katılmayan bir ilgilinin hakları etkileniyorsa, o ilgilinin, itirazı kabul etmediği varsayılır” hükmünü havi dördüncü bir fıkrasının da bulunduğu tespit edilmiş, ancak bu fıkranın iktibasına gerek bulunmadığına karar verilmiştir.
TTK 1282. Madde Açıklaması
TTK Madde 1282, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun müşterek avarya hükümlerinin sistematiği içinde dispeçin onaylanması konusunu düzenlemektedir. Müşterek avarya, geminin ve yükün ortak deniz tehlikesinden kurtarılması amacıyla bilerek gerçekleştirilen fedakârlık ve harcamaların tüm menfaat sahipleri arasında orantılı biçimde paylaştırılmasını sağlayan, köklü bir deniz hukuku kurumudur. 6102 sayılı TTK bu kurumu kapsamlı biçimde düzenlemiş; tarafların sözleşmeyle York-Anvers Kuralları’na atıfta bulunma imkânını da korumuştur.
Uygulamada TTK Madde 1282, müşterek avarya dispeçinin hazırlanması, garame payı hesabının yapılması ve alacakların tahsilinde doğrudan işlev görmektedir. dispeçciler, donatan şirketleri, navlun sigortacıları ve yük alacaklıları arasındaki uyuşmazlıklarda bu madde hükmü temel başvuru kaynağını oluşturmaktadır. Örneğin bir geminin fırtına sırasında bir kısım yükü denize atması veya kasıtlı olarak kaporta açılarak güverte altına su alınması gibi durumlarda müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı, TTK Madde 1282’de ortaya konulan ölçütler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Garame payı borçlularının kişisel sorumluluğu ve teminat mekanizmasının işletilmesi de madde kapsamında ayrıca düzenlenmiş; dispeçcilerin tarafsızlık ve denetim yükümlülükleri ise uygulamada sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır.
TTK Madde 1282’nin öngördüğü yükümlülüklerin ihlali, dispeç raporunun geçersizliğine ve garame payı alacaklarının takibinin engellenmesine yol açabilmektedir. Zamanaşımının bir yılda dolmasıyla birlikte alacaklının tüm talep hakları sona ermektedir. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “Alman Nizasız Kaza Kanununun 155 inci maddesinin birinci ilâ üçüncü fıkralarından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1211 in…” Müşterek avarya koşullarının oluşup oluşmadığı ile dispeç raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesinde mahkemeler bu madde hükmünü esas almaktadır. Yargıtay içtihadında müşterek avarya alacaklarının sigorta tazminatıyla ilişkisi ve sigortacının rücu hakkının kapsamı da bu madde sistematığı içinde incelenmektedir. Bu nedenle kargo sigortası poliçelerinin ve navlun sözleşmelerinin bu madde gereklilikleriyle uyumlu biçimde hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
