TTK ▸ Madde 1320
Madde 1319
MADDE 1320

A) Gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar

Madde 1321

TTK 1320. Madde

(1) Geminin malikine, kiracısına, yöneticisine veya işletenine karşı doğmuş olan aşağıdaki alacaklar sahiplerine “gemi alacaklısı hakkı” verir:

a) Ülkelerine getirilme giderleri ve onlar adına ödenmesi gereken sosyal sigorta katılma payları da içinde olmak üzere, gemi adamlarına, gemide çalıştırılmakta olmaları dolayısıyla ödenecek ücretlere ve diğer tutarlara ilişkin istem hakları.

b) Geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya diğer bedensel zararlardan doğan alacaklar.

c) Kurtarma ücreti.

d) Liman, kanal, diğer su yolları, karantina ve kılavuzluk için ödenecek resimler.

e) Gemide taşınan eşya, konteynerler ve yolcuların eşyalarına gelecek olan zıya veya hasar dışında, geminin işletilmesinin sebep olduğu maddi zıya veya hasardan doğan ve haksız fiile dayanan alacaklar.

f) Müşterek avarya garame payı alacakları.

(2) Birinci fıkranın (b) ve (e) bentlerinde yazılı alacaklar;

a) Deniz yolu ile petrol veya diğer tehlikeli ya da zararlı maddelerin taşınması ile bağlantılı olarak ortaya çıkıp da milletlerarası sözleşmelere yahut millî mevzuata göre kusursuz sorumluluk ve zorunlu sigorta ile ya da diğer yollardan teminat altına alınması öngörülen zararların,

b) Radyoaktif maddelerden veya radyoaktif maddelerin zehirli ya da patlayıcı maddeler veya nükleer yakıt yahut radyoaktif ürünler ya da atıklardan oluşan diğer tehlikeli maddeler ile bileşiminden kaynaklanan zararların, sonucunu oluşturdukları veya bu zararlardan doğdukları takdirde, sahiplerine gemi alacaklısı hakkı vermezler.

(3) Türkiye’de yargı yoluyla ileri sürülen bir alacağın gemi alacaklısı hakkı verip vermediği, Türk hukuku uyarınca belirlenir.

TTK 1320. Madde Gerekçesi

Bu madde, 1993 tarihli Sözleşmenin 4 üncü maddesinden alınmıştır. Mehaza uygun olarak, herhangi bir kişinin borçlu olması yeterli görülmemiş, şahsi borçlunun “malik veya kiracı veya yönetici veya işleten” olması şartı aranmıştır. Özellikle dikkat çekilmesi gereken bir husus, birinci fıkranın (c) bendi uyarınca yalnızca “kurtarma ücreti” (Tasarının 1304 üncü maddesi) için gemi alacaklısı hakkının tanınmış olmasıdır; buna karşılık kurtarıcının özel tazminata ilişkin alacakları (Tasarının 1312 nci maddesi), gemi alacağı niteliğinde değildir. Öte yandan birinci fıkranın (d) bendinde, uygulamada doğabilecek tereddütleri gidermek üzere “karantina paraları” açıkça sayılmıştır. Müşterek avarya garame payı alacakları 1993 tarihli Sözleşmede gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar arasında sayılmamıştır. Anılan Sözleşmenin 6 ncı maddesinin âkit devletlere verdiği yetkiden istifade ile, müşterek avarya alacaklarının dahi alacaklısına gemi alacaklısı hakkı bahşedeceği, maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilmiştir. 6762 sayılı Kanunun 1235 inci maddesinin beşinci bendine göre gemi alacaklısı hakkı bahşolunan müşterek avarya garame payı alacaklılarının, bu haktan istifadeye devam etmeleri, hakkaniyet ilkesine ve denizcilik uygulamasına uygun görülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki “petrol” terimi Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Hukukî Sorumluluğu İle İlgili 22/11/1992 tarihli Uluslararası Sözleşmenin Resmî Gazete’de yer alan çevirisinde kullanıldığı için metne alınmıştır.

TTK 1320. Madde Açıklaması

TTK Madde 1320, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun gemi alacaklısı hakkına ilişkin hükümleri çerçevesinde gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar konusunu düzenlemektedir. Gemi alacaklısı hakkı, tescil gerektirmeyen ve belirli deniz alacaklarından kaynaklanan, gemi üzerinde kanun gereği doğan özel nitelikte bir ayni güvence hakkıdır. Bu hak, alacaklılara ipotek alacaklılarına göre dahi öncelikli bir güvence sağlamakta; geminin el değiştirmesinden bağımsız olarak varlığını sürdürmekte ve uluslararası deniz ticaretinin finansmanında kritik bir işlev üstlenmektedir.

Uygulamada TTK Madde 1320, gemi üzerindeki güvence haklarının kapsamı, öncelik sıralaması ve icra prosedürü açısından belirleyici sonuçlar doğurmaktadır. gemi ipoteği alacaklıları, gemi adamları, kurtarma şirketleri ve liman idareleri arasındaki uyuşmazlıklarda alacağın güvence altına alınması ve öncelik sırası bu madde hükmü çerçevesinde belirlenmektedir. Gemi alacaklısı hakkı tescile gerek olmaksızın doğmakta; ipotek alacaklılarına karşı dahi öncelik sağlamakta ve geminin el değiştirmesiyle sona ermemektedir. Bu özellik, özellikle uluslararası sefer yapan gemilerin Türk limanlarında hacze konu olması ya da zorunlu satışa çıkarılması hâllerinde uygulamacıların en kritik normatif dayanağını oluşturmaktadır. Alacaklının rehin hakkını kullanabilmesi için öngörülen süre içinde harekete geçmesi şart olup bu sürenin kaçırılması hakkın düşmesine yol açmaktadır.

TTK Madde 1320 kapsamındaki gemi alacaklısı haklarının öncelik sıralamasına ilişkin uyuşmazlıklar, özellikle zorunlu gemi satışlarında ve icra takiplerinde belirleyici hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “Bu madde, 1993 tarihli Sözleşmenin 4 üncü maddesinden alınmıştır.” Bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmasıyla birlikte hak düşmekte; bu süre mahkemelerce katı biçimde uygulanmaktadır. Gemi alacaklısı hakkının devri veya intikali de bu madde çerçevesinde ayrıca düzenlenmiştir. Yargıtay’ın deniz icra hukukuna ilişkin kararlarında gemi üzerindeki ipotek, kanuni rehin ve gemi alacaklısı haklarının yarışmasının nasıl çözümleneceği, TTK Madde 1320’nin öngördüğü öncelik sıralaması esas alınarak belirlenmekte; uluslararası bağlantılı uyuşmazlıklarda hangi hukukun uygulanacağı meselesi ise özellikle ayrı bir inceleme konusu oluşturmaktadır.

Madde 1319
MADDE 1320

A) Gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar

Madde 1321