TTK 1321. Madde
(1) Gemi alacağı, sahibine, gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı verir.
(2) Gemi malikinin mülkiyetinde bulunmayan eklentiler rehnin kapsamına girmez. Bir sigorta sözleşmesine göre donatana ödenecek sigorta tazminatı rehnin kapsamında değildir.
(3) Rehin, geminin zıyaı veya hasara uğramasından dolayı donatanın üçüncü kişilere karşı sahip olduğu tazminat istemini de kapsar. Müşterek avarya hâllerinde feda edilen veya hasara uğrayan şeyler için verilen tazminat, gemi alacaklıları için, tazminatın karşılık olduğu şeyler yerine geçer.
(4) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerine ait olup, denizde menfaat sağlamak amacına tahsis edilmeyen veya fiilen böyle bir amaçla kullanılmayan gemiler üzerinde kanuni rehin hakkı doğmaz. Şu kadar ki, bu tüzel kişiler, gemi alacaklılarına karşı gemi ve eklentisinin, alacakların doğduğu yolculuk sonundaki değeri gemi alacaklıları arasında kanuni sıralarına göre paylaştırılmış olsa idi, alacaklılara düşecek miktar ne idi ise, o alacaklılara karşı o oranda öncelikle sorumlu olurlar.
(5) Gemi alacağının verdiği kanuni rehin hakkı, gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir.
TTK 1321. Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası, Alm. TK.’nın 755 inci paragrafının birinci fıkrasından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1236 ncı maddesinin birinci fıkrasından alınmıştır. Maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uygulamada yaşanan tereddütleri ortadan kaldırmak için metne eklenmiştir. İkinci cümle 1993 tarihli Sözleşmenin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasından alınmıştır. Maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, gemi yerine kaim olan tazminatın rehnin kapsamına dahil olduğu hususunu açıklamak üzere maddeye ilave edilen yeni bir hükümdür; ikinci cümlesi ise Alm. TK.’nın 775 inci paragrafının birinci fıkrasından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1256 ncı maddesinin birinci fıkrasından alınmıştır. Maddenin dördüncü fıkrası 6762 sayılı Kanunun Hükûmet Tasarısında yer alıp Adliye Encümeninde değiştirilen 1236 ncı maddesinin üçüncü fıkrasından esinlenilerek Tasarıya alınmış yeni bir hükümdür; deniz serveti ile sınırlı sorumluluk terk edildiği için, bu fıkrada sayılan gemiler bakımından gemi alacaklılarına kanuni rehin hakkı değil, rehin değeri kadar öncelik hakkı tanındığı, bakiyenin ise adî alacak sayıldığı vurgulanmıştır. Maddenin beşinci fıkrası Alm. TK.’nın 755 inci paragrafının ikinci fıkrasından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1236 ncı maddesinin ikinci fıkrasından alınmıştır.
TTK 1321. Madde Açıklaması
TTK Madde 1321, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun gemi alacaklısı hakkına ilişkin hükümleri çerçevesinde kapsamı konusunu düzenlemektedir. Gemi alacaklısı hakkı, tescil gerektirmeyen ve belirli deniz alacaklarından kaynaklanan, gemi üzerinde kanun gereği doğan özel nitelikte bir ayni güvence hakkıdır. Bu hak, alacaklılara ipotek alacaklılarına göre dahi öncelikli bir güvence sağlamakta; geminin el değiştirmesinden bağımsız olarak varlığını sürdürmekte ve uluslararası deniz ticaretinin finansmanında kritik bir işlev üstlenmektedir.
Uygulamada TTK Madde 1321, gemi üzerindeki güvence haklarının kapsamı, öncelik sıralaması ve icra prosedürü açısından belirleyici sonuçlar doğurmaktadır. gemi ipoteği alacaklıları, gemi adamları, kurtarma şirketleri ve liman idareleri arasındaki uyuşmazlıklarda alacağın güvence altına alınması ve öncelik sırası bu madde hükmü çerçevesinde belirlenmektedir. Gemi alacaklısı hakkı tescile gerek olmaksızın doğmakta; ipotek alacaklılarına karşı dahi öncelik sağlamakta ve geminin el değiştirmesiyle sona ermemektedir. Bu özellik, özellikle uluslararası sefer yapan gemilerin Türk limanlarında hacze konu olması ya da zorunlu satışa çıkarılması hâllerinde uygulamacıların en kritik normatif dayanağını oluşturmaktadır. Alacaklının rehin hakkını kullanabilmesi için öngörülen süre içinde harekete geçmesi şart olup bu sürenin kaçırılması hakkın düşmesine yol açmaktadır.
TTK Madde 1321 kapsamındaki gemi alacaklısı haklarının öncelik sıralamasına ilişkin uyuşmazlıklar, özellikle zorunlu gemi satışlarında ve icra takiplerinde belirleyici hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “TK.’nın 755 inci paragrafının birinci fıkrasından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1236 ncı maddesinin birinci fıkrasından…” Bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmasıyla birlikte hak düşmekte; bu süre mahkemelerce katı biçimde uygulanmaktadır. Gemi alacaklısı hakkının devri veya intikali de bu madde çerçevesinde ayrıca düzenlenmiştir. Yargıtay’ın deniz icra hukukuna ilişkin kararlarında gemi üzerindeki ipotek, kanuni rehin ve gemi alacaklısı haklarının yarışmasının nasıl çözümleneceği, TTK Madde 1321’nin öngördüğü öncelik sıralaması esas alınarak belirlenmekte; uluslararası bağlantılı uyuşmazlıklarda hangi hukukun uygulanacağı meselesi ise özellikle ayrı bir inceleme konusu oluşturmaktadır.
