TTK 1322. Madde
(1) Gemi alacaklılarının rehin hakkı ana parayı, faizi, takip ve yargılama giderlerini aynı surette temin eder.
(2) Gemi bir donatma iştiraki tarafından işletildiği takdirde gemi alacaklarına, bir tek donatanın mülkiyetindeymiş gibi karşılık oluşturur.
TTK 1322. Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası Alm. TK.’nın 760 ıncı paragrafından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1241 inci maddesinden; ikinci fıkrası ise keza Alm. TK.’nın 763 üncü paragrafından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1244 üncü maddesinden alınmıştır. 6762 sayılı Kanunun 1244 üncü maddesi hükmü donatma iştirakine ait geminin, gemi alacaklarına ne şekilde karşılık teşkil edeceğini gösterdiği için bu maddenin ikinci fıkrasına alınmıştır.
TTK 1322. Madde Açıklaması
TTK Madde 1322, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun gemi alacaklısı hakkına ilişkin hükümleri çerçevesinde temin ettiği alacaklar konusunu düzenlemektedir. Gemi alacaklısı hakkı, tescil gerektirmeyen ve belirli deniz alacaklarından kaynaklanan, gemi üzerinde kanun gereği doğan özel nitelikte bir ayni güvence hakkıdır. Bu hak, alacaklılara ipotek alacaklılarına göre dahi öncelikli bir güvence sağlamakta; geminin el değiştirmesinden bağımsız olarak varlığını sürdürmekte ve uluslararası deniz ticaretinin finansmanında kritik bir işlev üstlenmektedir.
Uygulamada TTK Madde 1322, gemi üzerindeki güvence haklarının kapsamı, öncelik sıralaması ve icra prosedürü açısından belirleyici sonuçlar doğurmaktadır. gemi ipoteği alacaklıları, gemi adamları, kurtarma şirketleri ve liman idareleri arasındaki uyuşmazlıklarda alacağın güvence altına alınması ve öncelik sırası bu madde hükmü çerçevesinde belirlenmektedir. Gemi alacaklısı hakkı tescile gerek olmaksızın doğmakta; ipotek alacaklılarına karşı dahi öncelik sağlamakta ve geminin el değiştirmesiyle sona ermemektedir. Bu özellik, özellikle uluslararası sefer yapan gemilerin Türk limanlarında hacze konu olması ya da zorunlu satışa çıkarılması hâllerinde uygulamacıların en kritik normatif dayanağını oluşturmaktadır. Alacaklının rehin hakkını kullanabilmesi için öngörülen süre içinde harekete geçmesi şart olup bu sürenin kaçırılması hakkın düşmesine yol açmaktadır.
TTK Madde 1322 kapsamındaki gemi alacaklısı haklarının öncelik sıralamasına ilişkin uyuşmazlıklar, özellikle zorunlu gemi satışlarında ve icra takiplerinde belirleyici hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “TK.’nın 760 ıncı paragrafından iktibas edilmiş olan 6762 sayılı Kanunun 1241 inci maddesinden; ikinci fıkrası ise keza Alm.” Bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmasıyla birlikte hak düşmekte; bu süre mahkemelerce katı biçimde uygulanmaktadır. Gemi alacaklısı hakkının devri veya intikali de bu madde çerçevesinde ayrıca düzenlenmiştir. Yargıtay’ın deniz icra hukukuna ilişkin kararlarında gemi üzerindeki ipotek, kanuni rehin ve gemi alacaklısı haklarının yarışmasının nasıl çözümleneceği, TTK Madde 1322’nin öngördüğü öncelik sıralaması esas alınarak belirlenmekte; uluslararası bağlantılı uyuşmazlıklarda hangi hukukun uygulanacağı meselesi ise özellikle ayrı bir inceleme konusu oluşturmaktadır.
