TTK 395. Madde
(1) Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz.
(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/17 md.) Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan 393 üncü maddede sayılan yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Aksi hâlde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilir.
(3) 202 nci madde hükmü saklı kalmak şartıyla, şirketler topluluğuna dâhil şirketler birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilirler.
(4) Bankacılık Kanununun özel hükümleri saklıdır.
TTK 395. Madde Gerekçesi
Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunun 334 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü, bazı değişikliklerle aynen alınarak, içtihatlarla ve doktrindeki görüşlerle oluşan birikim korunmuştur. Değişikliklerden birincisi mevcut metinde yer alan “şirket konusuna giren ticarî bir muamele” ibaresidir. Bu ibare hükmü gereksiz yere daraltmakta, yorum güçlüklerine sebep olmaktadır. Şirkete bir arsa ya da pay senedi satmak bir ticarî işlem midir? Bazı yazarlar her türlü sözleşmeyi hükmün kapsamına sokarken, bazıları da ticarî nitelik arıyordu. Zaten bu ibare 6762 sayılı Kanunun 137 nci maddesi sebebiyle anlamsızdır veya en azından yanlış ifade edilmiştir. İkinci fıkra: İkinci fıkra tamamen yeni olup, bir açıdan sermayenin (malvarlığının) korunması ilkesinin gereğidir. Hüküm bir anlamda 358 inci maddenin tamamlayıcısıdır ve uygulamada sıkça rastlanılan kötüye kullanmaların engellenmesini amaçlamaktadır.
Açıklama
TTK Madde 395, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket yönetimine ilişkin hükümleri çerçevesinde, yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapmasını ve şirkete borçlanmasını kısıtlayan emredici kuralları içermektedir. Yöneticilerin görevleri dolayısıyla elde edebilecekleri çıkar çatışmalarını önlemek amacıyla getirilmiş olan bu hüküm, kurumsal yönetim ilkelerinin anonim şirket hukukuna yansımasını somutlaştırmaktadır. Düzenleme, TTK m.393, TTK m.202 hükümleriyle birlikte bir bütün oluşturmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun vekâlet ilişkisine dair özen ve sadakat yükümlülüklerine dair hükümler de bu düzenlemeye temel oluşturmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin yakın aile bireylerini kapsayan ilişkili taraf işlemleri, perde arkası ilişkiler ve şirket varlıklarının kişisel amaçlarla kullanımı da bu hükmün güvence altına almak istediği durumlar arasındadır. İlgili SPK tebliğleri halka açık şirketlerde bu kısıtlamaların kapsamını önemli ölçüde genişletmektedir.
Uygulamada TTK Madde 395, yönetim kurulu üyelerinin şirketle iş ilişkisi kurması ya da borç altına girmesi bakımından genel kurul onayı gerektiren bir filtre mekanizması oluşturmaktadır. Örneğin yönetim kurulu üyesinin şirkete işyeri kiralaması, mal satması veya şirketten nakit borç alması bu madde kapsamındaki işlemler arasındadır. Söz konusu onay alınmadan yapılan işlemler, hem butlan hem de tazminat sorumluluğuna yol açabilmektedir. Halka açık şirketlerde SPK’nın ilişkili taraf işlemlerine ilişkin tebliğleri ek bağımsız yönetim kurulu üyesi onayı öngörmekte; bu da uygulamada çift katmanlı bir denetim mekanizması yaratmaktadır. Vergi mevzuatı açısından da söz konusu işlemlerin emsale uygunluğu ayrıca denetlenmektedir.
TTK Madde 395’ye aykırı işlemlerin hukuki yaptırımı çok boyutludur: genel kurul onayı alınmaksızın yapılan işlemler batıl sayılabilmekte, yönetim kurulu üyesi işlemden elde ettiği kazancı şirkete iade etmekle yükümlü tutulabilmekte ve tazminat sorumluluğu doğabilmektedir. Yargıtay, ilgili yönetim kurulu üyesinin oylamada oy kullanmaması gerektiğini ve bu kurala aykırı hareket edilmesinin kararın geçerliliğini etkileyeceğini kabul etmektedir. Aynı zamanda cezai sorumluluk da gündeme gelebileceğinden uygulamada söz konusu işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin özenle yapılması kaçınılmazdır.
