TTK 454. Madde
(1) Genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesine, yönetim kuruluna sermayenin arttırılması konusunda yetki verilmesine dair kararıyla yönetim kurulunun sermayenin arttırılmasına ilişkin kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikte ise bu karar anılan pay sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda, aşağıdaki hükümler uyarıca, alacakları bir kararla onanmadıkça uygulanamaz.
(2) Yönetim kurulu, en geç genel kurul kararının ilan edildiği tarihten itibaren bir ay içinde özel kurulu toplantıya çağırır. Aksi hâlde, her imtiyazlı pay sahibi yönetim kurulunun çağrı süresinin son gününden başlamak üzere, onbeş gün içinde, bu kurulun toplantıya çağrılmasını şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir.
(3) Özel kurul imtiyazlı payları temsil eden sermayenin yüzde altmışının çoğunluğuyla toplanır ve toplantıda temsil edilen payların çoğunluğuyla karar alır. İmtiyazlı pay sahiplerinin haklarının ihlal edildiği sonucuna varılırsa karar gerekçeli bir tutanakla belirtilir. Tutanağın on gün içinde şirket yönetim kuruluna teslimi zorunludur. Tutanakla birlikte, genel kurul kararının onaylanmasına olumsuz oy verenlerin, en az nisabı oluşturan sayıda imzalarını içeren liste ile bu maddenin sekizinci fıkrası hükmü gereği açılabilecek dava için geçerli olmak üzere ortak bir tebligat adresi de yönetim kuruluna verilir. Tutanak, birlikte verilen bilgilerle beraber tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. Bu hükümdeki şartlara uyulmadığı takdirde özel kurul kararı alınmamış sayılır.
(4) Genel kurulda, imtiyazlı payların sahip veya temsilcileri, esas sözleşmenin değiştirilmesine, üçüncü fıkrada öngörülen toplantı ve karar nisabına uygun olarak olumlu oy vermişlerse ayrıca özel toplantı yapılmaz.
(5) Çağrıya rağmen, süresi içinde özel kurul toplanamazsa, genel kurul kararı onaylanmış sayılır.
(6) Özel kurul toplantısında, 407 nci maddenin üçüncü fıkrası çerçevesinde, Bakanlık temsilcisi de hazır bulunur ve tutanağı imzalar.
(7) Yönetim kurulu, özel kurulun onaylamama kararı aleyhine, karar tarihinden itibaren bir ay içinde, genel kurulun söz konusu kararının pay sahiplerinin haklarını ihlal etmediği gerekçesi ile, bu kararın iptali ile genel kurul kararının tescili davasını, şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açabilir.
(8) İptal davası, genel kurul kararının onaylanmasına olumsuz oy kullananlara karşı yöneltilir.
TTK 454. Madde Gerekçesi
Hüküm, bazı değişikliklerle 6762 sayılı Kanunun 389 uncu maddesinin tekrarıdır. Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunun 389 uncu maddenin birinci cümlesini karşılayan birinci fıkradaki, bazı sözcüklerin yenilenmesi dışındaki tek değişiklik “infaz edilemez” yerine “uygulanamaz” sözcüğünün kullanılmasıdır. Bu değişiklik genel kurul kararına daha uygun olup herhangi bir farklı hükme ve sonuca sebep olmaz; dayanak oluşturmaz. “İnfaz” sözcüğü mahkeme kararlarının yerine getirilmesi anlamını ifade etmektedir. İkinci fıkra: İkinci fıkra hem yönetim kuruluna belli sürelere uyarak özel kurulu toplantıya çağırma zorunluğu getirilmiş hem de bu kurulun ihmâli halinde, her imtiyaz sahibine çağrı için mahkemeye başvurma hakkı tanıyarak özel kurulun toplantıya çağrılmaması tehlikesini ortadan kaldırılmıştır. Üçüncü fıkra: Üçüncü fıkrada, genel kuruldan farklı bir şekilde, özel kurul için özel toplantı ve karar nisabı gösterilmiştir. İzleyen toplantılarda düşmeyen bu ağır nisaplarla şirketin korunması ve küçük bir çoğunlukla olumsuz karar alınmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca imtiyazlı pay haklarının ihlâl edilmesi halinde gerekçenin belirtilmesi zorunluğu öngörülerek mahkemelerin denetlemelerini kolaylaştırmak amacı güdülmüştür. Bu zorunluluk özellikle maddenin son fıkrası yönünden gerekli görülmüştür. Dördüncü fıkra: Dördüncü fıkra 6762 sayılı Kanunun yürürlüğü döneminde çok tartışılan bir sorunu çözüme ulaştırmaktadır. Beşinci fıkra: Bu yeni hüküm şirketi korumak amacıyla öngörülmüştür. Çağrıya rağmen toplantının nisaplara ulaşılamadığı için yapılmaması, genel kurul kararının sürüncemede kalması sonucunu doğurmakta ve uygulamanın gecikmesi, şirkete zarar vermektedir. Altıncı fıkra: 6762 sayılı Kanundaki boşluk açık bir hükümle doldurulmuştur. Yedinci fıkra: Özel kurulun kararının iptalinin dava edilebilmesi 6762 sayılı Kanunda yer almamakla birlikte ancak doktrin ve Yargıtay tarafından kabul edilmişti. Son fıkra, bu boşluğu kısa, açık bir hükümle doldurmaktadır. Hükümde davalı gösterilmiş ve dava açma süresi kısaltılmıştır.
Açıklama
TTK Madde 454, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirkete ilişkin düzenlemeleri kapsamında i̇mtiyazlı pay sahipleri özel kurulu hususunu ele almaktadır. Anonim şirketin temel belgesi niteliğindeki esas sözleşmenin değiştirilmesi, hem şirketin özgünlüğünü koruması hem de değişen ekonomik koşullara uyum sağlaması açısından kritik bir süreçtir. Düzenleme, TTK m.407 hükümleriyle birlikte bir bütün oluşturmaktadır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın onayı, ticaret sicili tescili ve imtiyazlı pay sahipleri özel kuruluna ilişkin hükümler de bu düzenlemenin ayrılmaz parçalarıdır.
Uygulamada TTK Madde 454, anonim şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesi sürecinde gerekli nisapların sağlanması, Bakanlık izninin alınması ve ticaret siciline tescil yükümlülükleri açısından temel başvuru kaynağı oluşturmaktadır. Özellikle imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını etkileyen esas sözleşme değişikliklerinde bu pay sahipleri için ayrı bir onay mekanizması işletilmektedir. Uygulamada şirketin faaliyet konusunun değiştirilmesi, sermayenin artırılması ya da azaltılması ile yönetim yapısının yeniden şekillendirilmesi gibi köklü değişikliklerde bu madde hükmünün usul açısından eksiksiz uygulanması zorunludur. Esas sözleşme değişikliğinin hazırlık aşamasında hukuki danışmanlık alınması, değişikliğin mevcut ortaklık yapısı, imtiyazlı paylar ve iç yönerge üzerindeki etkilerinin önceden değerlendirilmesi önerilmektedir. Bakanlık izninin kapsamı bakımından ticaret hukuku mevzuatı ve ilgili yönetmelikler belirleyici ölçütleri ortaya koymaktadır.
TTK Madde 454’ye aykırı biçimde gerçekleştirilen esas sözleşme değişikliği tescil talebinin ticaret sicili müdürlüğünce reddedilmesi, bunun yanı sıra usulsüz değişiklik kararına karşı iptal davası yoluna gidilmesi mümkündür. Bakanlık izninin alınmadan ya da imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun onayı sağlanmadan gerçekleştirilen değişiklikler butlan ile sakattır. Yargıtay bu alandaki kararlarında nisap şartlarına ve özel kurulun toplanma usulüne ilişkin olarak katı bir standart benimsemektedir. Esas sözleşme değişikliklerinde yönetim kurulunun hazırlık sorumluluğu ve olası hata veya eksiklikler nedeniyle doğabilecek tazminat yükümlülüğü de göz ardı edilmemelidir. Tescil öncesi noter onayı ile ticaret sicili denetiminin usulsüzlükleri erken aşamada tespit etmeye yaradığı da dikkat çekilmesi gereken önemli bir husustur.
