TTK 707. Madde
(1) Belirli bir günde ödenecek bir poliçenin düzenlenme yeri ile ödeme yeri arasında takvim farkı bulunduğu takdirde, vade, ödeme yerinin takvimine göre belirlenmiş sayılır.
(2) Takvimleri farklı olan iki yer arasında düzenlenen bir poliçe, düzenlenme gününden belirli bir süre sonra ödenecekse, düzenlenme günü, ödeme yerindeki takvim gününe dönüştürülmek suretiyle vade hesap edilir.
(3) Poliçelerin ibraz sürelerinin hesabında da birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
(4) Poliçedeki bir kayıttan veya poliçenin içeriğinden, amacın başka olduğu anlaşılırsa, bu madde hükümleri uygulanmaz.
TTK 707. Madde Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 619 uncu maddesinden Tasarıya aktarılan bu hükmün kaynağı CBA’nın 37 nci maddesidir. İsv. BK’nın 1027 nci maddesinin Fransızcasında dördüncü fıkrada “amacın başka olduğu” yerine “amacın değişik kurallar kabul etmek olduğu” denilmiştir. Tasarıda Fransızca metne uygun bir değişikliğe gerek görülmemiştir.
Açıklama
Sınır ötesi ticaretin yoğun olduğu kambiyo ilişkilerinde, düzenlenme yeri ile ödeme yeri farklı takvim sistemlerine tabi olabilir. TTK Madde 707, bu takvim çatışmasını çözerek vadenin hangi yerin takvimine göre hesaplanacağını açıklığa kavuşturur. Hüküm, kaynağını 6762 sayılı Kanunun 619 uncu maddesi ile Cenevre Birliği Anlaşmasının 37 nci maddesinden alır ve İsviçre Borçlar Kanunu m. 1027 ile paraleldir. Vade ve ibraz sürelerini düzenleyen TTK m. 703 ile m. 708 hükümleriyle birlikte uygulanması gereken bu kural, uluslararası poliçelerde hukuki belirliliği sağlamayı amaçlar. Gerekçede de işaret edildiği gibi, kaynak metnin Fransızca ve Almanca versiyonları arasındaki ifade farkı esasa etki etmemiş, hüküm anlam bütünlüğü korunarak aktarılmıştır.
Düzenlemenin işleyişi üç temel ilke üzerine kuruludur. Belirli bir günde ödenecek poliçede vade, ödeme yerinin takvimine göre belirlenir; böylece borçlunun bulunduğu yerin zaman ölçüsü esas alınır. Düzenlenme gününden belirli süre sonra ödenecek poliçede ise düzenlenme günü ödeme yerindeki takvim gününe dönüştürülür ve süre buradan işletilir. Aynı dönüştürme yöntemi ibraz sürelerinin hesabında da uygulanır. Tarafların yükümlülüğü, vadeyi ve ibraz tarihlerini bu dönüştürme kuralı çerçevesinde hesaplayarak başvuru ve ödeme işlemlerini doğru günde yapmaktır. Bu hesabın sağlıklı yürütülmesi, özellikle farklı zaman sistemlerine sahip ülkeler arasında düzenlenen senetlerde hak kayıplarının önüne geçer.
TTK Madde 707, dördüncü fıkrasında önemli bir esneklik tanır: poliçedeki bir kayıttan veya senedin içeriğinden tarafların başka bir amaç güttüğü anlaşılırsa, takvim dönüştürme kuralları uygulanmaz ve iradeye üstünlük tanınır. Bu, kambiyo senetlerinde irade serbestisinin korunduğu noktalardan biridir. Örneğin Hicri ve Miladi takvim kullanan iki ülke arasında düzenlenen bir poliçede, taraflar açıkça belirli bir takvimi esas aldıklarını yazmışlarsa bu kayıt geçerli sayılır. Aksi hâlde vade, ödeme yerindeki takvime göre hesaplanır; bu da hamilin başvuru süresini ve borçlunun temerrüt anını doğrudan etkiler. Uygulamada bu hesabın yanlış yapılması, ödememe protestosunun süresinde çekilmemesine ve müracaat haklarının yitirilmesine neden olabilir. Bu nedenle uluslararası poliçelerde takvim farkının baştan açıkça kararlaştırılması, ileride doğacak ihtilafları önleyen pratik bir tedbirdir.
