TTK 750. Madde
(1) Zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir.
TTK 750. Madde Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 662 nci maddesinden, dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.
Açıklama
Kıymetli evrakta zamanaşımının kısa süreli olması, alacaklının haklı taleplerini koruyabilmesi için kesme imkânıyla dengelenmiştir. TTK Madde 750, poliçeden doğan istemlerde zamanaşımını kesen sebepleri sınırlı biçimde sayar ve böylece alacaklının hangi davranışlarla süreyi durdurabileceğini belirginleştirir. Hüküm, bir önceki maddede öngörülen üç, bir ve altı aylık sürelerle birlikte değerlendirilmelidir; zira kesme imkânı bu kısa süreler karşısında alacaklıya nefes alma alanı tanır. Düzenleme, 6762 sayılı eski Kanunun 662 nci maddesinden dili güncelleştirilerek alınmış olup, genel borçlar hukukundaki kesme sebepleriyle paralel ancak poliçenin özelliklerine uyarlanmış bir çerçeve çizer.
Maddeye göre zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi ya da alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir. Bu sebeplerin her biri, alacaklının alacağını izlediğini açıkça ortaya koyan, hukuken belgelenebilir işlemlerdir. Alacaklı için en yaygın yol icra takibi başlatmak veya doğrudan dava açmaktır; düzenleyen iflas etmişse alacağın masaya kaydı da süreyi keser. Davanın ihbarı, özellikle rücu zincirinde, henüz dava edilmemiş bir borçluya karşı sürenin korunmasını sağladığı için pratikte önem taşır. Sayılan sebeplerin sınırlı oluşu, alacaklının yalnızca pasif bir bildirim veya ihtar ile süreyi kesemeyeceği, etkin bir hukuki adım atması gerektiği anlamına gelir.
Kesme sebeplerinden birine başvurulmaması, kısa sürenin dolmasıyla alacağın takip edilemez hâle gelmesi sonucunu doğurur; bu durumda borçlunun ileri süreceği zamanaşımı def’i istemi sonuçsuz bırakır. Yargıtay uygulamasında, alacaklının yalnızca ihtarname göndermesinin poliçe zamanaşımını kesmeye yetmediği, kesme için maddede sayılan işlemlerden birinin yapılması gerektiği istikrarlı biçimde benimsenir. Örneğin bir aylık başvuru süresinin son günlerinde icra takibi başlatan hamil süreyi keserken, yalnızca borçluya ihtar çeken hamil süreyi koruyamaz ve takip imkânını yitirebilir. Bu yüzden TTK Madde 750 kapsamında alacaklının, sürenin sonunu beklemeden dava ya da takip gibi somut bir adımı zamanında atması, alacağın güvence altına alınması bakımından belirleyicidir. Kesme işleminin belgelenebilir nitelikte olması da, ileride doğacak bir uyuşmazlıkta sürenin gerçekten durdurulduğunu ispat etmeyi kolaylaştırır.
