TTK 766. Madde
(1) Bir kişinin poliçe ile borçlanması için gereken ehliyet tabi bulunduğu devletin hukukuna göre belirlenir. Bu hukuk diğer bir ülkenin hukukuna göndermede bulunuyorsa, o hukuk uygulanır.
(2) Birinci fıkrada öngörülen hukuk gereğince ehliyete sahip olmayan kişi, hukuku bakımından kendisini ehil sayan bir ülkede imza koymuşsa, orada olduğu gibi geçerli şekilde borçlanır.
TTK 766. Madde Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 678 inci maddesinden, dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.
Açıklama
Poliçenin uluslararası ticarette sıkça kullanılan bir araç olması, farklı ülke vatandaşlarının taraf olduğu uyuşmazlıklarda hangi hukukun uygulanacağı sorusunu öne çıkarır. TTK Madde 766, kişinin poliçe ile borçlanma ehliyetini hangi devletin hukukuna göre belirleneceğini düzenleyerek kambiyo hukukunun kanunlar ihtilafı boyutunu çözer. Ehliyet, bir kişinin geçerli biçimde borç altına girip giremeyeceğini belirleyen temel bir konu olduğundan, milletlerarası nitelikli poliçelerde bu noktanın açıkça bağlanması gerekir. Hüküm, milletlerarası özel hukuk ilkeleriyle uyumlu bir çözüm getirir ve 6762 sayılı eski Kanunun 678 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aktarılmıştır.
Maddenin birinci fıkrasına göre poliçeyle borçlanma ehliyeti, kişinin tabi bulunduğu devletin hukukuna göre belirlenir. Bu hukuk başka bir ülkenin hukukuna gönderme yapıyorsa, atıf yapılan o hukuk uygulanır; böylece atıf kuralı kabul edilerek ilgili ülkenin kendi bağlama kurallarına da değer tanınır. İkinci fıkra ise işlem güvenliğini koruyan bir istisna getirir: kendi millî hukukuna göre ehil olmayan bir kişi, kendisini ehil sayan bir ülkede poliçeye imza koymuşsa, o ülkede olduğu gibi geçerli biçimde borçlanmış sayılır. Bu kural, imzanın atıldığı yerin hukukuna güvenerek senedi devralan iyiniyetli kişileri korur ve poliçenin tedavül güvenliğini sağlar. Uygulamada bu, milletlerarası poliçe ilişkilerinde imza yerinin hukukunun belirleyici bir rol üstlenmesi anlamına gelir.
Ehliyetin yanlış hukuka göre değerlendirilmesi, borçlanmanın geçerliliği konusunda ciddi belirsizlikler doğurabilir. Bir kişi millî hukukuna göre ehliyetsiz olsa bile, imzayı attığı ülke hukukunca ehil sayılıyorsa bu imzaya dayanan hamil korunur; tersine, yalnızca millî hukuka bakılarak imzanın geçersiz sayılması, iyiniyetli hamilin haklarını zedeleyebilir. Uygulamada, yurt dışında imzalanan poliçelerde tarafların hangi ülke vatandaşı olduğu ve imzanın hangi ülkede atıldığı titizlikle saptanmalı, ehliyet bu çerçevede değerlendirilmelidir. Örneğin millî hukukuna göre henüz tam ehliyete sahip olmayan bir kişi, kendisini ehil kabul eden bir ülkede poliçeye imza atmışsa, Türkiye’deki bir hamile karşı bu borçlanmadan kaçamaz. Bu nedenle TTK Madde 766, sınır aşan poliçe ilişkilerinde ehliyet sorununu hem millî hukuk hem de imza yeri hukuku ekseninde dengeli biçimde çözer.
