TTK 866. Madde
(1) Taşıyıcı, taşınması kararlaştırılan eşyanın tamamı yüklenmiş olmasa bile, gönderenin istemi üzerine yola çıkmak zorundadır. Bu durumda taşıyıcı;
a) Sözleşmede kararlaştırılmış olan taşıma ücretinin tamamını,
b) Doğmuş bekleme ücretini,
c) Eksik yükleme sebebiyle yapmak zorunda kaldığı giderleri ve uğradığı zararı,
d) Alacakları, eksik yükleme sebebiyle kısmen veya tamamen teminatsız kalmışsa, kendisine ek teminat gösterilmesini, isteyebilir. Ancak, kısmen yüklenmeyen eşyanın yerine başka bir sözleşme uyarınca eşya taşınmışsa, bu eşya için alınacak taşıma ücreti, (a) bendine göre istenecek ücrete mahsup edilir.
(2) Eksik yükleme, taşıyıcının riziko alanına giren sebeplerden kaynaklanıyorsa, taşıyıcı, birinci fıkrada belirtilen istem haklarına, fiilen taşınan yük oranında sahiptir.
TTK 866. Madde Gerekçesi
1998 tarihli Reform Kanunu ile değişik mehaz Alm. TK’nın 416 ncı paragrafından, aynı hususu deniz ticareti alanında düzenleyen Tasarının 1160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ile birlikte düzenlenerek alınmıştır. Bu madde gönderenin menfaatleri gözönünde tutularak öngörülmüştür. İsterse eşya kısmen yüklenmiş olsun gönderen taşıyıcıdan taşımaya başlamasını isteyebilir. Taşıyıcı bu talebi reddedemez. Diğer yandan hazırlığını ve anlaşmalarını tam yükleme için yapmış olan taşıyıcının menfaatleri de korunmalıdır. Kanun bu amaçla ikinci cümledeki hükmü öngörmüştür. Kısmî yükle hareket eden taşıyıcı taşımanın tamamını ile -varsa – doğmuş olan bekleme ücretini ve eksik yük sebebiyle doğan giderlerini talep edebilir. Bu giderler kısmî eşya dolayısıyla eşyanın ve taşıma aracının korunması amacıyla alınan önlemlerden doğabilir. Kısmî yükten dolayı taşıyıcı yüklenmeyen eşya yerine eşya (yük) almışsa bunun navlunu taşıyıcının gönderenden talebinden düşülür. Kanun taşıyıcıya yitirdiği teminatı da istemek hakkını tanımıştır.
Açıklama
TTK Madde 866, gönderene kısmi taşımayı isteme hakkı tanıyarak eşyanın tamamı yüklenmemiş olsa bile taşımanın başlatılmasını sağlar. Birinci fıkraya göre taşıyıcı, taşınması kararlaştırılan eşyanın tamamı yüklenmiş olmasa dahi, gönderenin istemi üzerine yola çıkmak zorundadır ve bu talebi reddedemez. Hüküm, 1998 tarihli Reform Kanunu ile değişik Alman Ticaret Kanunu’nun 416 ncı paragrafından, deniz ticaretindeki benzer düzenlemeyle birlikte ele alınarak alınmıştır. Düzenleme öncelikle gönderenin menfaatini gözetir; gönderen, malının tamamını hazırlayamamış olsa bile elindeki kısmı bir an önce sevk etme imkânına kavuşur. Ancak hazırlığını ve anlaşmalarını tam yükleme üzerine kurmuş olan taşıyıcının menfaati de bu hükümle korunmaktadır.
Maddenin işleyişinde kısmi yükle yola çıkan taşıyıcıya geniş bir istem hakkı tanınmıştır. Taşıyıcı; sözleşmede kararlaştırılan taşıma ücretinin tamamını, doğmuş bekleme ücretini, eksik yükleme nedeniyle yapmak zorunda kaldığı giderleri ve uğradığı zararı, ayrıca alacakları eksik yükleme sebebiyle teminatsız kalmışsa kendisine ek teminat gösterilmesini isteyebilir. Bu giderler, kısmi eşya nedeniyle eşyanın ve taşıma aracının korunması amacıyla alınan önlemlerden doğabilir. Menfaat dengesini sağlamak için kanun bir mahsup kuralı öngörmüştür: kısmen yüklenmeyen eşyanın yerine başka bir sözleşme uyarınca eşya taşınmışsa, bu eşya için alınacak taşıma ücreti, taşıyıcının isteyebileceği ücretten düşülür. Böylece taşıyıcının aynı boşluğu doldurarak çifte kazanç elde etmesi önlenir.
İkinci fıkra, eksik yüklemenin taşıyıcının riziko alanına giren sebeplerden kaynaklanması hâlinde dengeyi yeniden kurar: bu durumda taşıyıcı, birinci fıkradaki istem haklarına yalnızca fiilen taşınan yük oranında sahip olur. Bu sınırlama, eksik yüklemenin sorumluluğu taşıyıcıya ait olduğunda onun tam ücret talep etmesini engeller. Örneğin yüz ton mal taşınması kararlaştırılmışken yalnızca altmış tonu hazır olan gönderen, taşıyıcıdan yola çıkmasını isteyebilir ve taşıyıcı tam ücret ile ek teminat talep edebilir; ancak eksik yükleme taşıyıcının yetersiz araç tahsisinden kaynaklanmışsa taşıyıcı yalnızca taşıdığı altmış ton oranında ücret isteyebilir. Yargıtay, taşıma ücretinin fiilen ifa edilen edim ve riziko alanı ölçütleri çerçevesinde belirlenmesini kabul etmektedir. TTK Madde 866, bu yönüyle gönderenin sevk esnekliğini korurken taşıyıcının kapasite kaybını telafi eden dengeli bir çözüm sunar.
