TTK 875. Madde
(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
(2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.
(3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun.
TTK 875. Madde Gerekçesi
Maddenin kaynakları CMR m. 17 ve Alm TK 425 inci paragrafıdır. Birinci fıkra: Birinci fıkra taşıyanın sorumluluğuna ilişkin ilkeyi koymaktadır. Taşıyanın sorumluluğu taşınmak için eşyanın teslim alınmasından başlar ve teslimine kadar devam eder. Sorumluluk ziya ve hasar ile gecikmeyi kapsar. Ziya veya hasar eşyaya verilen zararı ifade ettiği için koruyamamadan doğan zararı da içerir. Ziya veya hasar eşyaya bağlı olduğu için sebep zararları dikkate alınmaz. Gecikme ise teslim süresine göre belirlenir. Ziya eşyanın yitmiş, yok olmuş olması halini ifade eder. Hasar ise eşyanın varlığını korumakla beraber zarara uğramasıdır. İkinci fıkra: İkinci fıkra ortak etkiyi (veya ortak sebep olmayı) hükme bağlar. Bu da –864 üncü maddenin üçüncü fıkrasında ve 928 inci maddenin ikinci fıkrasında olduğu gibi – ortak kusur şeklinde anlaşılamaz. Hüküm, zararın oluşmasında gönderenin ya da gönderilenin davranışı veya ayıbı etkili olmuşsa zararın paylaştırılması ilkesini kabul etmiştir. Tazminatın kapsamının tayininde paylaştırma ilkesi bağlamında yargıcın adil ve amaca uygun takdirine bırakılmıştır. Üçüncü fıkra: Üçüncü fıkra gecikmeye özgülenmiştir. Gecikme halinde taşıma ücreti gecikme süresiyle orantılı olarak indirilir. İndirim kuralı zararın varlığına bağlanmış değildir. Zarar bulunmasa bile indirim yapılır. İndirimin yapılmamasının tek sebebi taşıyıcının kusursuzluğunu kanıtlamış bulunmasıdır.
Açıklama
TTK Madde 875, taşıyıcının zıya, hasar ve gecikmeden doğan zarardan sorumluluğunun temel ilkesini ortaya koyar. Kaynağını CMR’nin 17. maddesi ile Alman Ticaret Kanunu’nun 425. paragrafından alan hüküm, taşıyıcının sorumluluğunun zaman bakımından sınırlarını da çizer: sorumluluk, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı andan başlar ve teslim edildiği ana kadar kesintisiz sürer. Bu dönem içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan taşıyıcı sorumludur. Zıya, eşyanın yitmiş veya yok olmuş olmasını; hasar, eşyanın varlığını korumakla birlikte zarara uğramasını ifade eder. Gecikme ise teslim süresine göre belirlenir. Böylece hüküm, taşıyıcının eşyayı koruma yükümlülüğünü taşıma süresinin tümüne yayan bir sorumluluk çerçevesi kurar.
Maddenin işleyişinde sorumluluğun kapsamı, zararın oluşumuna katkıda bulunan dış etkenlere göre ayarlanır. Zararın doğmasına gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğumunda ve kapsamının belirlenmesinde bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. Bu, klasik anlamda ortak kusur değil, zararın gerçek kaynaklarına göre paylaştırılması esasına dayanan bir mekanizmadır; tazminatın kapsamının takdiri bu çerçevede yargıca bırakılmıştır. Üçüncü fıkra ise gecikmeye özgü ayrı bir sonuç öngörür: gecikme hâlinde herhangi bir zarar doğmamış olsa dahi taşıma ücreti gecikme süresiyle orantılı olarak indirilir. İndirim, zararın varlığına bağlı değildir; yalnızca taşıyıcının her türlü özeni gösterdiğini ispat etmesi hâlinde uygulanmaz.
Bu ilkelerin pratik sonucu, taşıyıcının kusursuz sorumluluğa yakın ağırlaştırılmış bir sorumluluk rejimine tabi tutulmasıdır; taşıyıcı, ancak kendisine yüklenemeyen sebepleri veya gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek yükten kurtulabilir. Gecikmede ücret indiriminin zarar şartına bağlanmaması, taşıyıcı üzerinde teslim sürelerine uyma yönünde güçlü bir yük oluşturur. Örneğin belirlenen sürede teslim edilmeyen bir sevkiyatta, alıcı somut bir zarara uğramamış olsa bile, taşıyıcı kusursuzluğunu kanıtlayamadığı sürece navlun gecikme oranında indirilir. Yargıtay’ın taşıma sorumluluğuna ilişkin yerleşik içtihadında, TTK Madde 875 kapsamında taşıyıcının sorumluluğunun teslim alma ile teslim arasındaki süreyi kapsadığı ve kurtuluş için ispat yükünün taşıyıcıya ait olduğu istikrarlı biçimde benimsenmektedir.
