TBK ▸ Madde 186
Madde 185
MADDE 186

İyiniyetle yapılan ifa

Madde Listesi
Madde 187

TBK 186. Madde

Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur.

TBK 186. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 165 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 185 inci maddesinde, alacağın devrinden sonra, borçlunun eski alacaklıya iyiniyetle yaptığı ifanın hukukî sonucu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 165 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Temlikin hükümleri / 1. Borçlunun vaziyeti / a. Hüsnüniyetle yapılan tediye” şeklindeki ibareler, Tasarıda “B. Devrin hükümleri / I. Borçlunun durumu / 1. İyiniyetle yapılan ifa” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 165 inci maddesinde kullanılan “temlik veya temellük eden” şeklindeki ibare, Tasarıda “devreden veya devralan” şekline; “alacağı temellük edenlerden tercihi lâzım gelen biri var iken diğerine” şeklindeki ibare ise, “son devralan yerine önceki devralanlardan birine” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 186. maddesi, alacağın devri sonrası borçlunun durumunu koruyan önemli bir hükümdür. Bu madde, borçlunun devirden habersiz iken önceki alacaklıya iyiniyetle yapacağı ödemenin geçerliliğini güvence altına alır. Borçluyu, dinamik alacak pazarının belirsizliklerinden koruyan bu düzenleme, ticari hayatta büyük pratik önem taşır. 818 sayılı Kanun’un 165. maddesini karşılamaktadır.

Madde, borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur kuralını getirmektedir. Bu hüküm, iki farklı iyiniyetli ifa durumunu düzenler ve borçluya kapsamlı koruma sağlar.

Birinci durum, alacağın devredildiğinin borçluya hiç bildirilmediği hâldir. Bildirimin nasıl yapıldığının önemi yoktur: devreden veya devralan tarafından yapılmış olabilir. Ancak devirden haberdar olmayan borçlu, iyiniyetle önceki alacaklıya ödeme yaparsa bu ödeme geçerlidir ve borcundan kurtulur. Bu durumda devralan, gerçek alacaklı olmasına rağmen borçludan tahsilat yapamaz; kayıp riskini taşıyan taraf devralan olur.

Bu düzenlemenin ardında yatan temel düşünce adildir. Borçlu, alacağın yeni sahibinin kim olduğunu bilmekle yükümlü değildir; bu bilgiyi alacaklı tarafların (devreden veya devralan) sağlaması gerekir. Eğer hiç bildirim yapılmamışsa borçluya "dikkatsizlik" atfetmek haksız olur. Kanun koyucu, bu durumda borçluyu koruma tarafında yer almıştır.

İkinci durum, alacak birden fazla kez devredilmişse geçerlidir. Bu durum özellikle factoring işlemlerinde, alacak pazarında, ticari finansmanda sıkça karşılaşılır. Aynı alacak farklı alacaklara devredilmiş olabilir ve borçlu hangisinin gerçek alacaklı olduğunu belirleyemez. Bu durumda borçlu, son devralana değil, önceki devralanlardan birine iyiniyetle ödeme yapması durumunda borcundan kurtulur.

"İyiniyet" kavramı burada kritik önemlidir. Borçlunun gerçekten bilgisiz olması, makul özen göstermiş olması, alacağın devredildiğine ilişkin açık belirtiler bulunmaması gerekir. Eğer borçlu alacağın devredildiğini biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, iyiniyetten söz edilemez. Bilgi sahibi olma, kesin bir bildirime dayanmak zorunda değildir; olguları objektif olarak değerlendirmek yeterlidir. Borçlunun soru sorması gereken bir durumda hiç soru sormaması, iyiniyeti zayıflatabilir.

Bu hükmün pratik sonuçları çok yönlüdür. Devralan, alacağı devraldığını borçluya bildirmekle kendi menfaatini koruma sorumluluğunda olur. Bildirim (ihbar), alacağın devrinden sonra en önemli hukuki işlem niteliği kazanır. Genellikle noter ihtarnamesi veya güvenli iletişim kanalları kullanılarak bildirim yapılır.

Borçlu açısından durum şudur: bildirim almadıkça veya açık belirtiler olmadıkça, eski bildiği alacaklıya ödeme yapmaya devam edebilir. Ancak bildirimden sonra gerçek alacaklıya ödeme yapmak zorundadır. Bu nedenle borçluların, kendilerine ulaşan her "alacağın devri" bildirimini ciddiye alması ve eğer alacak birden fazla kişi adına geliyorsa durumu araştırması gerekir.

Doktrinde bu hüküm, "iyiniyet koruması" ve "bildirimin hukuki etkisi" prensiplerinin birleşimi olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay kararları, bildirim şeklinin ve içeriğinin açık ve anlaşılabilir olmasını; borçlunun iyiniyetinin somut olgulara göre değerlendirilmesini öngörmektedir. Uygulamada factoring işlemlerinde, sigorta halefiyetinde, banka kredi devirlerinde, ticari alacak ticaretinde bu madde sürekli karşımıza çıkar. Factoring şirketleri, alacak devraldıklarında borçluya resmi bildirim gönderir; aksi hâlde borçlunun eski alacaklıya ödeme yapma riski vardır. Bu düzenleme, alacak devri ilişkilerinde hukuki güvenliği ve pratikliği sağlayan temel bir koruma mekanizmasıdır.

Madde 185
MADDE 186

İyiniyetle yapılan ifa

Madde Listesi
Madde 187
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-186/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık