Madde 19
MADDE 20

Bilgi Verilmesini Yasaklama

Madde Listesi
Madde 21

Hasta Hakları Yönetmeliği 20. Madde

I. İlgili mevzuat hükümleri ve/veya yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği haller dışında; kişi, sağlık durumu hakkında kendisinin, yakınlarının ya da hiç kimsenin bilgilendirilmemesini talep edebilir. Bu durumda kişinin kararı yazılı olarak alınır. Hasta, bilgi verilmemesi talebini istediği zaman değiştirebilir ve bilgi verilmesini talep edebilir.

II. Hasta Haklarının Korunması

Açıklama

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 20. maddesi (2014 değişikliği ile güncellenmiştir) hastanın “bilgi almama hakkını” düzenleyerek 18. maddede garanti altına alınan bilgilendirilme hakkının simetrik karşılığını sağlar. Modern hasta özerkliği anlayışı, hastanın yalnızca bilgiye erişme değil, aynı zamanda bu bilgiyi reddetme hakkının da bulunduğunu kabul eder. Kimi hastalar, hastalıklarının detaylarıyla yüzleşmek istemezler; bu tercih yasayla korunur.

Madde başındaki (Değişik:RG-8/5/2014-28994) ibaresi, hükmün 2014 yılında yenilendiğini gösterir. Bu güncelleme, Biyotıp Sözleşmesi’nin 10/2 maddesi ile uyum sağlama amacı taşır; Sözleşme, “Herkes kendisiyle ilgili bilgilendirilmemek isteme hakkına sahiptir” ifadesiyle bilgi almama hakkını açıkça düzenler.

“İlgili mevzuat hükümleri ve/veya yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği haller dışında” ifadesi, bilgi almama hakkının mutlak olmadığını belirtir. Bazı durumlarda bilgi almama mümkün değildir; örneğin bulaşıcı hastalık bildirim yükümlülüğü, iş kazası kayıtları, adli tıp incelemesi gereksinimleri gibi kamu sağlığı ve güvenliğini ilgilendiren hallerde hasta, bilgilendirilmeyeceğini söyleyerek süreci durduramaz. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve bulaşıcı hastalıklar bildirim sistemi bu istisnanın somut örnekleridir.

“Kişi, sağlık durumu hakkında kendisinin, yakınlarının ya da hiç kimsenin bilgilendirilmemesini talep edebilir” ifadesi, bilgi almama hakkının üç boyutunu tanımlar: kendisinin, yakınlarının ve üçüncü kişilerin bilgilendirilmemesi. Üçüncü kişiler açısından bu hak zaten gizlilik ilkesiyle güvence altındadır; ancak “kendisinin” bilgilendirilmemesi talebi özgün bir boyuttur. Kişi, kendi sağlık durumunu bilmek istemiyorsa hekim bu talebe uymak zorundadır.

“Bu durumda kişinin kararı yazılı olarak alınır” ifadesi, bilgi almama tercihinin sözlü veya zımni olamayacağını; açıkça ifade edilmesi gerektiğini belirtir. Yazılı şekil zorunluluğu, ispat kolaylığı sağlar ve hem hasta hem hekim için güvence oluşturur. Bu yazılı beyan, hastanın dosyasına konularak gelecekteki iletişimde referans alınır.

“Hasta, bilgi verilmemesi talebini istediği zaman değiştirebilir ve bilgi verilmesini talep edebilir” ifadesi, özerklik hakkının dinamik bir hak olduğunu gösterir. Hasta bir noktada bilgi almak istemediğini söylediyse, sonraki bir aşamada fikrini değiştirebilir. Bu geri alma hakkı, bilgi almama tercihinin kişiye kendi durumunu yönetmek için süre tanıma işlevini yerine getirir.

Uygulamada 20. madde, özellikle ağır ve terminal hastalıklarda gündeme gelir. Bazı hastalar teşhislerinin ayrıntılı olarak söylenmesini istemez; özellikle kültürel ve dini bağlamda bu tercih yaygındır. Bu tercih saygı görür; ancak bilgi almama tedaviye uyum sürecini engellememelidir. Örneğin hasta hastalığın adını bilmek istemese bile, tedavinin nasıl yapılacağı, hangi ilaçların kullanılacağı konusunda bilgi verilmesi zorunludur; zira rıza, asgari bir bilgi düzeyini gerektirir.

Bilgi almama hakkı ile rıza arasında ince bir denge vardır. Hasta, hastalık hakkında bilgi almak istemese bile, tedaviye rıza gösterebilmesi için tedavinin asgari içeriği hakkında bilgi alması gerekir. Bu paradoks, “yeterli rıza için gerekli asgari bilginin” dışındaki detayların saklanması suretiyle çözülür. Yani hasta, ameliyatın ne olduğunu ve risklerini bilmek zorundadır; ancak hastalığının ismini veya prognozunu bilmek istememe hakkı vardır.

Avukat perspektifinden 20. madde, hem savunma hem saldırı değeri taşır. Kurumun savunmasında “hasta bilgi almak istemediğini yazılı olarak bildirdi” argümanı, aydınlatma eksikliği iddialarını zayıflatır. Ancak bu savunma ancak yazılı belge ile güçlüdür; sözlü “söyledi” iddiaları, 20. maddenin yazılı şekil şartına aykırı olduğu için geçersizdir.

Madde 19
MADDE 20

Bilgi Verilmesini Yasaklama

Madde Listesi
Madde 21