TMK 374. Madde
Aile malları ortaklığı sözleşmesinin resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması gerekir.
TMK 374. Madde Gerekçesi
1984 tarihli Öntasarının 305 inci maddesi örnek alınarak yazılan bu madde, yürürlükteki Kanunun 324 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur; ancak daha sade ve açık bir dille kaleme alınmıştır.
Açıklama
TMK Madde 374, aile malları ortaklığı sözleşmesinin geçerlilik bakımından bağlı olduğu biçim koşulunu düzenler. Hükme göre bu sözleşmenin resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması zorunludur. Düzenleme, bir önceki TMK Madde 373 ile kurulan ortaklığın hangi şartlarla hukuken doğacağını tamamlayan ikinci ayağı oluşturur; biri kurumun maddi koşullarını, diğeri biçimsel geçerlilik koşulunu belirler. Resmî şekil zorunluluğu, ortaklığın elbirliği mülkiyeti doğurması ve hısımlar arasında uzun süreli mali bağ kurması nedeniyle taraf iradelerinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespitini amaçlar. Maddenin gerekçesinde 1984 tarihli Öntasarının 305. maddesinin örnek alındığı ve önceki 743 sayılı Kanunun 324. maddesine göre hüküm değişikliği bulunmadığı, yalnızca dilin sadeleştirildiği belirtilmiştir. Resmî şeklin kapsamı yönünden Noterlik Kanunu hükümleri ile TMK’nın genel hukukî işlem ehliyeti kuralları birlikte değerlendirilir.
Uygulamada resmî şekil, sözleşmenin noter huzurunda düzenlenmesi ve onaylanması suretiyle gerçekleştirilir; el yazısı veya adi yazılı metin yeterli değildir. Maddenin aradığı ikinci koşul, ortaklığa katılan bütün hısımların ya da onları temsile yetkili kişilerin imzalarının metinde yer almasıdır. Temsilci aracılığıyla katılım halinde temsil yetkisinin de usulüne uygun biçimde belgelendirilmesi gerekir; vekâletin kapsamı ortaklık kurma iradesini açıkça içermelidir. Ortaklardan herhangi birinin imzasının bulunmaması veya temsil yetkisinin eksik olması, sözleşmeyi o kişi yönünden bağlayıcılıktan çıkardığı gibi, ortaklığın bütünlüğünü de sakatlayabilir. Ergin olmayan veya kısıtlı bir hısmın katılımı söz konusu ise vesayet makamlarının izni ile fiil ehliyetine ilişkin TMK hükümleri ayrıca gözetilir. Bu yükümlülükler, ortaklığın malvarlığı üzerinde doğuracağı elbirliği mülkiyetinin üçüncü kişilere karşı da güvenli biçimde ileri sürülebilmesini sağlar.
Resmî şekle uyulmadan yapılan aile malları ortaklığı sözleşmesi TMK Madde 374 anlamında geçersizdir ve taraflar arasında elbirliği mülkiyeti doğurmaz; bu geçersizlik kesin hükümsüzlük niteliğinde olup hâkim tarafından resen dikkate alınır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, aile içi mal birliği ve ortaklık iddialarında resmî biçim koşulunu taşımayan anlaşmaların ancak adi ortaklık veya alacak ilişkisi çerçevesinde değerlendirilebileceğini, kanunun öngördüğü özel kurumun ise doğmayacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse, üç kardeşin babalarından kalan tarlayı ve birikimlerini bir araya getirerek aile malları ortaklığı kurmak istemeleri halinde, aralarında imzaladıkları adi yazılı bir protokol bu kurumu doğurmaz; geçerli bir ortaklık için noterde resmî sözleşme düzenlenmesi ve üç kardeşin de imzalaması şarttır. Aksi halde taraflar yalnızca genel hükümlere dayanan kişisel taleplerle yetinmek zorunda kalır ve elbirliği mülkiyetinin sağladığı korumadan yararlanamazlar.
