TMK ▸ Madde 383

TMK 383. Madde

(1) Ortaklık mallarının paylaşılması veya ayrılan ortağın payının hesaplanması, ortaklık mallarının paylaşma veya ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre yapılır.

(2) Paylaşma ve hesaplaşma uygun olmayan bir zamanda istenemez.

TMK 383. Madde Gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 314 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 333 üncü maddesini karşılamaktadır. Daha sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 383, aile malları ortaklığında paylaşmanın ve ayrılan ortağın payının hesaplanmasında esas alınacak zaman ve değer ölçütlerini belirler. Birinci fıkraya göre ortaklık mallarının paylaşılması veya ayrılan ortağın payının hesaplanması, malların paylaşma ya da ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre yapılır. İkinci fıkra ise koruyucu bir sınır getirerek paylaşma ve hesaplaşmanın uygun olmayan bir zamanda istenemeyeceğini hükme bağlar. Gerekçeye göre madde, eski Kanun’un 333. maddesini daha sade bir dille karşılamakta olup hüküm değişikliği içermez. Düzenleme, ortaklığın sona erme sebeplerini gösteren TMK 380, ölüm hâlini düzenleyen TMK 382 ve elbirliği mülkiyetinin paylaşımına ilişkin TMK 703 ile birlikte okunduğunda anlam kazanır ve aile servetinin sürekliliğini gözeten genel yaklaşımı yansıtır.

Maddenin işleyişinde belirleyici olan ilke, payın kuruluş anındaki değil paylaşma anındaki değer üzerinden hesaplanmasıdır. Bu sayede ortaklık süresince malların değerinde meydana gelen artış veya azalış, ayrılan ya da pay alan ortağa yansır ve enflasyon, imar değişikliği, verim kaybı gibi etkenler gerçekçi biçimde dikkate alınır. Hesaplamada yalnızca güncel değer değil malın o andaki fiilî durumu da esas alınır; örneğin bakımsızlıktan değer yitirmiş ya da iyileştirmeyle değerlenmiş bir taşınmaz, mevcut hâliyle değerlendirilir. İkinci fıkradaki uygun olmayan zaman yasağı ise işletmenin ekonomik bütünlüğünü korur: hasat öncesi, üretimin yarıda kaldığı ya da malların düşük değerle elden çıkarılmasını gerektirecek bir dönemde paylaşma zorlanamaz. Böylece hem ortaklar arası adalet hem de işletmenin sürekliliği güvence altına alınır.

Bu kuralların ihlali hâlinde, örneğin paylaşmanın uygunsuz bir zamanda dayatılması durumunda hâkim talebi reddedebilir veya hesaplamayı malların gerçek güncel değerine göre düzelterek menfaat dengesini yeniden kurar. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, elbirliği mülkiyetine konu mallarda paylaşma değerinin tarih itibarıyla ve malın fiilî durumuna göre belirlenmesi gerektiğini istikrarla vurgulamaktadır. Somut bir örnek: yıllar önce kurulmuş bir aile malları ortaklığında bir ortak ayrılmak isterse, payı ortaklığın kurulduğu tarihteki düşük rakama göre değil, ayrılma anındaki güncel rayiç değere göre hesaplanır; üstelik bu talebi bağ bozumu veya hasat tam ortasındaki bir döneme denk getirip işletmeyi zarara uğratamaz. TMK Madde 383 böylece hem ayrılan ortağın güncel değer üzerinden hakkını almasını hem de kalan ortakların işletmesinin zarar görmemesini birlikte sağlar.