TMK ▸ Madde 382

TMK 382. Madde

(1) Ortaklardan birinin ölümü hâlinde onun ortaklığa dahil olmayan mirasçıları, ancak ölen ortağa düşen payın karşılığının kendilerine ödenmesini isteyebilirler.

(2) Ölen ortak mirasçı olarak altsoyunu bırakmışsa, bunlar öbür ortakların rızası ile onun yerine ortaklığa girebilirler.

TMK 382. Madde Gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 313 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 332 nci maddesini karşılamaktadır. Daha sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 382, aile malları ortaklığında ortaklardan birinin ölümü hâlinde mirasçıların durumunu ve ortaklığın devamına ilişkin esasları düzenler. Birinci fıkraya göre ölen ortağın ortaklığa dâhil olmayan mirasçıları, yalnızca ölen ortağa düşen payın karşılığının kendilerine ödenmesini isteyebilir; doğrudan ortak sıfatı kazanıp ortaklığa giremezler. İkinci fıkra ise bir istisna getirerek, ölen ortağın mirasçı olarak altsoyunu bırakması hâlinde bunların, diğer ortakların rızasıyla onun yerine ortaklığa girebileceğini öngörür. Gerekçeye göre madde, eski Kanun’un 332. maddesini daha sade bir dille karşılamakta ve hüküm değişikliği içermemektedir. Düzenleme, ortaklığın sona erme sebeplerini gösteren TMK 380, fesih ve evlenme hâllerini düzenleyen TMK 381 ile paylaşma kurallarını belirleyen TMK 383 ile birlikte okunmalıdır.

Maddenin işleyişi, aile malları ortaklığının kişisel ve güvene dayalı yapısını korumaya yöneliktir. Ortaklık, ailenin belirli fertleri arasında elbirliğiyle iktisadi faaliyeti sürdürmek amacıyla kurulduğundan, bir ortağın ölümüyle dışarıdan kişilerin zorla ortak hâline gelmesi önlenmek istenmiştir. Bu nedenle ortaklığa dâhil olmayan mirasçılar bakımından miras hakkı, ortaklığa katılma değil yalnızca payın parasal karşılığını talep etme biçiminde somutlaşır. Buna karşılık ölen ortağın altsoyu, ailenin doğal devamı olduğundan, diğer ortakların onayını almak şartıyla ortaklığa girebilir. Bu rıza şartı, mevcut ortakların iradesini ve ortaklığın güven temelini korur; altsoy tek taraflı iradesiyle ortak olamaz. Böylece hem mirasçıların ekonomik hakkı hem de ortaklığın kişisel niteliği aynı anda gözetilmiş olur.

Hükmün sonucu, ölüm hâlinde ortaklığın kural olarak kalan ortaklar arasında sürmesi ve dışarıdaki mirasçılara yalnızca pay bedelinin ödenmesidir; bu ödeme, TMK 383 uyarınca ödeme zamanındaki güncel değer üzerinden hesaplanır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, aile malları ortaklığına ilişkin uyuşmazlıklarda mirasçının ortaklığa katılma değil pay karşılığını isteme hakkına sahip olduğunu vurgulamaktadır. Somut bir örnek: üç kardeşin kurduğu aile malları ortaklığında kardeşlerden biri öldüğünde, onun ortaklıkla ilgisi olmayan eşi doğrudan ortak olamaz; yalnızca ölen kardeşin payının güncel karşılığının ödenmesini isteyebilir. Buna karşılık ölen kardeşin yetişkin oğlu, sağ kalan iki kardeşin rıza göstermesi hâlinde babasının yerine ortaklığa girip işletmeyi sürdürebilir. TMK Madde 382 böylece ailenin ekonomik birliğini dağıtmadan mirasçıların haklarını da koruyan dengeli bir çözüm sunar.