TMK 419. Madde
(1) Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.
(2) Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur.
(3) Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velâyet altında bırakılır.
TMK 419. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 369 uncu maddesini karşılamaktadır. Henüz ergin olmayanların gerekli görülerek kısıtlanmasına karar verilen hâ llerde, ikinci fıkra ya kısıtl ama kararının ancak ergin olma tarihinden itibaren sonuçmeydana getireceği hakkında bir ibare eklenmek suretiyle maddeye açıklık getirilmiştir. Madde, kaynak İsviçre 82 Medenî Kanununun 385 inci maddesine uygun olarak üçfıkra hâ line getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 419, kısıtlama kararı verildikten sonra vesayet makamının vasi atama yükümlülüğünü, ergin olmayanların kısıtlanması hâlinde kararın ne zaman sonuç doğuracağını ve kısıtlanan ergin çocukların hangi koruma rejimine tâbi olacağını düzenler. Hükmün gerekçesi, 743 sayılı eski Kanunun 369. maddesini karşıladığını, İsviçre Medenî Kanununun 385. maddesine uygun olarak üç fıkraya ayrıldığını ve hüküm değişikliği bulunmadığını belirtir. Düzenleme, kısıtlama sebeplerini gösteren TMK m.405-408, velâyetin uzatılmasına ilişkin TMK m.335 vd. ve vasi atanmasının usulünü düzenleyen TMK m.413 ile birlikte değerlendirilmelidir. Maddenin temel kaygısı, kısıtlama kararıyla doğan koruma boşluğunun gecikmeden doldurulması ve küçük ile ergin arasındaki geçiş hâllerinin açıklığa kavuşturulmasıdır.
Maddenin uygulanmasında üç durum öne çıkar. Birinci fıkra, vesayet makamına gecikmeksizin vasi atama yükümlülüğü yükler; bu, koruma altına alınan kişinin temsilsiz ve yönetimsiz kalmaması için emredici bir görevdir. İkinci fıkra, gerek duyulduğunda henüz ergin olmayan bir kişinin de kısıtlanabileceğini, ancak kısıtlama kararının ancak ergin olduktan sonra sonuç doğuracağını öngörür; gerekçede bu açıklığın özellikle eklendiği vurgulanır. Böylece küçüklük döneminde zaten velâyet veya vasi koruması altında bulunan kişi için kısıtlama, erginlikle birlikte kesintisiz devreye girer. Üçüncü fıkra uyarınca kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmaz; ana babanın velâyeti altında bırakılır. Bu hâlde TMK m.335 vd. uyarınca velâyetin uzatılması yoluyla koruma sürdürülür ve ayrıca vasi atanmasına gerek kalmaz.
Maddenin ihlâli, yani vasi atanmasının geciktirilmesi veya hiç atanmaması, kısıtlının haklarının korunmasız kalmasına ve sorumluluk doğmasına yol açabilir; ergin olmadan verilen kısıtlama kararının erginlikten önce uygulanması ise hukuka aykırılık oluşturur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, kısıtlanan ergin çocuğun mümkün olduğunca velâyet altında bırakılmasının onun yararına olduğunu ve bu yolun önceliğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: ağır zihinsel engeli bulunan ve on yedi yaşında olan bir çocuk hakkında kısıtlama kararı verildiğinde, karar derhal hüküm doğurmaz; çocuk on sekiz yaşını doldurduğunda kısıtlama sonuç doğurur ve mahkeme, vasi atamak yerine ana babanın velâyetini uzatmayı tercih eder. Böylece TMK Madde 419, koruma sürekliliğini ve aile bağının önceliğini güvence altına alır.
