TMK ▸ Madde 432
Madde 431
MADDE 432

A. Koşulları

Madde Listesi
Madde 433

TMK 432. Madde

(1) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

(2) Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.

(3) İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

TMK 432. Madde Gerekçesi

Madde kenar başlığıyla birlikte İsviçre Medenî Kanununun yeni 397 a maddesinden aynen alınmıştır. 84 Bu ve bunu izleyen maddelerde, kişinin korunmasıamacıyla özgürlüğünün kısıtlanmasısöz konusu olup, bu denli önemli bir konunun koşulları, hüküm ve sonuçlarıözel hükümlerin konulmasınıgerektirmiştir. Maddede kişinin bir kuruma yerleştirilmesi ve ya alıkonulmasıbelli sebeplere bağlanmıştır. Bunlar toplum için tehlike oluşturan akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol ve ya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcıhastalık ve ya serserilik hâ lleridir. Ağır tehlike arzeden bulaşıcıhastalıkların neler olduğunun belirlenmesi tıp biliminin işi olmakla beraber, bura ya AİDS, kolera, ilerlemişverem ve veba gibi hastalıkların geleceği söylenebilir. Madde sadece toplum için tehlike oluşturan ergin kişilerin kuruma yerleştirilmesi ve ya kurumda alıkonulmasınıöngörmektedir. Ergin olmayan kişiler bu maddenin kapsamına girmemektedir. Bu kişilere ilişkin koruma önlemleri daha önceki maddelerde hükme bağlanmıştır. Ergin kişinin bu madde gereğince kuruma yerleştirilmesi ya da kurumda alıkonulması için kısıtlıolması ya da olmamasıönem taşımamaktadır. Kısıtlıolmamasına rağmen maddede sayılan sebeplerden biri varsa toplum için tehlike oluşturan bu kişiler bir kuruma yerleştirilebilecek ve ya kurumda alıkonulma ya devam edilecektir. Maddenin ikinci fıkrasıkişinin koruma altına alınmasında çevresine getirdiği külfetlerin de göz önünde tutulmasınıöngörmektedir. Buna göre koruma kararıverilirken bu unsur da etkili olacaktır. Buradaki “çevre” kavramına, kişinin ailesi, kendisine bakmakla yükümlüolanlar ve vasisi gibi kişiler girer. Bu hâ llerde dahi kişinin bir kuruma yerleştirilebilmesi için bakım ve tedavisinin başka şekilde sağlanamamasışartıaranacaktır. Maddenin üçüncüfıkrası, kişi özgürlüğünün önemli olması nedeniyle, koruma altına alınan kişinin durumu uygun hâ le gelir gelmez hemen kurumdan çıkarılmasını, yani özgürlüğünün geri verilmesini öngörmektedir.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu’nun 432. maddesi, Türk vesayet hukukunda en ağır ve istisnai koruma tedbiri olan “koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması” kurumunun koşullarını düzenleyen temel hükümdür. Madde, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişinin, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamadığı hâllerde uygun bir kuruma yerleştirilebileceğini hükme bağlamaktadır. İkinci fıkra ile sürede ve usulde özel düzenlemeler getirilmiş, temel hak sınırlamasının orantılılık ilkesine uygun işletilmesi güvence altına alınmıştır.

Maddenin uygulanması için birden fazla koşulun bir arada bulunması gerekir. Birincisi, kişinin sayılan sebeplerden biri nedeniyle kendisine veya çevresine tehlike oluşturmasıdır; soyut ihtimal yetmez, somut ve mevcut bir tehlike aranır. İkincisi, kişisel korumanın başka yolla sağlanamamış olmasıdır; ayakta tedavi, vesayet, kayyımlık, yasal danışmanlık gibi daha hafif tedbirlerin yetersiz kalacağının somut delillerle ortaya konulması şarttır. Üçüncüsü, yerleştirilecek kurumun “uygun” nitelikte olmasıdır; akıl hastası için psikiyatri kliniği, uyuşturucu bağımlısı için AMATEM/ÇEMATEM, yaşlı için bakım evi örnek verilebilir.

Madde, Anayasa m.19’da güvence altına alınan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının özel hukuktaki en keskin sınırlamasını içerdiğinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.5/1-e ile uyumlu biçimde yorumlanmalıdır. AİHM’in Winterwerp v. Netherlands ve sonraki içtihadı, psikiyatrik yerleştirmenin ancak objektif tıbbî uzmanlık görüşü ile, sınırlı süreli ve düzenli denetimli olarak yapılabileceğini vurgulamıştır. Türk hukuku, bu standardı 2011 yılında yapılan değişikliklerle TMK 436’ya işlemiş; yerleştirme kararının azami sürelerini, yargısal denetim yollarını ve uzman raporunun zorunluluğunu düzenlemiştir.

Uygulamada TMK 432 çerçevesinde verilen yerleştirme kararı, ilgili kişinin yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesince (gecikmesinde sakınca varsa acele hâllerde ise savcı veya sağlık kuruluşu hekimi tarafından geçici olarak) alınır. Karar verilirken mahkeme, sağlık kurulu raporu almakla yükümlüdür (TMK 436 atfı); kişinin duruşmaya getirilerek dinlenmesi kural olup sağlık durumu engel değilse uygulanır. Yerleştirmenin süresi önceden belirli olmalıdır; süre sonunda koşulların devamı yeniden değerlendirilir. Yerleştirilen kişi, kendisi veya yakınları her zaman serbest bırakılma talebiyle mahkemeye başvurabilir (TMK 437).

TMK 432, “kapalı vesayet” olmaktan çıkmış, insan hakları perspektifli bir “geçici ve orantılı koruma” mekanizmasına dönüşmüştür. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, Sağlık Bakanlığı’nın Ruh Sağlığı Hizmetleri Yönetmeliği ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı düzenlemeleri ile birlikte okunduğunda, yerleştirme sürecinde kişinin onuru, tıbbî haklar ve yeniden sosyal hayata kazandırılması hedefleri gözetilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları, TMK 432’nin son çare olarak uygulanması ve alternatif tedbirlerin her somut olayda gerekçeyle tartışılması gerektiğini vurgular.

Madde 431
MADDE 432

A. Koşulları

Madde Listesi
Madde 433
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-432/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık