TMK 439. Madde
(1) Kıymetli evrak, değerli eşya, önemli belge ve benzerleri, malvarlığının yönetimi bakımından bir sakınca yoksa, vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yere konulur.
TMK 439. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 383 üncü maddesini karşılamak tadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun bu maddeyi karşılayan 399 uncu madde göz önünde tutulmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Açıklama
TMK Madde 439, vesayet altındaki kişiye ait kıymetli evrak, değerli eşya ve önemli belgelerin güvenli biçimde saklanmasını düzenler ve yürürlükten kalkan 743 sayılı Kanun’un 383. maddesinin karşılığıdır; gerekçeye göre madde, İsviçre Medeni Kanunu’nun 399. maddesi göz önünde tutularak yeniden kaleme alınmıştır. Hükmün amacı, korunan kişinin kaybolma, çalınma veya zarar görme riski taşıyan değerli varlıklarının vasinin kişisel tasarrufunda dağınık biçimde tutulmasını önleyerek vesayet makamının gözetimi altında muhafaza edilmesini sağlamaktır. Madde, malvarlığının defterinin tutulmasını öngören m.438’in doğal bir devamıdır; defterle tespit edilen değerli unsurların nasıl saklanacağını gösterir ve paraların yatırılmasını düzenleyen m.441 ile taşınırların satışını düzenleyen m.440 hükümleriyle birlikte malvarlığının koruyucu yönetimi sistemini tamamlar.
Maddenin işleyişinde vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığında bulunan kıymetli evrakı (hisse senedi, tahvil, bono gibi), değerli eşyayı (mücevher, altın gibi) ve önemli belgeleri (tapu, sözleşme, vasiyet gibi) belirlemek ve bunları güvenli bir yere koymakla yükümlüdür. Saklama, vesayet makamının gözetimi altında gerçekleşir; uygulamada bu değerler çoğunlukla bir bankanın kiralık kasasına ya da makamın uygun gördüğü güvenli bir yere tevdi edilir. Maddede yer alan ‘malvarlığının yönetimi bakımından bir sakınca yoksa’ kaydı önemli bir esneklik getirir: eğer söz konusu değerli unsurların aktif olarak kullanılması veya işletilmesi malvarlığının yönetimi için gerekliyse, bunlar saklanmak yerine yönetimde kullanılabilir. Vasi, bu işlemleri m.452’deki hesap verme ve raporlama düzeni içinde belgelendirir ve makama bildirir.
Değerli unsurların güvenli biçimde saklanmaması ve bu yüzden kaybolması, çalınması veya zarar görmesi, vasinin özen yükümlülüğünün ihlali olup TMK m.466-467 uyarınca doğan zarardan sorumlu tutulmasına ve ağır hâllerde görevden almaya yol açar. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, vasinin vesayet altındaki kişiye ait kıymetli evrak ve değerli eşyayı koruma yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesinin sorumluluk doğurduğunu kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: kısıtlı bir kişinin malvarlığında bulunan altın takılar, hisse senetleri ve gayrimenkul tapuları söz konusu olduğunda, vasi bunları evinde gelişigüzel tutamaz; vesayet makamının gözetiminde bir banka kiralık kasasına yerleştirir ve bu durumu defterde ve hesap raporlarında belgeler. Bir hisse senedinin temettü hakkını kullanmak gibi yönetim gerektiren bir durum varsa, ilgili evrak saklama yerine işletmede kullanılabilir.
