TMK ▸ Madde 20
Madde 19
MADDE 20

2. Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri

Madde Listesi
Madde 21

TMK 20. Madde

(1) Bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır.

(2) Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde Türkiye’de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır.

TMK 20. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 20 nci maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarının 20 nci maddesinden alınmıştır. Maddeye göre henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâ len yerleşmek niyeti olmaksızın geçici olarak oturduğu yer, yani “hâ len oturduğu yer” onun yerleşim yeri sayılacaktır. Bu hüküm herkesin mutlaka bir yerleşim yeri edinmesi zorunluluğunun bir sonucudur.

Açıklama

Türk Medeni Kanunu’nun 20. maddesi, yerleşim yerinin nasıl değiştirileceğini ve yerleşim yeri belirlenemeyen durumlarda hangi mekânın yerleşim yeri sayılacağını düzenleyen hükümdür. Madde iki temel kural getirir: birincisi yerleşim yerinin değiştirilmesi ancak yenisinin edinilmesine bağlıdır; ikincisi önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bırakmakla birlikte Türkiye’de henüz yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin halen oturduğu yer yerleşim yeri sayılır. Böylece madde, kişinin her zaman bir yerleşim yerine sahip olması gerektiği ilkesini pekiştirmektedir.

Maddenin birinci fıkrası, yerleşim yerinin “süreklilik” ilkesini yansıtır. Bir kişi mevcut yerleşim yerinden ayrılmış olsa bile, yenisini edinmediği sürece eski yerleşim yeri hukuken devam eder. Bu ilke, TMK 19’daki tek yerleşim yeri kuralı ile birlikte okunduğunda, kişinin hiçbir zaman “yersiz” kalmaması anlamına gelir. Böylece hukuki uyuşmazlıklarda yetki belirsizliği önlenir, tebligat işlemleri aksamadan sürer, yargı yetkisi boşluğa düşmez. Yerleşim yerinin değişmesi için iki kümülatif koşul aranır: eski yerleşim yerinin terk edilmesi (objektif unsur) ve yeni bir yerleşim yerinin edinilmesi (sürekli kalma niyetiyle oturma). Sadece niyet değişikliği veya sadece fiilen taşınma, yerleşim yerini değiştirmez.

Maddenin ikinci fıkrası, yerleşim yeri belirlenemeyen istisnai durumlar için bir çözüm sunar. Önceki yerleşim yeri bilinmeyen veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bırakan ancak Türkiye’de henüz yerleşim yeri edinmemiş kişinin “halen oturduğu yer” yerleşim yeri sayılır. Bu durum; mülteciler, yeni göçmenler, kimliği belirlenemeyen kişiler, geçici olarak Türkiye’ye gelmiş kişilerin bir kısmı için önem taşır. Burada normal TMK 19 tanımındaki “sürekli kalma niyeti” aranmaz; fiili oturma yeri yerleşim yeri sayılır. Bu hüküm, “herkesin mutlaka bir yerleşim yerine sahip olması” ilkesinin pragmatik uygulamasıdır ve hukuk güvenliğini korur.

Yerleşim yeri değişikliğinin uygulanmasında, süreklilik niyetinin tespiti tartışmalı bir mesele olabilir. Kişi bir şehirden diğerine taşınırken taşınma kesin ve kalıcı olmalıdır. Geçici iş seyahatleri, eğitim amaçlı kısa süreli kalışlar, hastalık nedeniyle başka bir yere gidişler yerleşim yerinin değişmesine yol açmaz. Nüfus kayıt adresinin değiştirilmesi, TMK 19 anlamında yerleşim yerinin değişmesi için güçlü bir karinedir ancak tek başına yeterli değildir; fiili oturma ve niyet birleştiğinde yerleşim yeri değişir. Yurt dışına taşınmada da aynı ilke geçerlidir: Türkiye’deki yerleşim yeri, yabancı ülkede yeni yerleşim yerinin oluşması ve Türkiye’deki bağların gerçekten kesilmesiyle sona erer.

Uygulamada TMK 20, özellikle yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’deki hukuki statüsü, mülteci hukuku, uluslararası çocuk kaçırma davaları (Lahey Sözleşmesi), uluslararası miras ve nafaka davaları gibi konularda önem kazanır. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’ndaki oturma izni ve ikamet kavramları ile TMK 19-20’deki yerleşim yeri kavramları birbirinden farklıdır; biri idari ve göçmenlik hukuku kategorisi, diğeri ise özel hukuk kategorisidir. Yargıtay kararlarında yabancı ülkede yerleşmiş Türk vatandaşlarının Türkiye’deki yerleşim yerinin sona ermesi ve yeni yerleşim yerinin oluşması için somut göstergelerin (iş ilişkisi, aile birleşimi, uzun süreli ikamet izni, mal varlığı transferi) aranması vurgulanmaktadır. MÖHUK m.4 gibi kanunlar çatışması kuralları da habitual residence kavramını çoğu zaman TMK 19-20 çerçevesinde yorumlar. Bu yönüyle TMK 20, hukuk devletinde “her kişinin mutlaka bir yerleşim yerine bağlı olması” ilkesinin pratik güvencesidir ve kişinin coğrafi hareketliliği ile hukuki kimliğinin süreklilik ilişkisini kurar.

Madde 19
MADDE 20

2. Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri

Madde Listesi
Madde 21
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-20/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık