TMK 558. Madde
(1) İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir.
(2) Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir.
(3) İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir.
TMK 558. Madde Gerekçesi
İptal sebepleri bir önceki maddede düzenlenmişolduğundan, burada sadece iptal davasıhakkıbir bütün olarak ele alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasıyürürlükteki Kanunun 499 uncu maddesinin son fıkrasınıkarşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunun 499 uncu maddesinin son fıkrasında mirasçılara tanınmışolan iptal davasıhakkı, “tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunma” koşuluna bağlanmıştır. Aynıkoşul vasiyet alacaklılarıiçin de söz konusu olacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında iptal davasının tasarrufun tamamına yönelik olmasının şart olmadığıhükme bağlanmıştır. Maddenin son fıkrasıyürürlükteki Kanunun 500 üncümaddesinin ikinci fıkrasınıkarşılamaktadır. Bu fıkra, vasiyetin düzenlenmesine katılanlara kazandırma yasağının yaptırımınıdüzenlemektedir. Bu yasak vasiyetin düzenlenmesine katılanlara kazandırma yapılmasıyla ilgili olup, madde bu durumda vasiyetin değil, sadece yapılan bu kazandırmanın iptaliyle yetinilmesini öngörmektedir. Bu hükümle ölüme bağlıtasarruflarıyaşatma (favor testamenti) ilkesinin bir uygulamasıöngörülmüştür. Bu fıkrada, yürürlükteki 500 üncümaddenin ikinci fıkrasından farklıolarak “vasiyetnamenin tanzimine iştirak edenlere veya aileleri efradından birine” deyimi yerine “ölüme bağlıtasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanlar” ifadesi kullanılmıştır. 107
Açıklama
TMK Madde 558, ölüme bağlı tasarrufların iptali davasını kimlerin açabileceğini ve davanın kapsamını düzenler. Birinci fıkraya göre iptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. İkinci fıkra, davanın ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya yalnızca bir kısmının iptaline ilişkin olabileceğini belirtir. Üçüncü fıkra ise özel bir sınırlama getirir: iptal davası, tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayanıyorsa, tasarrufun tamamı değil yalnızca bu kazandırmalar iptal edilir. Gerekçe, birinci fıkranın eski 743 sayılı Kanun’un 499. maddesinin son fıkrasını, son fıkranın ise 500. maddenin ikinci fıkrasını karşıladığını ve son fıkrada ölüme bağlı tasarrufları yaşatma (favor testamenti) ilkesinin uygulandığını açıklar. Madde, TMK 557’deki iptal sebepleri ve 559’daki hak düşürücü sürelerle birlikte uygulanır.
Uygulama mekanizmasında maddenin ilk işlevi, dava hakkını bir menfaat şartına bağlamaktır. İptal davasını yalnızca tasarrufun iptalinde hukukî yararı bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir; tasarrufun iptalinden hiçbir kazanç sağlamayacak kişinin dava açmasında korunmaya değer bir menfaat yoktur. Bu yarar, çoğunlukla iptal hâlinde davacının miras payının artması ya da yasal mirasçı sıfatıyla terekeden hak elde etmesi biçiminde ortaya çıkar. İkinci fıkra, kısmî iptale imkân tanıyarak tasarrufun yalnızca sakat olan bölümünün ortadan kaldırılmasını, geri kalanın ayakta tutulmasını sağlar. Üçüncü fıkra ise favor testamenti ilkesinin en somut görünümüdür: vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan kişiye (örneğin tanık veya memura) ya da onun eş ve hısımlarına kazandırma yapılması bir yasağa aykırılık oluşturduğunda, yaptırım tüm tasarrufun iptali değil, yalnızca bu yasak kazandırmaların iptalidir; böylece mirasbırakanın geçerli son arzuları gereksiz yere yok edilmez.
İptal davasında hâkim, önce davacının iptalde menfaatinin bulunup bulunmadığını araştırır; menfaat yoksa davayı reddeder. Menfaat varsa, iptal sebebinin niteliğine göre tasarrufun tamamını ya da yalnızca sakat kısmını iptal eder; düzenlemeye katılana yapılan kazandırmalarda ise yaptırımı yalnız o kazandırmayla sınırlar. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, iptal davasında menfaat şartının dava şartı olduğunu ve favor testamenti ilkesi gereği mümkün olduğunca kısmî iptale gidilerek tasarrufun ayakta tutulacağını kabul etmektedir. Somut örnek: bir resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık olarak katılan kişinin oğluna, aynı vasiyetnamede önemli bir mal bırakılmışsa; saklı pay sahibi mirasçı TMK Madde 558 uyarınca dava açtığında, vasiyetnamenin tamamı değil yalnızca tanığın oğluna yapılan bu kazandırma iptal edilir; mirasbırakanın diğer geçerli tasarrufları yürürlükte kalır. Böylece hem yasak yaptırıma bağlanır hem de son arzular korunur.
