TMK ▸ Madde 560

TMK 560. Madde

(1) Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.

(2) Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır.

TMK 560. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 502 nci maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlıklarıile birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 560, tenkis davasının temel dayanağını oluşturur ve saklı pay sahibi mirasçılara tanınan dava hakkını düzenler. Birinci fıkraya göre, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. İkinci fıkra ise yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kuralların, mirasbırakanın iradesinin başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralı sayılacağını öngörür; yani bu kurallar saklı payı ortadan kaldıracak biçimde yorumlanamaz. Gerekçe, hükmün eski 743 sayılı Kanun’un 502. maddesini karşıladığını ve maddenin arılaştırılarak yeniden kaleme alındığını, herhangi bir hüküm değişikliği yapılmadığını belirtir. Madde, TMK 505 ve 506’da belirlenen saklı paylı mirasçılar ile saklı pay oranlarıyla birlikte okunmalı; tenkisin kapsamını düzenleyen TMK 561 ve devamı hükümleri bu maddedeki dava hakkını somutlaştırır.

Uygulama mekanizmasında maddenin işlevi, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü ile saklı pay sahibi mirasçıların korunan payları arasındaki dengeyi sağlamaktır. Mirasbırakan, malvarlığının yalnızca tasarruf edilebilir kısmı üzerinde ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarda bulunabilir; bu sınırı aşan tasarruflar kendiliğinden geçersiz olmaz, ancak saklı pay sahibinin açacağı tenkis davasıyla saklı payı tamamlayacak ölçüde etkisiz hâle getirilir. Tenkis davası yenilik doğuran nitelikte olup, davacının saklı payının fiilen zedelenmiş olması ön koşuldur; saklı payını başka yollardan tam olarak alan mirasçının dava hakkı doğmaz. İkinci fıkranın getirdiği yorum kuralı ise önemlidir: mirasbırakan tasarrufunda yasal mirasçıların paylarına ilişkin bir düzenleme yapmışsa, bu kural aksine açık bir irade yoksa mirasçıyı mirastan çıkarma değil, yalnızca paylaştırmaya ilişkin bir yönlendirme sayılır; böylece saklı pay güvencesi korunur.

Tenkis davasında hâkim, terekenin tenkise esas net değerini saptar, saklı pay oranlarını ve tasarruf edilebilir kısmı hesaplar; tasarrufların bu sınırı aşan bölümünü, saklı payı tamamlayacak ölçüde tenkis eder. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, tenkis davasında saklı payın zedelenip zedelenmediğinin terekenin TMK hükümlerine göre yapılacak denkleştirme ve değerleme işlemiyle belirleneceğini, davacının saklı payını alamamış olmasının dava şartı olduğunu istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut örnek: mirasbırakan, tek malvarlığı olan evini vasiyetle bir hayır kurumuna bırakmış ve geriye saklı pay sahibi iki çocuğu kalmışsa; çocukların saklı payları tamamen karşılıksız kaldığından, TMK Madde 560 uyarınca tenkis davası açarak vasiyetin, saklı paylarını karşılayacak oranda tenkisini ve evin o orandaki değerinin kendilerine verilmesini isteyebilirler. Böylece mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü, saklı pay güvencesiyle sınırlanmış olur.