TMK ▸ Madde 577

TMK 577. Madde

(1) Bu Kanuna göre mirasa ehil olmayanlar dışındaki herkes mirasçı olabileceği gibi, vasiyet alacaklısı da olabilir.

(2) Tüzel kişiliği bulunmayan bir topluluğa belli bir amaç için yapılan kazandırmaları, o topluluk içindeki kişiler, mirasbırakan tarafından belirlenen bu amacı gerçekleştirme kaydıyla birlikte edinmiş olurlar; amacın bu yolla gerçekleştirilmesine olanak yoksa, yapılan kazandırma vakıf kurma sayılır.

TMK 577. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 519 uncu maddesini karşılamaktadır. Bu maddenin konu başlığı “I. Ehliyet” şeklindedir. Genel işlem ehliyeti ile bazıişlemlerde aranan özel ehliyetin karıştırılmamasıiçin, başlığın “I. Mirasa ehliyet” şeklinde düzenlenmesi daha isabetlidir. Örneğin bağışlamayla ilgili Borçlar Kanununun 235 inci maddesinde kenar başlık sadece ehliyet değil “Bağışlamaya ehliyet” şeklindedir. Bu nedenle maddenin bu konu başlığı “Mirasa ehliyet” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece mirasçıolabilme ehliyetinin ifade edilmek istendiği açıklık kazanmaktadır. Madde, İsviçre MedenîKanununun 539 uncu maddesindeki aslına uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir. 111 Maddenin birinci fıkrasında “Mirasa ehil olmayanlar” bu Kanuna göre ehil olmayanlarla sınırlıtutulmuştur. Zira Anayasamızın 35 inci maddesi herkesin miras ve mülkiyet hakkına sahip olduğu temel kuralınıkoymuştur. 1984 tarihli Öntasarıda olduğu gibi “Mirasçıolma ehliyeti kanunen kaldırılanlar” şeklindeki bir ifade kullanılacak olursa, bu ifade dolayısıyla maddenin Anayasa’ya aykırıolmasısorunu gündeme gelebilecektir. Bu nedenle maddede “Bu Kanuna göre mirasa ehil olmayanlar dışındaki herkes” ifadesi kullanılmıştır. Maddenin ikinci fıkrasına tüzel kişiliği olmayan kişi topluluklarına belli bir amacıgerçekleştirmek üzere yapılan kazandırmalarda bu kişilerin mirasıhep birlikte edinmişolacaklarıifadesi konulmuştur. Zira, ancak kişiliğe sahip olanlar hak edinebilecekleri için, tüzel kişiliği, yani kişiliği olmayan topluluklara yapılan kazandırmaları, bu topluluğu oluşturan kişilerin hep birlikte edinebilmeleri olanağıgetirilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 577, mirasa ehliyeti, yani mirasçı veya vasiyet alacaklısı olabilme hak ehliyetini düzenlemektedir. Hüküm, bu Kanuna göre mirasa ehil olmayanlar dışında herkesin mirasçı ya da vasiyet alacaklısı olabileceğini öngörerek, Anayasa’nın 35 inci maddesindeki miras ve mülkiyet hakkının herkese tanınması ilkesini yansıtır. Madde, hak ehliyetinin genel düzenlemesini içeren TMK 8 ile tüzel kişilerin hak ehliyetini belirleyen TMK 48 hükümleriyle bağlantılıdır. Gerekçede, kenar başlığın genel işlem ehliyetiyle karıştırılmaması için isabetli biçimde mirasa ehliyet olarak düzenlendiği ve maddenin İsviçre Medenî Kanununun 539 uncu maddesi esas alınarak iki fıkraya ayrıldığı açıklanmaktadır. Ehliyetsizlik, yalnızca kanunda öngörülen mirastan yoksunluk gibi hallerle sınırlı tutulmuş; Anayasa’ya aykırılık doğurabilecek geniş ifadelerden kaçınılmıştır.

Maddenin uygulama mekanizması bakımından, hayatta olan veya cenin durumundaki gerçek kişiler ile tüzel kişiler mirasa ehildir. Sağ doğmak koşuluyla cenin, mirasın açıldığı anda hak ehliyetine sahip sayılır; TMK 28 uyarınca tam ve sağ doğum gerçekleşirse ana rahmine düştüğü andan itibaren mirasçılık hakkı doğar. Tüzel kişiler de kuruluşlarını tamamladıkları andan itibaren kazandırmalardan yararlanabilir. İkinci fıkra, özgün bir durumu çözüme bağlar: tüzel kişiliği bulunmayan bir topluluğa belli bir amaç için yapılan kazandırmaları, o topluluk içindeki kişiler, mirasbırakanın belirlediği amacı gerçekleştirme kaydıyla birlikte edinmiş olurlar. Örneğin bir köy gençlerine spor amacıyla bırakılan kazandırma, tüzel kişilik bulunmadığından bu kişilerce elbirliğiyle ve amaca bağlı olarak kazanılır. Amacın bu yolla gerçekleştirilmesi mümkün değilse, kazandırma TMK 101 ve devamı uyarınca vakıf kurma sayılır.

TMK Madde 577’ye göre mirasa ehil olmayan kişiye yapılan kazandırma geçersiz olup, bu kişiye intikal etmiş görünen değerler miras sebebiyle istihkak davasıyla geri istenebilir; ceninin sağ doğmaması halinde de hak hiç doğmamış sayılarak tereke diğer mirasçılara göre paylaştırılır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, ceninin mirasçılığının sağ ve tam doğum şartına bağlı olduğunu, doğuma kadar terekenin paylaşımının askıda kalacağını ve tüzel kişiliği olmayan topluluklara yapılan kazandırmalarda amaca bağlılık ölçütünün esas alınacağını istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnekle: mirasbırakan, henüz doğmamış torunu lehine vasiyette bulunmuşsa, paylaşım bebeğin doğumuna kadar bekletilir; bebek sağ ve tam doğarsa vasiyet hüküm doğurur, ölü doğarsa söz konusu pay diğer mirasçılara kalır. Bir derneğe yapılan kazandırma ise dernek tüzel kişiliğe sahip olduğundan doğrudan geçerlidir ve amaca bağlılık tartışması doğmaz.