TMK 582. Madde
(1) Cenin, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur.
(2) Ölü doğan çocuk mirasçı olamaz.
TMK 582. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 524 üncümaddesini karşılamaktadır. “Çocuk hak ehliyetini, sağdoğmak koşuluyla ana rahmine düştüğüandan başlayarak elde eder.” biçimindeki 28 inci maddede yer alan genel hüküm, miras haklarıbakımından bu maddede yinelenmiştir. Böylelikle, mirasçılık koşullarından olan, “mirasbırakanın ölümünde sağolma” koşulunun bir istisnasıdüzenlenmektedir. Madde, başlığıile birlikte arılaştırılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 582, ceninin miras hukukundaki konumunu düzenler ve hak ehliyetinin başlangıcına ilişkin genel ilkenin miras alanındaki özel görünümünü ortaya koyar. Birinci fıkraya göre cenin, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur; ikinci fıkraya göre ölü doğan çocuk mirasçı olamaz. Bu hüküm, TMK m.28’de yer alan ‘çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder’ biçimindeki genel kuralın miras hakları bakımından yinelenmesidir. Gerekçede de bu düzenlemeyle mirasçılık koşullarından olan ‘mirasbırakanın ölümünde sağ olma’ şartının bir istisnasının getirildiği açıklanır; çünkü cenin henüz doğmamış olsa da, mirasbırakanın ölümü anında ana rahminde mevcut ise ve sağ doğarsa mirasçı sayılır. Bu, TMK m.580’deki sağ olma şartının ana rahmine kadar genişletilmesidir.
Maddenin işleyişinde cenin bakımından özel bir bekleme ve askıda hak durumu söz konusudur. Mirasbırakanın ölümü anında ana rahmine düşmüş olan cenin, doğumuna kadar şarta bağlı bir miras hakkına sahip olur; bu hak, sağ doğum koşulunun gerçekleşmesine bağlı olarak bozucu ya da geciktirici nitelikte askıda kalır. Cenin sağ doğduğunda hak ehliyeti geriye etkili olarak ana rahmine düştüğü ana kadar uzanır ve mirasçılığı kesinleşir; bu durumda terekenin paylaşımı, ceninin doğumu beklenerek yapılır veya doğuma kadar tedbir alınır. Cenin lehine miras payı saklı tutulur, hatta bu süreçte ceninin menfaatlerini korumak üzere TMK m.426 vd. uyarınca kayyım atanması gündeme gelebilir. Sağ doğmak için çocuğun anneden tamamen ayrıldığı anda canlı olması yeterlidir; ne kadar yaşadığı önemli değildir.
Bu hükmün pratik sonucu, mirasbırakanın ölümünden sonra doğan çocuğun dahi mirasçı olabilmesi, böylece henüz doğmamış çocuğun miras hakkından mahrum kalmamasıdır; buna karşılık ölü doğum, miras hakkını baştan itibaren ortadan kaldırır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, mirasbırakanın ölümü anında ana rahminde bulunan ve sonradan sağ doğan çocuğun mirasçı sıfatını kazandığını kabul etmektedir. Somut bir örnek: bir baba, eşinin hamile olduğu sırada vefat ederse, doğmamış çocuk TMK Madde 582 uyarınca sağ doğmak koşuluyla babasının mirasçısı olur; tereke paylaşımı çocuğun doğumu beklenerek yapılır ve çocuk sağ doğduğunda payını alır. Ancak çocuk ölü doğarsa mirasçı sayılmaz ve onun payı diğer mirasçılar arasında paylaştırılır.
