TMK 100. Madde
(1) Kamuya yararlı dernekler ve özel kanunlarla kurulan dernekler hakkındaki özel hükümler saklıdır.
TMK 100. Madde Gerekçesi
Maddede özel bir kategori oluşturan kamu ya yararlıdernekler ve özel kanunla kurulan dernekler hakkındaki özel kanun hükümlerine yoll ama yapılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 100, dernekler hukukunun genel hükümleri ile özel kanun düzenlemeleri arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir saklı tutma hükmüdür. Maddeye göre kamuya yararlı dernekler ve özel kanunlarla kurulan dernekler hakkındaki özel hükümler saklıdır. Bu düzenleme, Türk Medeni Kanunu’nun dernekleri düzenleyen genel kurallarının, bu özel dernek kategorileri bakımından özel kanun hükümlerinin önünde uygulanmayacağını ortaya koyar ve özel kanun-genel kanun ilişkisinde özel kanunun önceliği ilkesini somutlaştırır. Hüküm, derneğin tanımını yapan TMK Madde 56 ve dernek gelirlerini düzenleyen TMK Madde 99 gibi genel dernek hükümleriyle birlikte okunur; ancak bu genel hükümler, kamuya yararlı dernekler veya özel kanunla kurulan dernekler söz konusu olduğunda ilgili özel mevzuatla sınırlanır. Böylece norm, dernekler rejiminde çok katmanlı bir hukuki düzen kurar.
Uygulama mekanizması bakımından madde, iki özel dernek kategorisine işaret eder. Kamuya yararlı dernekler, Dernekler Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca Cumhurbaşkanı kararıyla bu statüyü kazanan, vergi muafiyeti ve bazı ayrıcalıklardan yararlanan derneklerdir; bunların kuruluşu, denetimi ve mali rejimi özel kurallara tabidir. Özel kanunlarla kurulan dernekler ise Kızılay, Türk Hava Kurumu gibi doğrudan kendi özel kanunlarıyla düzenlenen ve kuruluş, organ ve işleyiş bakımından kendi yasalarına bağlı tüzel kişilerdir. Bu derneklerde bir uyuşmazlık doğduğunda önce ilgili özel kanun hükümleri uygulanır; özel kanunda hüküm bulunmayan hâllerde ise Türk Medeni Kanunu’nun dernekler hakkındaki genel hükümleri tamamlayıcı olarak devreye girer. Böylece özel kanun ile genel kanun arasında bir tamamlayıcılık ilişkisi kurulur ve hukuki boşluklar genel hükümlerle doldurulur.
Sonuçları itibarıyla bu kategorideki dernekler bakımından özel kanun hükümleri esas alınır; genel dernek hükümleri yalnızca özel düzenlemenin boşluk bıraktığı noktalarda uygulanır. Yargıtay, özel kanunla kurulan derneklere ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle o derneğin özel kanununun uygulanması, genel hükümlerin tamamlayıcı nitelik taşıması gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: kendi özel kanunuyla kurulmuş bir kuruluşun organlarının seçim usulü o özel kanunda ayrıntılı biçimde düzenlenmişse, bu konuda Türk Medeni Kanunu’nun genel kurul ve yönetim kuruluna ilişkin genel hükümleri uygulanmaz; ancak özel kanun üyelikten çıkarma sebepleri konusunda susmuşsa, TMK Madde 100’ün saklı tuttuğu özel düzen tamamlanmak üzere genel dernek hükümlerine başvurulur. Böylece norm, özel ve genel düzenlemeler arasındaki uygulama önceliğini netleştirir.
