TMK ▸ Madde 615
Madde 614
MADDE 615

V. Ret süresinin uzatılması

Madde 616

TMK 615. Madde

(1) Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir.

TMK 615. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 555 inci maddesini karşılamaktadır. Madde, kenar başlığıyla birlikte İsviçre MedenîKanununun 576 ncımaddesindeki aslına uygun olarak arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan “muhik (haklı) sebep” deyimi, kaynak Kanunun Almanca metnine uygun olarak “önemli sebep” deyimi olarak değiştirilmiştir. Çünkü “haklısebep” kavramı, daha genişbir kavram olup, önemli olmayan sebepleri de içerecek niteliktedir. Ne var ki, her haklısebep aynızamanda önemli sebep sayılmaz. Bu nedenle ret süresinin uzatılmasıiçin haklıolan her sebep değil, önemli sebeplerin bulunmasıgerektiği kabul edilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 615, mirası ret hakkına ilişkin kural rejimi içinde sulh hâkimine tanınan istisnai bir takdir yetkisini düzenler. Kural olarak mirasın reddi, TMK m.606 uyarınca üç aylık hak düşürücü süreye bağlıdır ve bu süre yasal mirasçılar bakımından ölümün öğrenildiği, atanmış mirasçılar bakımından tasarrufun resmen bildirildiği andan işler. Madde 615 ise bu süreyi mutlak saymayıp, önemli sebeplerin varlığında sulh hâkimine ret süresini uzatma veya yeni bir süre tanıma imkânı verir. Madde gerekçesinde, yürürlükten kalkan 743 sayılı Kanunun 555. maddesindeki ‘muhik sebep’ kavramının daha geniş olması nedeniyle ‘önemli sebep’ deyiminin tercih edildiği, her haklı sebebin önemli sayılamayacağı özellikle vurgulanmıştır. Bu yönüyle hüküm, TMK m.610’daki ret hakkının düşmesi düzenlemesinin katılığını yumuşatan bir denge unsuru işlevi görür.

Hükmün işleyebilmesi için mirasçının sulh mahkemesine başvurarak önemli sebebini somut biçimde ortaya koyması gerekir. Önemli sebep, kişinin kendi kusuru dışında ret kararını süresinde verebilmesini engelleyen, terekenin gerçek durumunu zamanında öğrenmesini imkânsızlaştıran nitelikte olmalıdır. Örneğin terekede sonradan ortaya çıkan büyük bir borcun mirasçı tarafından gizlenmiş olması, mirasçının yurt dışında veya hastanede ağır biçimde rahatsız bulunması, ya da terekenin malvarlığı tablosunun karmaşıklığı nedeniyle aczin üç ay içinde anlaşılamaması bu kapsamda değerlendirilir. Hâkim, talebi incelerken hem sebebin ağırlığını hem de mirasçının iyiniyetini gözetir; süre uzatımı ile zaten reddetmiş sayılan veya TMK m.610 gereği terekeye karışarak ret hakkını yitirmiş mirasçının durumu farklı değerlendirilir. Karar, koşulları sağlayan herkese değil, somut olayda önemli sebebi kanıtlayan mirasçıya yöneliktir.

Sulh hâkiminin süre uzatımına ilişkin kararı, mirasçının yeniden ret beyanında bulunabilmesine olanak tanır; talebin reddi hâlinde ise mirasçı kayıtsız şartsız mirası kazanmış sayılır ve terekenin borçlarından TMK m.641 çerçevesinde sorumlu olur. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, süre uzatımının ancak gerçekten önemli ve mirasçının iradesi dışındaki sebeplere dayanması gerektiğini, sıradan ihmal veya bilgisizliğin yeterli olmadığını istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Somut bir örnekle: babasının ölümünden sonra terekenin borçsuz olduğunu düşünerek ret yoluna gitmeyen bir mirasçı, üç ayın dolmasının ardından tereke aleyhine açılmış büyük tutarlı bir senet davasını öğrendiğinde, bu durumu belgeleyerek sulh mahkemesinden TMK Madde 615 uyarınca ek süre talep edebilir. Hâkim, borcun gerçekten gizlenmiş ve sonradan öğrenilmiş olduğunu tespit ederse yeni bir ret süresi tanıyabilir ve mirasçı bu süre içinde mirası reddederek kişisel malvarlığını koruyabilir.

Madde 614
MADDE 615

V. Ret süresinin uzatılması

Madde 616