TMK 109. Madde
(1) Vakfın bir yönetim organının bulunması zorunludur. Vakfeden, vakıf senedinde gerekli gördüğü başka organları da gösterebilir.
TMK 109. Madde Gerekçesi
Madde yürürlükteki Kanunun 77 nci maddesinin birinci fıkrasınıkarşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin kenar başlığı, “Vakfın örgütü ” şeklinde değiştirilmiş ve kenar başlıktaki “Genellikle” sözcüğü “Genel olarak” şeklinde kaleme alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncüfıkraları ise alınmamıştır. Çünküikinci fıkrada güdülen 20 amaç, yukarıda açıklanan 107 nci maddenin ikinci fıkrasıile; üçüncüfıkradaki durum ise 107 nci maddenin üçüncüfıkrası ile düzenlenmişbulunmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, 101 inci maddenin son fıkrasına aykırı olarak vakıf kurulmasımümkün olamayacağına göre, böyle durumlarda, benzer amaçlıvakfın varlığından ve böyle bir vakfa malların özgülenmesinden söz edilemeyecektir. Son fıkra ise, vakıflarla ilgili davalarda vakfın yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olmasına göre, gereksiz yetki kuralıgetirdiğinden bu kuralın yeniden tekrar edilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklama
TMK Madde 109, vakfın organlarına ilişkin temel kuralı koyarak her vakıfta en az bir yönetim organının bulunmasını zorunlu kılar. Hükme göre vakfeden, vakıf senedinde gerekli gördüğü başka organları da öngörebilir. Bu düzenleme, vakfın bir tüzel kişi olarak iradesini oluşturup açıklayabilmesi ve faaliyetlerini yürütebilmesi için vazgeçilmezdir; zira yönetim organı olmadan vakıf, malvarlığını amaca özgülenmiş biçimde işletemez. Madde, vakfın kuruluşunu düzenleyen TMK m.101 ve devamı hükümlerle bütünlük içindedir ve yönetim organının değiştirilmesini düzenleyen TMK m.112 ile birlikte değerlendirilir. Gerekçede belirtildiği üzere, eski metnin diğer fıkraları başka maddelere taşındığından bu madde yalnızca organ zorunluluğunun çekirdek kuralını içerecek biçimde sadeleştirilmiştir.
Uygulamada yönetim organı, vakfı temsil eden, kararlarını alan ve uygulayan zorunlu organdır; tek kişiden ya da kurul biçiminde birden çok kişiden oluşabilir. Vakfeden, senette bu organın oluşumunu, üye sayısını, görev süresini ve karar alma usulünü serbestçe belirleyebilir. Bunun yanında, mütevelli heyeti, denetim kurulu, danışma kurulu gibi başka organlar da öngörülebilir; ancak bunlar zorunlu olmayıp vakfedenin iradesine bağlıdır. Yönetim organı, vakıf senedindeki amacı gerçekleştirmek, malvarlığını korumak ve gelirleri amaca uygun harcamakla yükümlüdür; bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği TMK m.111 uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce denetlenir ve TMK m.114 gereği yıllık raporla belgelenir. Yönetim organının oluşturulamaması ya da işlevini yitirmesi hâlinde, vakfın yönetiminin değiştirilmesi yoluna (TMK m.112) gidilebilir; böylece vakfın organsız kalarak amacından sapması önlenir.
Bu maddenin pratik sonucu, organsız bir vakfın hukuk düzeninde işlevini yerine getiremeyeceği gerçeğidir; bu nedenle yönetim organının varlığı, vakfın tescili ve faaliyeti bakımından kurucu öneme sahiptir. Yargıtay içtihadında, yönetim organı oluşturulamayan veya organları işlemez hâle gelen vakıflarda, mahkemece yönetimin yeniden düzenlenmesi yoluna gidilebileceği kabul edilir. Somut bir örnek: vakıf senedinde yönetim kurulunun beş üyeden oluşacağı belirtilmiş, ancak üyelerin istifası ve yenilerinin seçilememesi nedeniyle kurul karar alamaz hâle gelmişse, denetim makamı veya kalan organ TMK m.112’ye dayanarak mahkemeden yönetimin yeniden oluşturulmasını isteyebilir. Vakfeden, kuruluş aşamasında yönetim organının yanında bir mütevelli heyeti de öngörmüşse, bu ek organ vakfın denetimini ve sürekliliğini güçlendirir. Böylece madde, vakfın kurumsal işlerliğinin asgari güvencesini oluşturur.
