TMK 777. Madde
(1) Başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur.
(2) Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla onu yeniden elde ederse kazandırıcı zamanaşımı kesilmiş olmaz.
(3) Kazandırıcı zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
TMK 777. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 701 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 728 inci maddesine uygun olarak üçfıkra hâ line getirilmiştir. Maddenin son fıkrasında, “alacak müruru zaman hakkındaki hükümler” yerine yapılan yollamanın daha anlaşılır hâ le gelmesini sağlamak üzere, “Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri”; birinci fıkrada da, 712 ve 713 üncü maddelerde olduğu gibi, bu düzenlemelerle uyumlu olmasınısağlamak üzere, “nizasız” yerine “davasız” deyimi kullanılmıştır. Ayrıca, “nizasız” yani “çekişmesiz” kelimesi de belirsizdir; Örneğin noterlik aracılığıyla gönderilen bir protesto ve ya fiilî bir müdahale ve çatışma da “niza” olarak nitelendirilebilir. Oysa amaç, İsviçre Medenî Kanununu şerh ve tevsil eden bütün hukuk bilginlerini birleştikleri gibi, zilyede karşıbir istihkak ve ya müdahalenin önlenmesi davasıaçılmışolmasının niza (çekişme) sayılacağıdır.
Açıklama
777. madde, taşınır mülkiyeti içinde kazandırıcı zamanaşımı konusunu ele alarak taşınır eşya üzerinde zilyetlik devrine dayalı mülkiyet düzeni ve iyiniyet koruması amacına dönük bir kural ortaya koymaktadır. Maddenin açılış cümlesi — “Başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırın maliki olur.” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 701. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece taşınır eşya üzerinde zilyetlik devrine dayalı mülkiyet düzeni ve iyiniyet koruması bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.
Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Başkasının taşınır bir malını davasız ve aralıksız beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kimse, zamanaşımı yoluyla o taşınırı…” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Zilyetliğin irade dışı kaybedilmesi hâlinde zilyet, bir yıl içinde eşyayı ele geçirir veya açacağı bir dava yoluyla onu yeniden elde ederse kazandırıc…” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Kazandırıcı zamanaşımı süresinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, zilyetliğin teslimi, iyiniyetle kazanma, buluntu eşya, sahipsiz eşya, işleme-karışma-birleşme bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.
Madde, TMK 762-778, TBK 207 vd. (satış), İcra ve İflas Kanunu, TTK (emre yazılı senetler), TMK 988 ile bir bütün halinde uygulanır. kazandırıcı zamanaşımına ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 777. maddeyi değil, TMK 988 (iyiniyetle zilyetlik), 989-990 (çalınmış/kaybolmuş şey), TBK 207 vd. (satım) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 777. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.
Yargıtay 3., 8. ve 11. Hukuk Daireleri kararları, kazandırıcı zamanaşımı konusundaki uyuşmazlıkları maddenin lafzı ile koruduğu menfaat arasındaki dengeyi gözeterek çözmüştür. Yerleşik içtihatta ispat yükü açıkça davacıya yüklenmiş; iddianın somut belgelerle veya tanıkla desteklenmesi aranmıştır. Hâkimin re’sen dikkate alacağı hususlar ile tarafların ileri sürmesi gereken hususlar net biçimde ayrılmakta; usul ekonomisi ilkesi (HMK m.30) de bu ayrımda rol oynamaktadır.
Uygulama açısından 777. madde, taşınır mülkiyeti alanındaki uyuşmazlıklarda sıkça dayanılan temel hükümlerdendir. Avukat, kazandırıcı zamanaşımı kapsamındaki bir talebi ileri sürerken maddenin unsurlarının her birini somut olayda ayrı ayrı ispatlamalı; ilgili yardımcı mevzuat (TMK 762-778, TBK 207 vd. (satış)) referanslarıyla iddiayı güçlendirmeli; varsa hak düşürücü süreleri ve zamanaşımını dikkatle izlemelidir. Dava dilekçesinde unsurların tek tek karşılanması, savunmada ise karşı delillerin zamanında sunulması, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının sınırları içinde değerlendirilmelidir.
Son olarak belirtmek gerekir ki 777. madde, taşınır mülkiyeti içinde taşınır eşya üzerinde zilyetlik devrine dayalı mülkiyet düzeni ve iyiniyet koruması amacına hizmet eden bir koruma hükmüdür. Maddenin koruduğu menfaat; kanunun bütünü içinde benzer amaçla konulmuş diğer hükümlerle (TMK m.2 dürüstlük, TMK m.4 hakkaniyet, TBK m.49 haksız fiil) birlikte değerlendirilmelidir. Uyuşmazlıkta tarafların karşılıklı iddialarını dayandırdıkları olguların ispat yükü, TMK m.6 uyarınca iddia eden tarafa düşer; ancak kanunun aksine bir karine getirdiği durumlarda bu yük tersine döner. Hak arayan tarafın, delilleri dava açılırken eksiksiz sunması; karşı tarafın ise süresi içinde savunmasını somutlaştırması, davanın sağlıklı sonuçlanmasının olmazsa olmaz koşuludur.
