TMK 644. Madde
(1) Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.
(2) Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.
(3) Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.
TMK 644. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 584 a maddesini karşılamaktadır. Elbirliği mülkiyetinde malikler kural olarak hep birlikte hareket etmek zorunda olduklarından, bir çok konuda maliklerden birinin karşıkoymasıdurumunda sorunlar çözümsüz kalabilir. Bu da ilişkileri işlemez duruma sokar. Bu sakıncalarıdikkate alan kanun koyucu 3678 sayılı Kanunla 584/a maddesini kabul ederek, bu gibi durumlara çözüm bulmak üzere, paylaşım davasıaçılmaksızın, yani paylaşıma gidilmeksizin de elbirliği mülkiyetinin paylımülkiyete dönüştürülmesi yoluyla maliklerden her birine elde edeceği pay üzerinde tasarruflarda bulunabilme olanağınıgetirmiştir. 3678 sayılı Kanunla getirilmişbulunan yürürlükteki hüküm aynen korunmuştur. Sadece maddedeki “iştirak hâ linde mülkiyet” ya da “iştirak hali” yerine, “elbirliği mülkiyeti” terimi kullanılmıştır.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 644. maddesi, mirasçıların tereke üzerindeki ortaklık ilişkisi ve paylaşmaya kadarki dönem bakımından elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi başlığı altında el birliği (iştirak) halinde mülkiyet, oybirliği, paylaşım alacaklısı, birlikte tasarruf çerçevesinde ayrıntılı bir düzen kurmaktadır. Maddenin açılış cümlesi — “Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğe…” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 584. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece mirasçılar arasında mirasın açıldığı anda kurulan tereke ortaklığının işleyişi bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.
Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdir…” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı tak…” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, el birliği (iştirak) halinde mülkiyet, oybirliği, paylaşım alacaklısı, birlikte tasarruf bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.
Madde, TMK 640-676, TBK 620-645 (adi ortaklık), HMK, Tapu Kanunu ile bir bütün halinde uygulanır. elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesina ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 644. maddeyi değil, TMK 701-703 (elbirliği mülkiyeti), TBK 620 vd. (adi ortaklık), TMK 677 (paylaşma) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 644. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.
Yargısal uygulamada Yargıtay 14. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi kapsamındaki uyuşmazlıklarda özellikle şu noktalara dikkat çekmektedir: tarafların gerçek iradesinin araştırılması, delillerin serbest takdir (HMK m.198) ilkesine göre değerlendirilmesi, maddenin emredici nitelikte hükümlerine aykırılığın re’sen gözetilmesi ve hakkın kötüye kullanılmasının (TMK m.2/f.2) denetlenmesi. Bu yaklaşım, maddenin kağıt üzerindeki normu uygulamada işlevsel kılar.
Günlük uygulamada bu madde, mirasçıların tereke üzerindeki ortaklık ilişkisi ve paylaşmaya kadarki dönem alanındaki sorunların çözümünde iskelet kuralı oluşturur. Hâkimin yapacağı değerlendirme; olayın koşullarını (tarafların sıfatı, zaman, yer, ekonomik değer), maddenin unsurlarını ve komşu hükümlerin getirdiği özel rejimi bir arada tartmayı gerektirir. Tarafların dayandığı olgular HMK m.25 kapsamında vakıa olarak sunulur; hukuki nitelendirme ise mahkemece re’sen yapılır. Bu ayrım, dilekçelerin teknik hazırlanmasında kritik öneme sahiptir.
Sonuç olarak Madde 644, mirasçıların tereke üzerindeki ortaklık ilişkisi ve paylaşmaya kadarki dönem alanındaki hukuki güvenliği destekleyen bir yapı taşıdır. Maddenin etkin biçimde işletilmesi için öğreti (Oğuzman, Serozan, Ayiter, Dural, Öz gibi yazarların eserleri), Yargıtay içtihadı ve Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet ile adil yargılanma kararları birlikte okunmalıdır. Bu kaynakların bir araya getirilmesi, uygulayıcıya kuralın yalnız soyut tarifini değil; gerçek uyuşmazlıklarda nasıl çalıştığını da gösterir. Böylelikle hükmün kağıt üzerindeki varlığı ile pratik yaşamdaki etkisi arasındaki mesafe kapanır.
