TMK ▸ Madde 659

TMK 659. Madde

(1) (Mülga: 30/4/2014-6537/9 md.)

TMK 659. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 597 nci maddesini karşılamaktadır. 128 Maddenin kenar başlığımaddenin içeriğiyle uyumlu hâ le getirilmiştir. Madde İsviçre Medenî Kanununun yürürlükten kalkan 620 nci maddesindeki aslında olduğu gibi üçfıkra olarak düzenlenmiştir. Birinci fıkrada İsviçre Medenî Kanununda olduğu gibi, işletmenin özgülenmesinin gelir değeri üzerinden yapılacağıdüzenlenerek, yürürlükteki metinde hangi değer üzerinden özgüleme yapılacağının belirtilmemişolmasından doğan boşluk doldurulma ya çalışılmaktadır. Ayrıca bu düzenleme, “gelir değeri üzerinden bölünmeksizin özgülenir.” biçiminde emredici olarak yazılmış, hâ kime hangi değer üzerinden özgüleneceği konusunda bir takdir hakkıbırakılmamış, dolayısıyla tarımsal işletmenin varlığı ve mirasçılarının çıkarıda korunma ya çalışılmıştır. İkinci fıkrada, bir işletme, değerinde bir azalma olmaksızın yeteri kadar gelir sağlayan birden çok tarım işletmesine bölünebilecek nitelikte ise, sulh hâ kiminin bunlarıisteyen ve işletmeye ehil bulunan mirasçılara ayrıayrıözgülenebileceği belirtilmiştir. Üçüncüfıkrada, işletmenin yeterli gelir sağlayıp sağlamayacağınıtayinde dikkate alınacak hususların ilgili Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.

Açıklama

TMK Madde 659, kenar başlığı “Koşulları” olan ve tarımsal işletmenin bir mirasçıya özgülenmesinin temel şartlarını ve değer esasını belirleyen bir hüküm iken, 30/4/2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanunun 9. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır; bugün mülga durumdadır. Hüküm, işletmenin özgülenmesine ilişkin 659 ila 668. madde bütününün başlangıç hükmüydü ve gerekçesine göre, mirasın genel paylaşımını düzenleyen 642. maddenin tarımsal işletmeye özgü bir istisnasını oluşturuyordu. Madde, işletmenin gelir değeri üzerinden bölünmeksizin özgülenmesi ilkesini ortaya koyuyordu.

Gerekçeden anlaşıldığı üzere maddenin birinci fıkrası, işletmenin gelir değeri üzerinden bölünmeksizin özgüleneceğini emredici biçimde düzenleyerek hâkime değer konusunda takdir hakkı bırakmamış; böylece işletmenin varlığı ve mirasçıların çıkarı korunmuştu. İkinci fıkra, bir işletmenin değerinde azalma olmaksızın yeter gelir sağlayan birden çok işletmeye bölünebilmesi hâlinde, sulh hâkiminin bunları isteyen ve ehil olan mirasçılara ayrı ayrı özgüleyebileceğini öngörmüştü. Üçüncü fıkra ise işletmenin yeterli gelir sağlayıp sağlamayacağının tespitinde dikkate alınacak hususların ilgili Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini hükme bağlamıştı. Bu yapı, işletmenin sürdürülebilirliğini somut bir gelir ölçütüne bağlıyordu.

Mülga TMK Madde 659 uyarınca artık bu koşullarla özgüleme istenemez; tarımsal arazinin devri 5403 sayılı Kanunun yeter gelirli tarımsal arazi ve ehil mirasçı hükümlerine tabidir ki bu kavramlar eski maddenin gelir değeri ölçütünün yerini almıştır. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, 2014 sonrası açılan davalarda işletmenin yeter gelir sağlayıp sağlamadığının güncel mevzuata göre belirleneceğini vurgulamıştır. Örneğin, bir mirasbırakanın bağ ve bahçesinin bölünmeden tek mirasçıya bırakılması talep edildiğinde, avukat bu mülga maddeye değil, yeter gelirli arazi büyüklüğüne ilişkin güncel sınırlara dayanmalıdır. Eski maddenin gelir değeri üzerinden bölünmeksizin özgüleme ilkesi, içerik olarak yeni rejimin arazinin asgari büyüklüğün altında parçalanmasını önleyen ve ehil mirasçıya devri öngören kurallarıyla benzer bir koruma amacını sürdürmektedir. Bu nedenle uygulayıcı, işletmenin yeterli geliri sağlayıp sağlamadığını, güncel mevzuatın ve idari düzenlemelerin belirlediği ölçütlere ve gerektiğinde bilirkişi raporuna göre değerlendirmek durumundadır.